- Kategori
- Eğitim
Öğretmen şehit sayılır mı?
Şehitlik kavramının din eksenli tanımı toplumun her yerinde kabul görmesinden sonra tarafik canavarına yenilerek yok yere hayatını kaybedenlerin acılarının hafifletilmesinin aracı olmuş durumdadır.
Vatanın kutsallığı üzerinde daha öte bir kavramın olduğunu söylemek bir ulus devlet için imkansızdır. Ulus olmanın, millet olarak yaşamın devam etmesi için, herkesin bir arada durması için bazı değerlerin ve inançların herkes tarafından ölümüne savunulması gerekir. Bu değerlerin başında vatanın bölünmez bütünlüğü gelir.
Başta askerler olmak üzere, polis gibi silahlı kuvvetlerin vatanın savunması karşısında kaybettikleri yaşamlarını ailelerinin daha kabul etmeleri için şehitlik kavramı öne çıkmaktadır.
Şehitlik kavramının, dinin değerlerinin önemsiz olduğu bir yerde "can"larını kaybetmiş ailelerin acılarını hafifletmenin ya da başka bir yöne kanalize etmenin zorluğu aşikardır.
Ama bu kavramın Türkiye'deki kullanımında bazı sıkıntılar var gibi. Silahlı mücadelede ve terörist peşinde vatanın bütünlüğü için canını kaybetmiş vatandaşlarımızın şehit sayılması gibi doğal bir şey yokken sadece üniformalı diye herhangi bir rasgele görevde örneğin eğitimde, trafikte, seyahatte yaşamını kaybedenlerin şehit sayılması yanlıştır.
Eğer görevi ne olursa olsun görev başında yaşamını kaybedenler şehit sayılacaksa o zaman sınıfında öğrencilerin önünde, hastanede hastalarının önünde yaşamını kaybeden hatta katledilen resmi görevlilerin de şehit sayılması gerekir.
Geçtiğimiz günlerde derste öğrencilerini hayata hazırlamaya çalışan ve müdürü tarafında öğrencilerin gözü önünde vahşice öldürülen Derya öğretmenin de şehit sayılması gerekmez mi?