Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Eylül '07

 
Kategori
Çocuklar ve ilkler
 

Oğluma cinsel bilgi verdim!!!

Oğluma cinsel bilgi verdim!!!
 

Küçük oğlum H.Can’a biraz cinsel bilgi aktarıp, aydınlatmak istedim. Çünkü son zamanlarda kımıl kımıl ediyordu. Ne demek bu kımıl kımıl derseniz, açıklayayım, çocuk ergenlik çağına geldi, kaşı gözü oynamaya başladı. Kızlardan mızlardan bahsediyor, abisine, ‘Senin ki de çok çirkinmiş, nereden buldu o mıymıntıyı’ falan dediğini duydum.

Anaaaa! Benim daha tıfıl gözüyle batığım oğlana bak, neler diyor.

Anladım ki, bu çocukta bir şeyler var. En iyisi şuna bir şeyler anlatayım da benim gibi, ‘Babam, bana bu konuda hiçbir şey anlatmadı, sağdan soldan öğrendim” demesin.

Büyük oğluma anlatma zamanı geçti, ha bugün ha yarın derken baktım çocuk kazık kadar adam olmuş. ‘Gel oğlum sana biraz cinsel bilgi vereyim desem’, ‘günaydın baba, senin ihtiyacın varsa, sor söyleyeyim’ diyecek.

En iyisi ben küçüğü biraz aydınlatayım. Ama nasıl? Neresinden başlasam acaba? Belki benim anlatacaklarımı çocuk çoktan öğrenmiştir bile .. Çünkü öyle bir dünyada yaşıyoruz ki artık istesen de istemesen de tüm beyinler bilgi bombardımanı altında..

Neyse bilse de bilmese de ben anlatayım da günah benden gitsin, babalık görevimi yapayım. Tamam da nerede anlatacağım? Karşıma alıp ders verir gibi söylesem, sıkılır, utanır hiçbir şey kafasına girmez. Nasihat etsem anlamı olmaz.. En iyisi sohbet etmek.

Çıktık dolaşıyoruz. Birer de dondurma aldık. Konuşa konuşa yürüyoruz;

“Eeeee, oğlum artık büyüdün, arkadaşlarınla aran nasıl?

“İyiii, ”

“Nasil iyi?”

“İyi işte..”

“Erkek arkadaşlarını sormuyorum, kızlardan bahsediyorum.”

“Onlarla da iyi, ama ben kızlara pek takılmıyorum, onların abimle arası iyi.”

“Nasıl yani?”

“Öyle işte. Bir sürü sevgilisi var.”

“Yok canım, inanmam.”

“Valla öyle, sabahtan akşama kadar telefonla konuşuyor. Ders çalışmaya gidiyorum diye kızlarla buluşuyor.

“Ama dersleri iyi.”

“Evet iyi, demek ki birlikte çalışıyorlar.”

“Belki.”

“Oğlum sen de çok kötü niyetlisin, adam ders çalışıyor, sen sevgilisi sanıyorsun.”

“Nerden bileyim ben, çok samimi konuşuyor da..”

“Hıııımmmm!”

“Peki sen derslerini yalnız mı yapıyorsun?”

“Yooooo! Bazen arkadaşlarımla yapıyorum.”

“Kız mı?”

“Hayır erkeklerle..”

“Kız yok mu?”

“Yok.”

“Neden yok. Yoksa kızlara pas vermiyor musun?

“Ondan değil.”

“Neden peki?”

“Bilmeeem..”

“Peki söyle bakalım, kızlar hakkında ne biliyorsun?”

“Yaaa, kız işte. Onlar kız, biz erkeğiz. Herkes ayrı.”

“Nasıl ayrı, neden ayrı, onlar insan değil mi?”

“İnsan da, ayrı işte. Onlar evlenince çocuk doğuruyorlar. Göğüsleri falan var.”

