​ Ölü sevicileri, savaş övücüleri / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Kasım '07

 
Kategori
Güncel
 

Ölü sevicileri, savaş övücüleri

Ölü sevicileri, savaş övücüleri
 

Utanılası günleri yaşadığımızın farkında mısınız bilmem? Ben her TV haberi izlediğimde içim kararıyor. Her gazete birinci sayfasına baktığımda ürperip titriyorum. Bir taraftan aklınıza gelebilecek her türden savaş silahını en albenili bir şekilde, en sevilesi(!)özellikleriyle saniyede kaç mermi atıp kaç insanın canını alacağı en caf-caflı kelimelerle anlatılıyor. Diğer taraftan sanki 3.Dünya savaşına girmiş bir ülkede; içinde bulunduğu çatışma halini , her saniye çatışma haberleriyle süslenmiş haber bültenleri ;dakikalarca TV ekranlarında ve gazete birinci sayfalarını süsleyerekten vermekte. Hatta ABD’nin çok gelişmiş görüntüler alabilen uçaklarının reklam ve propagandası pervazsızca yapılmakta.

Değerli medya mensuplarımız bunları da yeterli görmemiş olacaklar ki; şehit olan her gencimizin şehit cenazelerinde ; sanki sıradan bir kaza haberiymişçesine şehidin yakınlarıyla röportajlarla süsleyerek ağlayan insanların yada asker selamı duran şehit eş ve yakınlarının resimleriyle süslemektedirler. Hatta şehit yakınları ya da şehitlerin kendilerinin yazdığı mektup ve şiirler acıklı bir ses tonuyla okuyarak zaten ölüm olayıyla kin ve nefret uyanmış toplum iyice galeyana getirilmeye çalışılmaktadır.

Bütün bunları izlerken kendilerinin ne kadar reyting aldıklarını bilemem. Ancak toplumda yaratılan travmanın boyutlarını düşünmediklerinden eminim. Daha da önemlisi toplumda şiddet eğilimlerinin artmasına hizmet etmenin ötesinde, şiddeti kanıksamanın hatta ölme ve öldürmenin ne kadar normal şeyler olduğunu insanımızın beynine yerleştirmedeki yanlışları düşünmemekteler.

Toplum o hale geldi ki artık savaşla ilgili ne varsa ortalığa döküldü.”Nokta vuruşu”, “Hava operasyonu”, ”sıcak istihbarat”, ”Kara harekatı”...vb bütün bilgiler toplumun kafasına yerleştirildi bundan amaçlananın “Savaşı Sevdirmek” mi? ... Yoksa ne?....Ancak demek ki medyamızda “SAVAŞ SEVİCİLER”’in egemenliği var. .

Dünyanın hemen hiçbir yerinde bu kadar “Savaşçı” bir medya olduğunu sanmam. Düşünün ülkenin başbakanı bile medyanın bu tutumundan rahatsız olmuş ki;”kışkırtıcı” yayın yapılmaması konusunda uyarıda bulunma gereği duyuyor.Daha da önemlisi ;düne kadar en sert tedbirler almaktan geri kalmayan “Emekli paşalar”bile “akılcı çözümler “bulunması gerektiğini ifade etmektedirler.

Düşünebiliyor musunuz bir generalden daha “savaşçı” gazeteci olabilir mi? Ama Türkiye’de var.

Gidip savaşacak olan kendisi değilse , olur tabii..

Attığı savaş çığlığı bir başkasının çocuğunun göğsüne mermi olarak saplanıyorsa, bencil ve çıkarcı birisi bunu yapmaktan çekinmez elbette .Bu ruh hali olsa-olsa “ölü sevicilik “olabilir.

Bütün bu yazdıklarıma bakıp, birde ülkenin içinde bulunduğu duruma bakıp , sonrada ortada “Ülkeyle ilgili Ulusal “bir dava var elbette böyle olunmalı diyebilirsiniz.

Dönüp düne bakınız .İşte ABD’nin Afganistan saldırısı ya da yine ABD’nin Irak işgali sürecinde medyamızın “savaş uçakları” ve “Kobra helikopterlerinin” nitelikleriyle ilgili ya da ABD’nin Irak’ta yeni denediği “Katuşa füzelerinin” vurucu güçlerini nasıl da ballandıra -ballandıra anlattıklarını unuttunuz mu? Nasıl da krokilerle savaşın gidişatını hatta her gün yapılan yeni saldırıları “Atari oyunları”gibi bizlere izlettiklerini nasıl unuttunuz...! Ölü sayılarını nasıl da maç skorları gibi günlük verdiklerini nasıl unutur insan ..?

Bütün bunlardan çıkan sonuç bizim medya “Ölü seviciler ve Savaş övücülerle” dolu . Barışa atılacak bir adıma yer kalmamakta. Bu toz-duman, patırtı-kütürtü arasında barış sesi ortalıkta kaybolup gitmekte . Ülkemize, bizlere ve insanımıza yazık olmaktadır.

EH...! söylenecek tek söz Allah sonumuzu hayır etsin , bunları da ıslah etsin

 
Toplam blog
: 45
: 1344
Kayıt tarihi
: 04.11.06
 
 

Düşünmeyi ve yazmayı çok severim. Yaşama ilişkin çelişkileri görmekte ısrarlıyımdır. Muhalif olmaya ..