- Kategori
- Güncel
Öldüründe kurtulalım vergiden

a blanco y negro
Yıllar önce bir televizyon kanalının haber programında izlemiştim. Herhalde sarışın, renkli gözlü olduğundan ve fazlaca alkol aldığı için dili sürçen, bu yüzden de yabancı zannedilen bir adama, “yurdum polisleri” yardımcı olmaya çalışıyorlardı. Adam kendine yabancı dille yöneltilen soruları şaşkınlıkla izledikten sonra, “öldürün lan beni, öldürün lan” diyerek yerlerde debelenmeye başlamıştı. Polislerde “aa Türkmüş lan” diyerek şaşırmışlardı.
Adalet ve Kalkınma Partisi halka durmadan "dolaylı vergi" salarak adını, “Adaletsiz Kalkınma Partisi” olarak değiştirmek istiyor gibi.
İşte bazı mallarda, hizmetlerde ödediğimiz dolaylı vergi örnekleri.
Paketi 7 TL olan sigaranın 5.8 TL'si, 45 TL olan bir "100’lük rakının" 28 TL'si, 90 TL'lik cep faturasının 27.5 TL'si, 100 liralık benzinin 60 lirası “vergi.”
Yapılan son ÖTV zamlarıyla birlikte gerçekten "bıçak kemiğe" dayanmıştır. Kullandığımız otomobillerin neredeyse %100'ü vergidir. Tamamen vergiyle çalışan otomobiller pek yakındadır. Nitekim 2000cc üzeri motor hacmine sahip bir otomobilde ÖTV, tamı tamına % 130 olmuştur.
Milliyet.com.tr 15.Ekim.2011 tarihli haberi şöyledir.
“Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Başkanı Ümit Boyner, dolaylı vergilerin kolay toplanan vergiler olduğunu belirterek, “Ancak her vergi kaynağının bir sınırı vardır ve o sınıra yaklaşıyoruz” dedi.
Gerçektende özellikle dolaylı vergiler halkın ödeme sınırını aştı artık.
Malın veya hizmetin bedeli dünya piyasalarından daha fazla olduğunda kaçakçılık ve korsanlık dediğimiz illegal sektörler, kendini gittikçe daha fazla geliştirip yaygınlaştırıyor. Zaten birçok alanda kaçakçılık devam ediyor. Toplumun düzeni baştan aşağı bozuluyor. Kaçak içkiden vergi alınamazken, sahtesinden insanlar ölüyor. 10 numaralı madeni yağdan doğru dürüst vergi alınamazken, insanlar ucuz yakıt için hayatlarını tehlikeye atıyorlar.
Yapılan son "ÖTV" zamlarının" hiçbir geçerli mazereti olamaz. Yok cari açıktı, yok lüks tüketimdi vb. savunmalar gerçekten çok komik duruma düşürür özü ve sözü düzgün bilinen “siyaset adamlarını.”
Vergide adaleti sağlayamayan Adalet ve Kalkınma Partisi, sırf bu yüzden bile kendi adını “Adaletsiz Kalkınma Partisi” olarak hızla değiştiriyor.
Neredeyse yaşamın her anında karşılaştığımız bu vergiler artık canımıza “tak” etmiştir. Hatta "imanımıza" bile yetmiştir.
Halka yaşamı burnundan getirecek her adaletsiz vergi salınması, aklıma hep yabancı sanılan alkollü, sarışın “Türk vatandaşımızın” debelenerek söylediği "o söz gelir."
“Öldürün lan beni (bizi), öldürün lan!”