“Haaaa!, sen fiziksel ayrılıktan söz ediyorsun.Tabi ki ayrı yanları var. Ama onlar da senin, benim gibi insan, hiç farkımız yok.”

“Yok tabi.”

“O zaman sana bir şey sorayım. Kadınla, erkek neden evlenir?

“Çocuk yapmak için.”

“Sadece onun için mi?”

“Evleri olsun diye de.”

“Başka?”

“Yatmak için..”

“Ama ayrı da yatabilir insan.”

“Ama o zaman çocuk yapamazlar ki.”

“Hııımmmm! Yani kadınla erkek birlikte yatarak çocuk yapıyorlar.”

“Evet.”

“Tamam, doğru biliyorsun. Peki bir kızla erkek her zaman birlikte yatabilir mi?”

“Olmaz, o zaman evlenmeleri gerek.”

“Peki, bir kız arkadaşın sana, ‘hadi gel yatalım’ derse, yatar mısın?”

“Hayır, yatmam.”

“Neden?”

“Ben daha küçüğüm. Büyüyünce olur.”

“Peki, yaşın büyürken kendindeki fiziksel değişimleri fark ediyor musun?”

“Ediyorum tabi. Hem, her gün takılıyorsun ya bana, ‘bıyık mı bırakıyorsun?’ diye.

“Kız arkadaşlarındaki değişikliği de fark ediyor musun?”

“Ediyorum..”

“Örneğin nasıl bir değişim görüyorsun?”

“Göğüsleri çıkıyor.”

“Başka?”

“Boyları uzuyor.”

“Senin de uzadı ama.. Yani bazı şeyler ortak, bazıları ayrı oluyor.”

“Evet.”

“Peki ayrı olan başka neler var?”

“Var işte.”

“Mesela..”

“Biz erkeğiz ya..”

“Tamam biliyorum, elbette erkeğiz.”

“Yani, biz doğum yapmayız. Kızlar çocuk doğuruyor, biz baba oluyoruz”

“Haaaa! Şu mesele. Yani nasıl baba olunduğunu biliyorsun?”

“Eh! Biraz. Ama şunu merak ediyorum, çocuk kızın karnında nasıl oluyor, nasıl büyüyor?”

“Bak anlatayım. Biraz önce nasıl baba olunduğunu bildiğini söyledin. Bir benzetme yapacak olursak; kadın bir tarla, erkek tarlanın sahibi olsun ve bir gün tarlanın sahibi, tarlaya mısır tohumları atıyor, zaman geçtikçe bu tohumlar topraktan aldığı besin ve suyla filizlenip, yeşeriyor ve zamanla gökyüzüne doğru uzayıp, büyüyor. Belli bir zaman sonra da sadece bir tohumdam oluşan mısır, ağaç gibi olup, kendi meyvelerini veriyor. O meyvelerden de başka tohumlar oluşup, bir dahaki sefere yeniden tarlaya atılıyor ve yeni mısırlar oluyor. Bu olayı tıpkı, dede, baba, torun gibi düşün.. Bu yüzden toprağa toprak ana diyorlar. Çünkü o da tohumlardan bitki doğuruyor. Kadınlarda böyle, erkeğin tohumlarından hamile kalıyor ve bebek karnında büyüyor, zamanı gelince de doğuyor. Anladın mı?”

“Anladım baba.”

“O zaman bildiklerini müsait bir zamanda ağabeyinle paylaş, kız arkadaşlarıyla ders çalışırken kendini mısır tarlasında sanmasın, dede olmak için yaşım daha çok genç, tamam mı?”

H.Can yeni terleyen bıyıklarının altından tebessüm etti, dondurmalarımız da bitmişti. Dikkat ettim yürüyüşü değişti birden, adımlarını daha güvenli atıyordu…

 
Toplam blog
: 121
: 1472
Kayıt tarihi
: 23.08.07
 
 

Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Bölümü mezunuyum. 28 yıllık g..