- Kategori
- Güncel
Olimpiyat ateşi!

Bizim “Usta” olimpiyat ateşiyle yanıp tutuşuyordu. İki şey koymuştu aklına! Önce Suriye’yi fetih edecek, sonra İstanbul’da olimpiyat ateşini yakacaktı.
Buenos Aires’te başından aşağı bir kazan sıcak suyu döküverdiler.
Eşekten düşmüş karpuz gibi paramparça döndü İstanbul’a...
Hasbel kader İstanbul kazansaydı da siz afra, tafra ve böbürlenmeyi görseydiniz!
Önce bilumum ekranı ipotek eder, sonra yazılı basını karşısına alır “Ey Kılıçtaroğlu, Ey Bahçeli “ edebiyatı yapar; etnik kökenlerine göre lime lime bölüp parçaladığı Türk Milletine caka üstüne caka satardı.
Planları suya düştü, hayalleri bir başka bahara kaldı.
Olimpiyatın tarihi çok eskilere dayanıyor.
İlk kayıtlar M.Ö 776 yılında tutulmaya başlanmış.
İlk olimpiyat düzenliğinde, sadece atletler koşmuş!
En çarpıcı yanı ise olimpiyat oyunları tanrı için yapılırmış…
Kazanan oyuncuya zeytin dalı verilmiş, heykeli dikilirmiş!
Ustanın heykellere karşı bakışı herkesin malumu!
Onun için heykel bir ucubeden ibaret., yıkmak mübah!
Elinden gelse yeryüzünde heykel bırakmayacak yıkacak!
Tabii ki kendi heykeli hariç!
Onu dikerseniz ses çıkartmaz!
Nerden mi biliyorum?
Bazen içime doğuyor!
Ustanın kafasına kurguladığı, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin yapısını değiştirmek, Başkent’i Ankara’dan İstanbul’a taşımak!
Çankaya’daki Cumhurbaşkanlığı Köşkünü Dolma Bahçe Sarayına nakletmek.
Ve Anayasa’yı değiştirerek Başkanlık sistemi adı altında, istibdat rejimine dönmek!
Sonra mı sonrası için Allah kerim.
Hele bir anayasa değişsin, Türk kimliği “bölücü başının” istediği gibi Anayasa’dan çıkartılsın, kervanın gerisi yolda düzülür.
Hâlbuki olimpiyat fikrinin özünde, insanı eğitmek, karakterini ve ahlakını kuvvetlendirme, beden gücü ve becerisi ile aklın gelişimini esas alan felsefe yatar.
Usta’nın felsefesi ile olimpiyat felsefesi taban taba zıt fikirler oluşturuyor.
Nasıl mı?
Gelin beraber analiz edelim!
Usta ne istiyor?
Etliye sütlüye karışmayan kendine biat etmiş bir gençlik.
Sesiz ve sakin akademisyen ve üniversite öğrencisi. Ona göre mevcut üniversiteliler “sırtında kitap yüklü eşek”!
Onun lafının üstüne laf etmeyen bir Meclis!
Millet mi, o da kim? 500 kilo kömür birkaç torba ramazan paketi ver eline sussun!
Dahası da var elbette, lakin derine dalmanın çok manası yok!
Demek ki Olimpiyat meşalesinin hangi şehirde yakılacağına karar veren, oy kullanan komite de yer alan seçici kurul, bizim ustayı bizden daha yakından tanıyor.
Olimpiyatın ruhu, ulus, ırk, renk, sınıf, dil din farkı kabul etmiyor.
Tüm dünyayı kucaklayan bir düşüncenin gelişmesine meşale yakıyor.
Usta bütün okulları imam hatipleştirdik derken, imam hatipli, olmayanları öteliyor.
Ey Bahçeli Derken MHP’yi Biz Sizin Ruhunuzu biliriz Derken de CHP’yi ayırıyor.
%50’i yi zor zapt ediyorum diyen düşünceye “OLİMPİYAT” emanet edilir mi?
Etmediler zaten!