- Kategori
- Siyaset
Öfke kontrolü cezası sadece Cem Uzan'a mı verilmeli?

milliyet.com.tr
Sayın okurlar,
Davos ve olup bitenleri uzun uzadıya anlatarak zamanınızı almak istemiyorum.
Televizyon izleyen, gazete okuyan ya da internet gazetelerine göz atan herkesin malumu.
Sayın başbakanın zirvede ve dönüşündeki söyledikleri inanıyorum ki en az ben kadar
Sizlerin de kafasını meşgul ediyordur. Şöyle ki;
Perez'e dönerek, şöyle konuştu:
“Sesin çok yüksek çıkıyor. Benden yaşlısın biliyorum ki sesinin benden çok yüksek çıkması bir suçluluk psikolojisinin gereğidir. Benim sesim bu kadar çok yüksek çıkmayacak. Bunu böyle bilesin. Öldürmeye gelince siz öldürmeyi çok iyi bilirsiniz. Plajlardaki çocukları nasıl öldürdüğünüz, nasıl vurduğunuzu çok iyi biliyorum.’’ Zirveyi terk ettikten sonra demeçlerinizde ‘’Benim tavrım sayın perez’e ve İsrail halkına değil, moderatöre.’’ Diyorsunuz. Yukardaki kelimeleri moderatöre mi söylediniz? Ya da biz mi yanlış gördük?
‘’Dik durduk, dik durmaya devam edeceğiz.’’
’’Benim tavrım sayın perez’e ve İsrail halkına değil.’’ Derken,
1) Kasımpaşa’lı tavrınızın yanlış olduğunu üstü kapalı da olsa bir özür beyanı olduğunu düşünebilir miyiz?
2) IMF’den almayı düşündüğümüz 20-25 milyar dolar için 20-25 milyar kez takla atmayacağız anlamına mı geliyor?
3) IMF’nin aynı şartlarda kredi vereceğini düşünüyor musunuz? Şartları ağırlaştırsalar dahi bu krediyi almak için hayli yamulacak mıyız ya da dik duracak mıyız?
Kafamıza takılan binlerce soru var. Sadece bunlar iki örnek. Sözün özü, ‘’KARANLIĞA KÜFÜR EDECEĞİNİZE, BİR MUM DA SİZ YAKACAK MISINIZ?’’ Deniz Feneri yolsuzluğu üstüne de kararlılıkla gdip, dik durma tavrınızı devam ettirecek misiniz?