​ Okumuş kadın zor evlenir (1) / İlişkiler / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Nisan '16

 
Kategori
İlişkiler
 

Okumuş kadın zor evlenir (1)

Okumuş kadın zor evlenir (1)
 

Vallaha ne kadar okuduğunu bilmem ama, hatun bayağı bi güzel göründü gözüme...


İster çevrene ve yaşadıklarına bak; ister yazdıklarımı oku, söyleyeceklerimi dinle. Varacağımız yer aynı nasılsa. Ben bildiklerimi anlatacağım. Ama sen, dilediğine inanmakta serbestsin kardeşim. Okumuş kadın zor evlenir, diyorum. Dilersen, nedenini, niçinini tartışabiliriz şimdi:

Okumuş abla, rekabetçidir. Anında teslim olmaz kimseye. Söz dinleyen eş arayan adam, onu okullu hanımlar arasında zor bulur. Mürekkep yalamış hatun, her şeyi tartışmak ister eşiyle. Bin yıllardır akıllı kadına itaatkar hemcinslerini tercih eden kafa, böyle bir dişi modeliyle yuva kurmaya yanaşmaz.

Okumuş gacı, hem insan, hem kadın haklarını bilir. Kuru gürültüye pabuç bırakmaz. Laf salatasına karnı tok, boş felsefeye aklı kapalıdır. Evin reisi erkektir, klişesini kolay kolay kabullenmez. Hanede patronun kim olduğu, uzun çekişmelere, gizli rekabete yol açar. Bize göre çok daha fazla duygusal silahı olan karşı cins; allem eder, kallem eder, sonunda dediğini yapar. Direnen Adem, kendine kıyar!

İyi eğitimli bir hanımefendi, genellikle güzel para kazandığından… Herifinin eline bakmaz. Bu bakmazlık, el açmazlık durumu; kızımızın özgüvenine tavan yaptırdığından… Ademoğlunun ‘rızkı temin etme’ işlevi, eski önemini ve değerini kaybeder. En güçlü silahını kaybeden abimiz, bu duyguyu kendisine yaşatana, kolay kolay bırakmaz bayrağı…

Eşitlik ve adalet arayan kitap ve yazı dostu avratların, hayatın her alanında yardım ve paylaşım bekliyor oluşu; anasından doğduğu günden beri şımartılan, egosu şişim şişim şişirilen, aile içi rolü alabildiğine daraltılan yaşı ne kadar ilerlerse ilerlesin, ‘oğlan çocukluğundan’ bir türlü kurtulamayan bizleri; fena halde tedirgin eder. Devamında bu duygu, güçlü, kendine güvenli kadınları itmemize, dışlamamıza neden olur. Birçoğumuz, zeki hanfendilerden korkar, hatta köşe bucak kaçar.

Fakülte bitirmiş kız çocuğu, kariyerini önemser. Çoluğa çocuğa karışmayı, mümkün mertebe erteler. Erteler ertelemesine de… Bu; en modern, en uygar, en centilmen tavırlı arkadaşlarımızın bile fena halde canını sıkar. Görüneni desteklesek de… Yüreğimiz sonsuz isyanlardadır. Neticede kadının yeri evidir! O, Hevesini alana kadar çalışıp, sonunda asli rolüne dönse, hiç fena olmaz hani!..

Nasıl? İyi gidiyor muyuz? Sıkılmıyorsunuz; değil mi? Biz her ihtimale karşı, ilgisi dağılanlar için bu yazıyı burada  bitirelim. Meraklısına gerisi bir dahaki sefere…

 

Not: Yazıda kullanılan görsel internetten alınmıştır.

 

 
Toplam blog
: 1349
: 1777
Kayıt tarihi
: 30.01.11
 
 

İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler veTanıtım, A.Ö.F. Adalet Yüksek Meslek ..