- Kategori
- Kitap
ölü ozanlar derneği
Eser dünya edebiyatına ait bir romandır. İlk yurtdışı basımı 1989 yılında, ancak Türkçe’ye Ocak 2003 de çevrilmiştir. Orijinal adı Dead Poeth Society’dir. Yazarımız Kleinboum çok meşhur bir yazar olmayıp, çok sayıda eseri de mevcut değildir. Ama kitabın bu kadar çok tanınmasında başrolünü Robin Williams’ın oynadığı aynı adlı film çok etkili olmuştur.
Hikayemiz 1960’ların Amerika’sında özel bir erkek lisesi olan Welmont Akademisinde; öğretmenler, öğrenciler ve aileler üçgeninde yaşanan ilişkileri ele alıyor ve idealist bir yaklaşım kullanıyor.
Kahramanlarımız;
Yeni bir okul yılı başlangıcında müdür Nolan öğrencilere ve ailelerine okulun kilisesinde açılış konuşması yapmaktadır. Tören çok dikkat çekicidir… Okulun parolası niteliğinde olan dört kelime var. Bu kelimelerin yazılı olduğu flamaları da dört öğrenci taşıyor. Bu kelimeler: Onur, Gelenek, Disiplin, Mükemmellik.
İlk üç kelime mümkün ama sonuncusu değil. Çünkü insan mükemmel değil, mükemmel olan sadece Allah olduğu için, insan mükemmeli ararken yolda kalır. Zaten problemler mükemmel olduklarını düşünen ebeveynlerin, çocuklarının da mükemmel olmalarını istemelerinden kaynaklanıyor.
Törenden sonra aileler çocuklarıyla vedalaşır. Çocuklar müdürle ders dışı etkinlikleri kararlaştırır ve odalarına yerleşirler. Neil ve Todd oda arkadaşı olurlar. Çocuklar da birbirleriyle tanışırlar, kaynaşırlar ve ertesi gün ilk gün telaşıdır.
Sırayla derslere girerler. Ancak hocalar onlara değil, onlar hocalara giderler. Tarih sınıfı, Matematik sınıfı, Kimya binası gibi. Kısacası okul ders materyalleri açısından istenilen niteliklere sahiptir.
Çocuklar Bay Kateing’in dersine kadar bir sürü ödevle dolar taşarlar ve derse geldiklerinde hocalarını kendilerini bekler halde bulurlar. İlginç bir tanışmanın ardından John hoca onları giriş salonuna götürür ve birkaç tane şiir okur. Şiirlerin ana konusu “anı yaşamak” anlamına gelen “carpe diem” ’dır. Birlikte fotoğrafları inceler ve ders biter. Çocukların kimisi aile dostuna yemeğe gider, kimisi ders çalışma gurubuna…
Ertesi gün İngilizce dersiyle başlar. Öğretmen çocuklardan bir parça okumalarını istiyor ve şiire dair olan o parçayı yırttırıyor. Sonra John sıraların arasında bir çöp kutusu dolaştırıyor ve çocuklar da kağıtları oraya atıyor çok ilginç bir ders işliyorlar. Bay Kateing öğrencilerinden bir şiir yazmalarını istiyor ve yemeğe dağılıyorlar. Çocuklardan bir tanesi John’un yıllığını buluyor.
Orada “ölü ozanlar derneği” diye bir şey keşfederler ve bunun peşine düşerler. O akşam, ölü ozanların önceden toplandığı mağaraya gitmeye karar verirler. Todd çekingen bir yapıda olduğu için gelmek istemez ama Neil onu ikna eder. O gece herkes uyuduktan sonra mağarada buluşurlar. John, Neil’in masasına bir kitap bırakır. Kendileri toplandıkları zaman okudukları kitabı…
Bunlar sekiz arkadaş mağarayı güç bela bulurlar. Hikayeler, şiirler okurlar, muhabbet edip okula dönerler. Eresi gün öğretmen, İngilizce dersinde çocuklara William Sheksper’ın farklı yönlerini anlatırken masanın üstünü kullanır. Amaçladığı şey ise öğrencilerine farklı bakış açısı kazandırmaktır. Sonra çocukları da sıraların üstüne çıkartır ve eğlenirler. Böylece ders biter.
Hafta sonu çocuklar çalışırken Neil, arkadaşı Todd’a farklı bir fikirle gelir. Bir tiyatro oyununa katılmaya karar verdiğini söyler. Ancak Todd ona babasının bu işe sıcak bakmayacağını hatırlatır ama bu Neil’i yapmak istediği şeyden alıkoyamaz.
