- Kategori
- Dil Eğitimi
Öğrencemiz Türkçe

Trabzon Fatih Eğitim Enstitüsü Bitirme Tezi Sunuşu, 1977
BİREYSEL DİL
Dil, anlaşma görevini yerine getirirken söz ya da yazı yoluna başvurur. Atalardan kalan anadil toplumsal bir olgudur. Bununla birlikte anadil kendi düzeneği içinde bireysel dili de taşır.
Birey, zihinsel işlemin somutluk kazanmasını anadiliyle gerçekleştirir.İnsan tasarımlarının nesnelleşmesi, kavramların soyutlanarak sözcüklere dönüşmesi bireysel dille gerçekleşir. Dilbilimci Chomsky, dilin bu yanını yorumlayıcı anlambilim akımıyla adlandırıyor. Bu akıma göre dilin bu özelliğine dilin yaratıcılığı denmektedir.
Dil, düşünce bağlantısı konusunda birey “anlamı” söz ya da yazıya döktüğünde anadilinin düşünce düzenine göre bireysel dilini kullanır. Türk dilbilimcilerinden Berke Vardar, “Kelimenin düşünceyi nasıl çözümleyip nesnel kıldığını, kavramı nasıl belirlediğini, onu hem akıl hem de toplum düzeyine nasıl aktardığını bilimsel araştırmalar göstermiştir.” * diyor.
Çağımızın dilbilim çalışmalarına temel oluşturup ışık tutan dilbilimci Ferdinand de Saussure, Genel Dilbilim adlı yapıtında, “ Düşünce kâğıdın bir yüzü, dil ise arka yüzüdür. Kâğıdı kestiğinizde ikisini de kesersiniz.” demektedir. Evet, dil düşünceden, düşünce de dilden ayrılamaz.
Dilde anlam, anlatım bireyin dii gerçeğini bir kez daha kavratıyor.