- Kategori
- İnançlar
Ölenler, ölünenler...

Ölen de, ölünen de, ikisi de haklıdır
Olayların sırları tabiatta saklıdır...
Duman dağa koşarak, sarılıp da kucaklar
Sevenler birleşince şenlenirler ocaklar
Erkek örümcek nasıl dişiye sarılıyor?
Sonsuz bir gaye için bile bile ölüyor!
Şu somon balıkları dağları aşıyorlar
Vuslata ermek için ölüme koşuyorlar!
Tırtıl "kelebek olup uçup gezeyim" diyor
Milyonlarca hücreyi bu yolda öldürüyor!
Arılar bir anayı nasıl ortaya alır?
İntihar komandosu yanında hafif kalır!
Su yılanları niçin okyanusu aşaralar?
Görüp bilmedikleri bir yerde buluşurlar!
Kaplumbağa ne eder bu kadar yumurtayı?
Kumsalın ortasında sanki kurar sofrayı!
Bir aslan bir ceylanı acaba yiyor niye?
Ceylanlar yok olmasın, hep yaşasınlar diye!
Bir anne yavrusunun üzerine çok titrer
Gerekirse canını yavruya feda eder!
Saymaya devam etsem bu örnekler çok uzar
Lafı burda keselim, belki okuyan kızar
İçgüdü denen olay, bilsem acaba nedir?
Minyatür bilgisayar genlerde mi gizlidir?
Her şeyde bir ibret var, boşa dünya dönmüyor
Ölenler sayesinde hiçbir ocak sönmüyor!
Çok karmaşık manzara, insan aklı şaşıyor
Gelecek nesillerde, belki onlar yaşıyor!
Nesiller hiç durmadan bu yolla gençleniyor
Geçmişi gelecekte yaşayıp güçleniyor!
Neye baksam, ne görsem; hepsi büyük mucize
Kalp gözüyle bakınca çok şey anlatır bize!
Bunları yaratana içten tapasım gelir
Secdeye kapanıp da, orda yatasım gelir...
Hasan Basri Özgen
Sarıyer, Mart 2004