Bay Kateing aynı zamanda futbol takımının çalıştırıcısıdır. Takımla bir çalışma yaparken herkesin eline içinde birer dörtlük yazılı kağıtlar verir. Şiiri okuduktan sonra topa vurmalarını ister. Çocuklar müzik eşliğinde çalışırken, Neil’in tiyatro oyununda başrolü aldığı haberi gelir.
Bay Kateing dersinde çocuklardan yazdıkları şiirleri okumalarını ister. Todd içine kapanık olduğu için onu özellikle tahtaya kaldırıyor. Tood’dan gözlerini kapatmasını ve içinden geçen her şeyi söylemesini ister. İşte Todd o anda zincirlerini kırar.
Akşamleyin mağarada tekrar toplanırlar aynı şeyleri yaptıktan sonra okula dönerler.
Yine bir John dersi… Bu sefer derste çocuklara özgün olmayı öğretiyor. Üç öğrencisini çıkartıp yürütüyor. Herkes kendi temposuyla başladıktan sonra birbirlerine uyum sağlıyorlar. Arada yaşanan diyaloglardan sonra herkes istediği gibi yürümeye başlıyor. Akşam olduğunda Neil, Todd’u köprü üstünde yalnız başına otururken buluyor. Todd’u üzen şey o gün doğum günü olması ve ailesinin ona geçen yıl aldıkları masa takımını tekrar almış olması. Neil ona moral veriyor ve masa takımını beraber köprüden atıyorlar.
Aynı gece yine toplanıyorlar, ölü ozanlar olarak şiirler okuyorlar ama bu kez kendi yazdıkları şiirleri de okuyorlar. Çocuklardan birisi okul gazetesinin editörüdür. Arkadaşlarına gazetede “ölü ozanlar” adına bir makale yayınladığını söylüyor. Arkadaşları tepki gösteriyor. Bize sormadan niye yaptın gibisinden bir tepki. Sonra okula dönüyorlar. Ama okul karışıyor. Müdür öğrencilerin hepsini kiliseye topluyor. Bu işin faillerin, bulacaklarını ve gerekli cezayı vereceklerini söylüyor. Makaleyi yazan çocuk oraya bir telefonla geliyor. Müdür konuşmasını yaparken ayağa kalkıp telefonu müdüre uzatıyor ve “Efendim Tanrı sizi arıyor. O da okul kurallarının değiştirilmesini istiyormuş, ” diyerek yerine oturuyor. Sonrasında müdür çocuğu cezalandırıyor ve Bay Kateing’i de uyarıyor. Ondan çocukların beyinlerini yıkamamasını istiyor.
Bu arada Neil tiyatroya devam ederken, babası bunu öğreniyor ama çocuk inadına devam ediyor. Neil, Kateing’in yanına giderek derdini anlatıyor. Bay Kateing bu durumu babasıyla halletmesinin daha doğru olacağını söyleyip onu yolluyor. Ertesi gün Neil’e durumu sorduğunda; çocuk “Babasının bir seferlik de olsa izin verdiğini” söyleyip yalanı tercih ediyor.
Tiyatronun olduğu akşam herkes gidip Neil’i izliyor ve babası da oradadır. Oyundan sonra herkes Neil’in başarısını konuşurken babası onu alıp eve götürüyor. Çocuğa artık askeri okulda okuyacağını, sonunda da doktor olması gerektiğini vurguluyor. Çocuk itiraz etmeye çalışıyor ama nafile… Geceleyin ailesi uyuduktan sonra çocuk babasının silahıyla kendini vuruyor ve ölüyor.
Gece okula da Neil’in ölüm haberi geliyor. Herkes çok üzülüyor. Okulun kilisesinde Neil için veda töreni yapılıyor. Ancak ailesi ölümüne neden olmakla Bay Kateing’i suçluyor ve hakkında soruşturma açılıyor. Müdür Bay Kateing’i okuldan kovmak için öğrencilerden zorla imza topluyor.
Bay Kateing’in okuldan ayrılacağı gün Edebiyat dersine Müdür Nolan giriyor. Derse başladıkları sırada John içeri girip özel eşyalarını almak isteğini söylüyor. Todd o anda ayağa kalkıp sıranın üstüne çıkıyor ve herkese zorla imza attırdıklarını, onu çok sevdiklerini, çok özleyeceklerini haykırıyor ve bu şekilde Bay Kateing’i uğurluyorlar. Okul eskisi gibi kalsa da öğrenciler değişmiştir.
Sonuç:
Anne babalar, çocukları hakkında son sözü söylemeden önce, uzmanların görüşlerine başvurmalıdır.
Havva Düzcan