Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Kasım '11

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
7517
 

Ölümsüzlük peşindeki Gılgamış ve tufandan özet

Ölümsüzlük peşindeki Gılgamış ve tufandan özet
 

Gılgamış


Mezopotamya’daki Uruk (Bugünkü Warka, İncil’de Erech olarak geçen şehir.) kentinin büyük olasılıkla M.Ö. 2200 yıllarında yaşamış olan kralıdır Gılgamış. Annesi tanrıça Ninsun olduğu için üçte iki tanrı, üçte bir insandır. Çok adil, çok güçlü, çok yakışıklı ama ne yazık ki, her insan gibi ölümlüdür Gılgamış. Bunu hazmedemez.

Yenilmez kahramanlık, tanrıların gökyüzünde eriştiği şan, şeref, ün, güç ve ölümsüzlüğe kavuşmak ister. Kimseyi kendine denk göremez. Çöllerde dolaşır, avcı gibi yaşar, aslan öldürür. Gençlik Pınar’ına kadar gider, aslan postu giyer.

Gılgamış’ın dedesi Utnapiştim aynı Nuh Peygamber gibi tufanda gemiyi yapandır. Bir efsaneye göre, tufanın sebebi insan nüfusunun fazla artmasıdır:

Ülke genişleyip insanlar çoğalalı

Bin iki yüz yıl bile olmamıştı,

Ülke boğa gibi böğürüyordu, Tanrılar bu gürültüden sıkıldı.

Tanrılar tufana karar veriyor, sonra Gılgamış’ın dedesi Utnapiştim’e geminin boyutlarını veriyor, ne yapması gerektiğini söylüyorlar. O da gemiyi yapıyor.  Daha sonra gemiye evcil hayvanları, ailesini ve zanaatçılarını alıyor. Tufan başlıyor.

Ama tufan başlayınca öyle bir felaket halini alıyor ki, tanrılar bile kendi yaptıklarının sonuçlarından ürküyorlar:

Bütün gün boyunca bora azıttı durdu.

Yol aldıkça kudurdu; halkın üzerine düşman gibi saldırdı.

Kardeş kardeşi göremez oldu; insanlar gökyüzünde bile görülmüyordu.

Tanrılar bile tufandan dehşete kapılıp göğün en yüksek katına, Anu’nun gök kubbesine kaçtılar.

Sokak köpekleri gibi titreyerek orada duvarların dibine sindiler.

Tufan 7. gününde diner. Gemi Nisir dağı üzerine oturur. Değişik kuşlar gönderilir. Kuşlar, konacak yer bulamayıp gemiye dönerler. En son kuzgun gönderilir. Konacak yer bulduğu için dönmez, böylece suların çekilmeye başladığını, karaya çıkabileceklerini anlar ve karaya çıkarlar.

Utnapiştim bu başarısından dolayı tanrılar tarafından karısı ile birlikte uzaklarda ırmaklarda yaşamakla, bir çeşit ölümsüzlükle ödüllendirilmiştir.

Ölümsüzlük peşindeki Gılgamış, ölümsüzlük veren bitkiyi ve nerede bulunacağını bilen dedesini bulur. Utnapiştim de ölümsüzlük veren bitkiyi ve hangi denizde bulacağını Gılgamış’a söyler. Gılgamış  bitkiyi bulur getirir. Ama tek başına ve hemen yemek yerine bir kenara koyar. Dinlenmek için biraz uyurken bir yılan gelir ve bitkiyi yer. (Yılan deri değiştirmesi, kendini yenilemesi sebebiyle pek çok kültürde ölümsüzlüğün sembolüdür.)

Gılgamış bir sürü macera yaşar, başarılar kazanır ama nafile!

Çok bilge, çok yakışıklı, çok güçlü, çok zengin olan bu kral, sonunda ölümsüzlüğe ve bitmeyecek üne kavuşmak yerine, sıradan insanlarla aynı banal kaderi paylaşır: Ölür!

Kral uzandı kalkmamak üzere bir daha,

Kullab’ın efendisi kalkmayacak bir daha;

Kötülüğü alt etti ama yine de dönmeyecek.

Tepeden tırnağa silahlıydı, ama kalkamayacak artık.

Bilgeydi, yakışıklıydı ama dönmeyecek bir daha;

Dağa gitti gelmemek üzere;

Kader döşeğine yattı kalkmamak üzere,

Gılgamış’ın mezarı başında ekmek ve şarap sunusu yapılıp kutsanır:

Ninsun oğlu Gılgamış mezarında yatıyor.

Sunakta ekmekten oluşan sunuyu tarttı.

Tapınakta da yere şarap döktü. Ninsun’un oğlu; insanların arasında eşine rastlanmaz yiğit ve hükümdar; efendisi (tanrı) Enlil’e saygıda kusur etmeyen Gılgamış, işte o günlerde ayrıldı yeryüzünden.

Gılgamış destanından, Akad’ların, Sümerlerin, Hurrilerin ve Hititlerin yazılı kaynaklarında söz edilir. Yine Anadolu’da Sultantepe’de ve Filistin’de de bu destana ait parçalar bulunmuştur.

Gılgamış destanın başlangıcının yazının icadından önceki sözlü gelenekte, M.Ö. 3 bin hatta dört bin yıl önce var olduğu, M.Ö. 2.binyılda sözlü anlatımdan yazıya geçirildiği anlaşılıyor.

Tufan kutsal kitaplarda da yer alır. Ama küçük farklılıklar gösterir. Tevrat’ta, tufan 40 gün sürüyor. Gemi sonunda Ağrı dağına oturuyor. Nuh 950 yıl yaşıyor. Yeni insan nesli, Nuh ve soyundan geliyor.

Kur’an’da, Tevrat’ta, Babil ve Sümer destanında tufanın nedeni insanların azgınlığı ve kötülüğüdür. Kur’an’da A’raf, 59 ;  Yunus, 73 ;  Hud, 36-44; Müminun, 26-29 Şuara,117-120; Zariyat,41-43’ de geçiyor. Nuh 950 yıl yaşıyor. Ancak gemi Cudi dağına oturuyor. (Şırnak yakını)

Nuh tufanı neden insanlığa unutturulmamış, Gılgamış destanı gibi yazılı kaynaklarda, Tevrat’ta, Kur’an’da da yer alarak insanlığın hafızasına kazınmıştır?

Şeytanın Adem’e ve Havva’ya ölümsüzlük vaadi ile Gılgamış’ın ölümsüzlük peşine düşmesi gibi benzerlikler neyi sembolize eder?

Tufan gerçekten olmuş mudur? Yoksa sadece “eskilerin masalları”ndan mı ibarettir? Tufana ilişkin bilimsel kanıt var mıdır?  Bunları sonraki yazılarda göreceğiz.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 174
Toplam yorum
: 110
Toplam mesaj
: 22
Ort. okunma sayısı
: 4391
Kayıt tarihi
: 19.06.09
 
 

1958  doğumluyum. Arkeologum. Evliyim. Çocuğum yok. Çalışmıyorum. Yıllarca çalıştıktan sonra, zam..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster