- Kategori
- Futbol
Olmadı Şanlıurfa...

Şanlıurfaspor’un hiçbir alakam olmamasına rağmen PTT birinci ligine çıkışın sevinmiştim.
Güneydoğu’nun yoksullukla, terörle ve zorluklarla geçen günlerine bir tesellidir diye düşünüyordum Şanlıurfaspor’u.
3.lige düşen ve almakta olduğu sonuçlarla orada da tutunamayacağı anlaşılan Diyarbakırspor’un yerini dolduracağını düşünüyordum. Yöre halkının sevgili bir takım olmasını bekliyordum.
Çok da güzel bir stad yapılmıştı kente ve kentin takımı da PTT birinci lige çıkmıştı ne güzel.
TRT de bu takımın maçlarını fırsat buldukça ve de naklen yayına girdikçe izlemeye başladım. Dirençli bir takımdı. Kolay pes etmiyorlardı ve kafaya oynamaya başlamıştı. Tecrübeli , tanıdık isimler de vardı kadroda. Mesela eski Beşiktaş’lı Koray Avcı, yine eski Beşiktaş’lı ve geçen yıl Kasımpaşa’da oynayan Gökhan Güleç gibi. Teknik Direktör, bu ligi çok iyi bilen Bahri Kaya.
Halkın bu güzide takımının maçlarına ilgi gösterdiği ise söylenemezdi. Stadın dolması beklenemezdi ama bu takım hep az seyirci önünde oynuyordu ve o az seyirci de bugüne kadar ne olay çıkardı, ne de çıkaracağa benziyordu. Taşkın ve tepkili bir seyirci görüntüsü yoktu.
Ne olduysa bugün oynanan daha doğrusu oynanamayan, yarıda kalan maçta oldu.
Şanlıurfaspor, kendisi gibi PTT Birinci ligine bu sezon çıkan 1461 Trabzon takımıyla zevkli ve çekişmeli bir mücadele içine girmişti. Keşke maç o tempoda sürüp gitse ve de bitseydi. Ligin başı. Mağlubiyetler, puan kayıpları nasılsa telafi edilebilirdi. Üstelik daha maçın ilk yarım saati idi.
Şunu peşinen söylemekte yarar var. Trabzon takımının olaylarla ilgisi yok. Onlar sadece topunu oynuyordu. Sahaya inen, üstünde Şanlıurfaspor forması bulunan bir taraftarın hakemin üstüne doğru gitmesi ve anında araya girenlerce engellenmesi. Bu vatandaşın da hakeme fiziki müdahelesi söz konusu değil, öyle bir niyeti de yok, uzaktan isyanının belli ediyor, bilinmez belki de küfür ediyor. Hepsi bu.
Sonra sahada bir sürü insan. Polis. Bir kalabalık ve soyunma odasına gidip de gelmeyen hakemler.
Daha sonra TRT nin yayını kesmesi nedeni ile göremediğimiz olaylar olmuş, Seyirci sahaya yabancı maddeler atmış, Polis biber gazı sıkmış. Bayılanlar olmuş. Hastanelere götürülmüşler ama Star gazetesinde olaylara bakıyorum, hiç biri saha içinde değil değil. Hepsi dışarıda. Sanki provokasyon kokuyor..
Ve maç tatil. Hakemler dahil herkes evine!.
Bu olayların başlangıç sebebi hakemler değildi. Maçı iyi yönetiyorlardı. Şanlıurfaspor kalecisinin son adam olarak rakibi düşürmesi bariz penaltıydı. Net bir penaltıydı. Şanlıurfaspor’lu oyuncunun rakip ceza sahası içinde kendini bırakması penaltı değildi ve hakem de devam dedi. Haklıydı. Şanlıurfaspor’lu İzzet’in rakibine girişi topa değil, resmen ayağını kırmak içindi. Kırmızı kart doğruydu. Sarı-yeşilli oyuncular hakemin kendilerine haksızlık yapıp, rakibi kayırdığını seyirciye belli etmeye yönelik hareketler yaptılar. Gereksiz bir futbol dışı sertliğe başladılar.
Bunlar doğru hareketler değildi. ‘Tarafsız bir gözlemci olarak, söyleyebilirim ki, sahada çıkan olayların eseri Şanlıurfasporlu birkaç sorumsuz futbolcudur.
Daha geçen hafta hem de kapalı salonda Ankara’nın göbeğinde oynanan Fenerbahçe-Galatasaray voleybol maçında, evet yanlış yazmadım, voleybol maçında sahaya ses bombaları atıldı, taraftarlar yumruk yumruğa dövüştü, kapılar kırıldı. Asıl olay odur ama yine de,
Olmadı Şanlıurfa…Yakışmadı.
Keskin sirke küpüne zarar. Zararı yine ‘’futbol canlansın, biraz olsun kent de terörden, günlük sıkıntılardan uzaklaşsın’’ diye düşünenlere oldu. Sana oldu. Yazık değil mi? Öfke’nin, kuralsızlığın, isyanın kime ne faydası görülmüş? Zaten sevilen bir kentin bizim gibi maçlarını tarafsız gözle izleyenler için tam da sempatik görülmeye başlayan bir takımı olmak üzereyken bu oldu mu?
Umarım Futbol Federasyonu PFDK ceza verirken kimsenin burnunun dahi kanamamış olmasını, hakem ve rakip futbolcuların fiziki bir zarar görmediğini dikkate alır, Şanlıurfa da bunu 2 maç saha kapama ile geçiştirir ve bu da herkesin bir daha tekrarlamak istemediği bir ders olur.