- Kategori
- Güncel
OECD raporu ve aç çocuklarımız!

İktisadi İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD), ilk kez aile değerleri üzerine hazırladığı raporunu yayınladı. Bu rapor bizim ekonomik mucize(!)mizi gayet açık gözler önüne seriyor.
Raporun adı: “Aileler değişiyor…” Rapor; OECD’ye üye 34 ülkedeki kadın işgücü, aile ferdi sayısı ve yoksulluğu ele alıyor.
Raporda, Açlık sınırında yaşayan çocuklar hakkında “Türkiye’deki kadın işgücünün büyük ölçüde azalması çocukların açlık oranının artmasına sebep oldu” şeklinde belirtiliyor.
Evet, rapora göre; yoksulluk sınırında yaşayan çocuk sayısının Türkiye’de yüzde 24.6 olduğu, bu oranla Türkiye 39 ülke arasında İsrail ve Meksika’nın ardından üçüncü sırada bulunuyor. İstatistiklere göre Türkiye’de her 4 çocuktan biri açlık sınırında yaşıyor.
Açlık sınırında yaşayan çocuk sayısı; OECD ortalaması yüzde 12.7…
OECD ülkeleri arasında yoksul aileden gelen çocuklar obez olurken Türkiye ve Rusya’daki çocuklarda aşırı kilo görülmemesinin nedeni olarak çocukların açlık sınırı altında yaşamaları veya yaşamaya çalışmaları gösteriliyor.
Türkiye çocuk ölüm oranında birinciliği kimseye bırakmıyor: Türkiye’de; her 1000 doğumda 21 ölüm yaşanıyor. OECD ortalaması ise her 1000 doğumda iki ile üç arasında ölüm olayı görülüyor.
Türkiye’de çocukların yüzde 67’si hayatlarından memnun!
Türkiye’nin önünde Macaristan (%81) ve Çek Cumhuriyeti (%81) bulunuyor.
OECD ortalaması yüzde 86.
Ortalama bir ailenin 4 ferdi olduğu Türkiye, OECD ülkeleri arasında en kalabalık aile olarak zirveyi Meksika ve Şili ile paylaşıyor.
OECD ortalaması; aile ferdi sayısı 2.56.
Evli olmadan aynı evde yaşayan çiftlerin en az olduğu ülke Türkiye, listedeki 34 ülke arasında sonuncu.
Türk insanının yüzde 45’inin ailesiyle, yüzde 5’inin yalnız yaşadığı belirtiyor.
Türkiye’de çiftlerin yüzde 62’sinin eğitimsiz olduğu, yüzde 5, 6’sında hem erkek hem de kadının yüksek eğitim aldığı belirtiliyor.
Tek çalışanın olduğu aile oranı Türkiye’de yüzde 60.
Doğum izninin en az olduğu ülkeler Türkiye, Yunanistan, İsviçre ve Slovenya.
Doğum oranı 1995’te Türkiye’de 3 olarak belirlenirken bu oran 2009’da 2’ye inmiş.(Her ne kadar Başbakan en az üç çocuk istese de, bu istek fazla ilgi görmemiş.)
Türkiye, Şili, ABD ve Meksika ile birlikte genç doğum (19 yaşından önce anne olanlar) oranında üst sıralarda yer alıyormuş.
Her 1000 doğumdan 35’inin genç anneler gerçekleştiriyormuş.
1980’e yüzde 40’ı çalışan Türk kadınının 2009’da ancak yüzde 26.4’nün çalıştığı belirtiliyor.
Türkiye bu oranla; Endonezya (49) ve Hindistan’ın (%34) gerisinde kalarak sonuncu durumda.
E… Bu kadar işsizin iş aradığı bir ülkede, kadının iş yaşamında yeri olabilir mi? En iyisi, kadın gitsin evinde temizlik yapsın, yemek pişirsin ve çocuk doğursun(!) Gerçi doğan çocuklara sağlıklı şekilde bakmak bir sorun!
Bu raporda en göze çarpan ve bizim işte budur diyebileceğimiz tek bir madde var! O da evlenmeden bir arada, seviyeli ilişki yaşayanların sayısı! Diğerleri hep bizim aleyhimize…
9 yıldan beri iktidarda olanlar, İstanbul için ‘çılgın proje’ler üretirken, halkın iş, aş sorununa bakmıyorlar. 2, 5 aylık Kübra bebeklerin açlıktan öldüğünü görmezden gelip, kocaman kocaman aydınlar(!) ‘Çılgın Proje’yi tartışıyorlar.
Neymiş efendim, ekonomide ve yönetimde istikrarmış!
İstikrar ve çılgın projelerin karın doyurmadığı, bu raporla bir kere daha tescillenmiş durumda…