- Kategori
- Ben Bildiriyorum
Öküzlerden özür ile öküz gibi böğürmek

.
Kulakları iyi duymayan birisi yüksek sesle konuşabilir. Çünkü söylediklerini kendisi de duymamaktadır ve zanneder ki karşı tarafta duymaz.
Hâlbuki biz o kişiyi rahatlıkla duyuyoruzdur.
Yüksek sesle konuşan birisi elbette birçok kişiyi rahatsız edecektir, ancak acaba insanlar neden yüksek sesle konuşurlar?
Yukarıda belirttiğimiz fiziksel rahatsızlığı olanlara yani işitme engeli olanlara söyleyecek bir lafımız yok.
Ya peki diğerleri?
Tespit edebildiğimiz birkaç yüksek sesle konuşma sebebini sıralamaya çalışalım.
İnsanların bir kısmı, ilgi odağı olmak için yüksek sesle konuşabilirler. Sadece yüksek sesle konuşup dikkat çekmek onları mutlu etmektedir çünkü.
Esasen dikkat çekmek amaç, lüzumsuz yere yüksek sesle konuşmak ise, bu amaca ulaşmak için farkında olmadan tercih edilmiş bir yoldur.
Bu esnada nasıl itici ya da antipatik olduklarının farkında olmazlar.
Zaten farkında olsalar bu şekilde davranmazlar.
Bahsini ettiğimiz ilgi odağı olmanın ve dikkat çekme arzusunu gidermenin dışında yüksek sesle konuşan bir kitle daha mevcuttur.
İş yerlerinde yaşanan lüzumsuz yere yüksek sesle ve herkesin duyacağı şekilde konuşmayı buna örnek olarak gösterebiliriz.
Bu tip durumlarda çalışan, yüksek sesle konuşarak ‘ben de varım’ demeye çalışmaktadır. Pek tabii ki üstlerine ve yatay hiyerarşideki diğer çalışanlara da 'aktifim' , 'faaliyetteyim' mesajı vermektedir.
Normal koşullarda, standart bir ses tonuyla geliştirilebilecek herhangi bir gündelik ilişki, mevzu iş yeri olduğunda yüksek sesle gerçekleştirilebilmektedir.
Bir diğer yüksek sesle ve bağırarak konuşma, yaşanan ikili polemik ve ihtilâflarda görülebilir.
Bir kavga anında örneğin, kendini haklı çıkarmanın bir değişik yolu olarak da yüksek sesle ya da bağırarak konuşma tercih edilmiş olabilir.
Bir tartışma anında ses yükseltildiğinde haklı duruma geçildiğini ya da dışarıdan öyle göründüğünü zanneden kişilerin uyguladıkları bir metottur.
Başarılı olunur mu derseniz, olay anında ilk anda belki çevreyi yanıltmak için etkili olabilir, ancak sular durulup ortalık düzlüğe çıktığında, bu tip kişilerin başarılı olduğunu söylemek oldukça güçtür.
Bir diğer yüksek sesle konuşma sebebi ise cehâlettir.
Kişi yüksek sesle konuşup çevre üzerinde gürültü kirliliği yaratmanın ne menem bir şey olduğunu bilmez. Kaldı ki ne dikkat çekme gibi bir kaygısı vardır ne de çevreye varlığını ispatlamaya çalışıyordur.
Hani kendisine ‘sesinizi biraz kısabilir misiniz acaba ?’ diye sorsanız, vereceği cevap ‘ne diyorsun sen ben gayet normal konuşuyorum’ olacaktır.
Ve son olarak; bazı insanlara yüksek sesle konuşmak yakışır desek.
Bu tip kişiler retorik yeteneği olan ve dış görünüm itibari ile de tiyatral kabiliyeti haiz kişilerdir.
Bu tip insanların yüksek sesle konuşması kanımızca gürültü kirliliği yapmaz. Aksine onlar hayatın önemli renklerinden biri gibidirler.
Onları izlemek, film seyretmek gibidir.
Her an ve nereden gelebileceği belli olmayan sürpriz âni bir çıkış, vurgulu bir ifade.
Yerinde kullanılan ve etkili bir kelime.
Tarz, tonlama, diksiyon…
Ne ararsanız vardır.
Bu özelliklere sahipseniz dilediğiniz kadar yüksek sesle konuşabilirsiniz.
Ezici çoğunluk, sizi dinleyip bir film gibi seyretmekten keyif alacaktır çünkü.
Sabrın sonu ile