- Kategori
- Kültür - Sanat
Ödül törenleri
Dikkat çekici ve şaşırtıcı..
Türkiye'de düzenlenmiş bir sinema, müzik vs. konulu festivalin ödül töreninin doğru düzgün yapıldğına hiç tanık olmadım.
Mutlaka hatalar vardır; kimin nerden gireceği, nerden çıkacağı karışır. Sunucular robotumsu ve sanki adam yok da yoldan çevirmişler gibi hal ve tavır içinde davranırlar, önündeki kağıdı okuyamaz, okuduğu kağıttaki ile sıradaki karışır, ilgiliyi doğru çağırıp doğru gönderemez, program akışında bir sürü karışıklık doğar vs. Hatalar olduğunda organizasyona ve kendilerine gülecek kadar da suludurlar.
Peki işin estetiği? Oraya gelene kadar...
Bu işi yapmak bu kadar zor mudur gerçekten?
Peki katılımcılara ne demeli?
Bu kadar mı ruhsuz ödül konuşması yapılır? "Aklıma hiçbir şey gelmiyor, o kadar heyecanlıyım" sözü artık bunların repliği olmuş. Utanmasalar onun bile suflesini alacaklar.
Sıradan insanlardan bahsetmiyoruz. Bunlar sanatsal boyutta insan uzmanı, insan ruhunun uzmanı nerdeyse, güya. Üstelik başarılılar da, ödül almışlar. Düzgün, dinleyicinin birikimine katkı yapacak ciddi birkaç cümle kurmaktan neden acizler?
İçerikli üç beş kelime konuşsalar bile baştan aşağı sahtekarca. Temelde bir kendine güvensizlik var. Bu nedenle, kendini olabildiğince doğal bir şekilde açmıyor, içindeki her neyse onu sunmuyor, belki züppelik yapıyor, şımarıyor, ya da utanıyor, çekiniyor, ama kendini ortaya koymuyor.
İnsan genel kurallara uyarken, o genel kurallar içinde kendi kurallarını da koyabilmeli. Salt genel kurallara uyarsan, boşsun, yok salt kendi kurallarına uyarsan balonsun. Bizdekilerde genelde bu ikisi var.