- Kategori
- Gündelik Yaşam
Öğrencilerle birlikte Türk yemeği

Osaka Üniversıtesindeki ögrencilerimin bir kacı ile birlikte
Yazımın başlığı ile doğrudan ilgili değil ama bir kaç gündür olup bitenleri üzüntü ile okuyor, neden niçin sorularına yanıt bulamıyorum. Yıl 1977 ... Sanırın en kanlı 1 Mayıs yaşanmıştı. Kutlama olması gereken gün de insanlara çektirilen azap , tartaklanmalar ... İnsanların geleceğe güveninin azalmasına neden oluyor . Dün burada KYOSANTO adlı partinin liderliğinde 1 Mayıs kutlandı . Haberlerde de sıradan bir haber gibi verildi.
Geçen hafta ögrencilerle 1 Mayıs hakkında konuşmuş o zamanlar dillerden düşmeyen marşı mırıldanmıştım. Bugün bazıları bizim eve geldi . Netteki haberlere birlikte baktık . İçlerinden biri o marşı mırıldanıyordu !
Onlar gelmeden önce sabah kolları sıvayıp mutfaga girmiş onlar için kuru fasulye , karnıyarık hazırlamıştım . Ha bir de pirinç çorbası. Iki çeşit salata . Onlar gelince kızartmaları için sigara böreğini hazırlamış , hamsileri de temizleyip dolaba koymuştum . Biraz endişe ile cacıkta hazırladım onlar gelince. Yoğurdu tuzlu yemeye alışmadıkları için nasıl bir tepki olacak diye bekledim. SONUC MU ? Sevdiler . ama salatalığı elimde ince ince doğraşıma şaşırdılar. Burada sebzelerı doğrarken mutlaka tahta kullanılır .
Yaşadıkları yer uzak olduğu , daha dogrusu belli bir saatten sonra özellikle hizmet veren otobüs sayısının sınırlı olması nedeniyle erken dönmek zorunda kaldılar . Sabah erkenden mayaladığım hamurdan birlikte POĞAÇA yaptık . Çayımızla birlikte yedik . Dönüşte her birinin çantasında poşetlerde birkaç tane poğaça vardı .
İstasyona gittik yuruyerek , eve on dakika uzaklıkta . Onları bizim usulde sarılıp yolcu etmek istedim. Bilmedikleri için içlerinden biri hemen turnıkeden geçti . Digerlerine sarılıyordum o anda . Uzaktan kucaklar gibi yapınca ıstasyon görevlisi onun dışarı cıkmasını sağladı ve sarıldım ona da :))
Tekrar yürüyerek eve döndüm sessiz sakin bır yoldan . Akşamım serinliği iyiden iyiye bastırmıştı ama insana rahatlık veren bir ısı idi. Tabi eve döndüğümde mutfakta biriken tabaklar, kaşıklar , bardakalr , vs. yı topmak makineye koymak ve kalanları yıkayıp kaldırmak epey terletti beni .
Benim için değişik bir gündü , hergünkü yoğun çalişma ortamoından uzak ...Yoruldum epeyce ama DEĞDİ !!
Geçen hafta ögrencilerle 1 Mayıs hakkında konuşmuş o zamanlar dillerden düşmeyen marşı mırıldanmıştım. Bugün bazıları bizim eve geldi . Netteki haberlere birlikte baktık . İçlerinden biri o marşı mırıldanıyordu !
Onlar gelmeden önce sabah kolları sıvayıp mutfaga girmiş onlar için kuru fasulye , karnıyarık hazırlamıştım . Ha bir de pirinç çorbası. Iki çeşit salata . Onlar gelince kızartmaları için sigara böreğini hazırlamış , hamsileri de temizleyip dolaba koymuştum . Biraz endişe ile cacıkta hazırladım onlar gelince. Yoğurdu tuzlu yemeye alışmadıkları için nasıl bir tepki olacak diye bekledim. SONUC MU ? Sevdiler . ama salatalığı elimde ince ince doğraşıma şaşırdılar. Burada sebzelerı doğrarken mutlaka tahta kullanılır .
Yaşadıkları yer uzak olduğu , daha dogrusu belli bir saatten sonra özellikle hizmet veren otobüs sayısının sınırlı olması nedeniyle erken dönmek zorunda kaldılar . Sabah erkenden mayaladığım hamurdan birlikte POĞAÇA yaptık . Çayımızla birlikte yedik . Dönüşte her birinin çantasında poşetlerde birkaç tane poğaça vardı .
İstasyona gittik yuruyerek , eve on dakika uzaklıkta . Onları bizim usulde sarılıp yolcu etmek istedim. Bilmedikleri için içlerinden biri hemen turnıkeden geçti . Digerlerine sarılıyordum o anda . Uzaktan kucaklar gibi yapınca ıstasyon görevlisi onun dışarı cıkmasını sağladı ve sarıldım ona da :))
Tekrar yürüyerek eve döndüm sessiz sakin bır yoldan . Akşamım serinliği iyiden iyiye bastırmıştı ama insana rahatlık veren bir ısı idi. Tabi eve döndüğümde mutfakta biriken tabaklar, kaşıklar , bardakalr , vs. yı topmak makineye koymak ve kalanları yıkayıp kaldırmak epey terletti beni .
Benim için değişik bir gündü , hergünkü yoğun çalişma ortamoından uzak ...Yoruldum epeyce ama DEĞDİ !!