- Kategori
- Güncel
ODTÜ, Türkiye'nin gururu...

Çağdaş Üniversiteler, öğrencilerine baskısız, özgür ortamlarda eğitim vermeye çalışırlar… Eğer bir yerde beyinler tutsak, sormayan, sorgulamayan bir yapı varsa orada bilimden, bilimin gelişmesinden bahsedilemez… Başbakan, sormayan, sorgulamayan kuzu gibi dindar bir gençlik istediğinden, ODTÜ Öğretim görevlileri ve öğrencileriyle anlaşamıyor… Başbakan geçtiğimiz günlerde, kendi adını verdir(il)diği, Rize’deki Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesinde konuştu, fahri doktorasını aldı ve bir olay çıkmadı…Süreç içinde birçok üniversitemiz daha Başbakan'a fahri doktorluk unvanı vermişti...İşte o üniversitelerimiz :
Fatih Üniversitesi,
Maltepe Üniversitesi,
İstanbul Üniversitesi,
Karadeniz Teknik Üniversitesi,
Piri Reis Üniversitesi,
Harran Üniversitesi
İstanbul Aydın Üniversitesi
Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi
Başbakan, her üniversitenin böyle olmasını istiyor… Ben her üniversiteye gideyim, her şeyi konuşayım, herkes beni dinlesin istiyor… Fakat ODTÜ böyle bir üniversite değil… Soran, sorgulayan, tepki gösteren, gerekirse karşı koyan bir üniversite, dünde öyleydi, şimdi de öyle…
ODTÜ’nün geçmişine ait bir alıntıyı burada paylaşmak istiyorum…
1997 yılında kaybettiğimiz, Dünya’nın matematik dâhilerinden, Banknotlarımızın üzerinde de resimleri olan, ODTÜ üniversitesinin hocalarından Ordinaryüs Prof. Dr. Cahit Arf’a ait bir anı:
“12 Eylül’den öncedir. Ortalık karışıktır. ODTÜ’den o sıralarda Ordinaryus Profesör Cahit Arf ve birkaç genç bilim insanı daha Genelkurmay tarafından görüşmeye çağrılır. Bir odada paşalar ve Cahit Arf konuyla ilgili görüşeceklerdir. Paşa der ki, “Bizim de Harp Akademilerimiz var oralarda da üniversite seviyesinde eğitim veriliyor ama oralarda hiçbir karışıklık olmuyor. Nedir bu üniversitelerin hali?”.
Bunun üzerine Cahit Arf konuyu özetleyen ve neredeyse bilimin ve özgür düşüncenin tarifini yapan şu sözleri sarf eder: “Bu çocuklar hiçbir zaman kendilerine öğretilenleri sorgusuz sualsiz ezberlemezler ve doğruluğuna kayıtsız şartsız inanmazlar çünkü biz bile öğrettiğimiz şeylerin doğruluğundan şüphe etmekteyiz”.
***
Başbakan “Hocalar öğrencilerini böyle yetiştiriyorlarsa onlara yazıklar olsun” diyor… Başbakan’ın beğenmediği öğrencileri ve hocaları Ülkemizin yüzünü ağartmaya devam ediyorlar… Uluslararası düzeyde ülkemizin adını duyurduğu çok sayıda bilimsel çalışmanın altında ODTÜ üniversitesinin adı vardır… Ülkemizin de en çok beğenilen, öğrencilerin girebilmek için birbiriyle yarıştığı bu üniversitemiz en yüksek puana sahip öğrencileri almaktadır…
2012 yılı akademik performansa göre; Üniversitelerimizin başarısı da şöyle sıralanmış.
1. ODTÜ
2. Boğaziçi
3. Bilkent
4. İTÜ
5. Ankara Üniversitesi…
***
Dünya’nın en saygın 200 üniversitesi sıralamasında ise ilk kez Türkiye üniversitelerinden ODTÜ, 100. sırayı alma başarısını gösteriyor…
Bugün, ODTÜ mezunları ülkemizin gelişmesine de her alanda önemli bir katkı sağlıyorlar… Böyle bir üniversite ile gurur duymamız gerekirken, yerden yere vurmaya, itibarsızlaştırmaya kimsenin hakkı yoktur… Keşke tüm üniversitelerimiz de ODTÜ gibi olsa…
Demokrasilerde tahammül çok önemlidir… Herkesi, her kesimi kendi düşüncelerimize, düşünce kalıplarımıza, zorlamaya çalışırsak, gideceğimiz yol diktatörlüktür…
Demokratik ülkelerde de öğrenciler siyasilere tepki gösteriyorlar, yüzlerine pastalar, yumurtalar, boyalar fırlatıyorlar ama siyasiler tepkilerini bizdeki gibi diktatörce göstermiyorlar, itibarlı saygın bir kurumu ve onun mensuplarını yerden yere vurmuyorlar…
Başbakan'ın her dilinden çıkanı, her sözünü o kadar da önemsememek gerekiyor...Başbakan çoğu kez de söylediklerinden geriye dönüyor..."Kuvvetler ayrılığı" konusunda olduğu gibi...Ama öyle bir kesim var ki Başbakan'ın dilinden her çıkanı yasalaştırmak, kurallaştırmak için bir gayret gösteriyor...Asıl tehlike de budur...
ODTÜ, ülkemizin gururudur...Her Türk vatandaşı çocuğunu bu okulda okutmak için can atıyor...Devlet adamlarının kişisel kızgınlıklarıyla, tepkileriyle gurur kaynağımız bu okulun zarar görmemesini diliyorum


