Ölümüne sokak! / Deneme / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Aralık '15

 
Kategori
Deneme
 

Ölümüne sokak!

Ölümüne sokak!
 

resim: internet


Hava soğuk...  Rüzgar sert esiyor...  Sıcak ev, aydınlık, rahat, ilgilenecek bir şeyler ve bir akşam vakti...

Kendin ve sevdiklerin için neler yapabileceğini, yarının neler getireceğini düşünüyor ve gelecekten
bir umudun olduğunu ara ara kendine hatırlatıyorsun... Televizyonda olaylar, olumlu ya da olumsuz,
dikkatini çekiyor.  Yaşam  hep dinamik  ve değişken. İster mutlu ol ister mutsuz. Akıp geçiyor... İçerisinde bulunduğun her "an" gerçeği yaratıyor. Sokakta yürürken etrafındaki evlere bakıyor, ağaçlardaki yaprakların fazlası ile döküldüğünü gözlemliyorsun. Sanki bir bitiş gibi... Esasında, baharın gelişi ile yeniden yapraklanıp, çiçeklenecek ve kendini huzurlu hissetmene yardımı olacak.
 
İnsanın bir evi olması ve yaşadığı evde huzur bulabilmesi nasıl önemli geliyor. Peki bundan muzdarip olan insanlar ? Örneğin sokağı kendine mesken edinmiş sokak çocukları ya da onlara mesken değil de, çalışmak ve biraz olsun para kazanmak için sokaklarda dolanan ve bazı insanların korkarak uzaklaştığı, dikkatli şekilde bakmak istemediği belki de küçümsediği çocuklar... Her insanın sahip olması gereken yaşama hakkını kendinde bulundurması zaman zaman mümkün olmayan insanlar... Yalnızlığın, acının, mutsuzluğun, erken yaşta alınan sorumluluğun, korkunun ve kederin içerisinde kendine bir yol tutturmak isteyen daha doğrusu bir yolu bile olamayan çocuklar...
 
Parçalanmış, dağılmış ailelerin çocukları, itilmiş kakılmış, umursanmamış, korunmamış, kendi haline bırakılan ya da evden uzaklaşmasına, kaçmasına zemin hazırlanmış bu çocukların, sokaklardan medet ummaya çalışması, başka çaresinin kalmaması yaşamlarını mahvediyor. Bir yok oluşa doğru sürüklüyor. Kendilerini herhangi bir eşyanın bir parçasına benzetip, kendisi mi o mu daha değerli diye düşünüp hep aynı cevabı kendilerine verebiliyorlar.
 
Düşününce; sokaklarda özellikle karanlık çökünce, binbir tehlike ve tuzağın bulunduğu, fiziksel, zihinsel, duygusal sağlığı hiçe sayan, etraflarında cinsel tacizde bulunan, istismarcı, insan değil de başka bir tabirle ifade edilebileceklerin, şiddet uygulayanların, suçun  ne anlama geldiğini idrak edemeden suç işlemeye itilen, türlü çete ve grupların kullandıkları zavallı çocukları bu durumlardan kurtarabilecek kişi veya oluşumlar yeterli olabiliyor mu acaba?
 
Oturduğum kozmopolit semtin meydanında, bundan birkaç sene önce okuldan dönerken, kendini fazlası ile uyuşturmuş bir çocuk yanıma geldi ve zavallı bir ifade ve umutsuz bir bakış ile bana  " abla kendini kurtar " !  demişti. İlk anda ne demek istediğini anlayamamıştım. Yürümeye devam edince düşünmeye başladım. Belki elimdeki defter, kitap dikkatini çekti ve ben kötü durumdayım, sen kendini, geleceğini kurtarabilirsin demek istedi veya buralar tekin değil, her türlü insan var dikkatli ol da demek isteyebilir. Beyni ve vücudu uyuşmuş olduğundan, söylediklerinin fazla farkında da olmayabilir. Ama iyi niyetle bir şeyler söylemeye çalışmıştı sanırım.
 
Genelde söylenir: Yanınıza uyuşturucu kullanmış ya da sizden bir şey isteyen bir sokak çocuğu gelirse, onun iyiliği için bir şey vermeyin denilir. Çünkü aldığı para ile yeni bir uyuşturucu madde alabileceği onun için zararlı bir şey yaptığınız söylenir. Belki de doğru ama o çocuk insanlardan alacağı para ile yoksul ailesine yardımcı olmak ta isteyebilir.

Uzun bir süre önce bir bayan arkadaşıma gitmiş, kahve içip sohbet etmiştik. Yeni akşam olmuş ve hava kararmıştı.. Arkadaşımın oturduğu binadan çıktım ve eve doğru gitmek üzere tam adımımı sokağa atmıştım ki 8- 10 kişiden oluşan, yaşları 15 ila 20 arasında değişen kişiler etrafımı sardı. Kelebek denilen bıçağı karnıma dayadı ve kararlı bir sesle " sökül bakalım paraları" dedi birisi. Etrafımda çember oluşturmuşlardı. Hareket etmeye çalıştım, izin vermiyorlardı. " Defolun gidin başımdan sizinle mi uğraşıcam ! " dedim, bir anda gelen cesaret ile. Kollarımı kaldırdım ve onları itmeye başladım. Yine aralarından sıyrılamadım. Sonra onlara bağırmamın etkisi ile, bir an korkmuş olacaklar ki yavaş yavaş dağılmaya başladırlar. Ben şokta gibiydim, yanımdan gitmişler, tam olarak farkına varamadım olanın bitenin. Ailemi aradım az sonra, beni buradan gelin alın dedim. Daha sonra yaşı 25 ila 30 aralarında olan esmer birisi; " Onlardan korkma, hepsini kovaladım ve gittiler" dedi. Ona da güven olmaz diye düşündüm belki onlara bunu yaptıran o şahıs ta olabilirdi. Caddeye çıkıp, bekledim. Dakikalar saatler gibi geçti ve az sonra gelip aldılar beni. Sonra düşününce kendime kızdım madem çantanı istiyorlar ver dedim. Bıçaklasalar daha mı iyiydi sanki?
 
Onlar belki sokak çocuğu ya da evi barkı olan ama sokakta serserilik yapan kişiler de olabilirdi. Ne olursa olsun sokaklar tehlikeli, eskiden beri.. Suçun, şiddetin, korkunun, acının kol gezdiği sokaklarda yaşamak zorunda kalan çocukları hangi nedenler böyle bir yaşama itiyor olabilir? Ailenin ihmali, sevgisizliği, ilgisizliği, çevrenin bazı eğitimcilerin olumsuz etkileri, yanlış arkadaşlıklar, maddi imkansızlıklar, dışlanmalar vs.  24 saat sokakta korunmasız bir şekilde durmanın, etrafını zararlı ve korkutucu birçok şeyin sardığını düşününce, bu, gerçekten de delirtici olurdu ! Bulundukları durumun korkunçluğunun farkına varmamak için madde bağımlısı oluyor, belki soğuktan kendilerince bu şekilde korunuyor, bir iki hayal kurup, farklı yer ve insanların varlığını istiyorlar. Madde bağımlığı hem o insanlara hem de işledikleri türlü suçlar dolayısı ile bunlara maruz kalan insanlara zarar veriyor. Küçük yaştaki çocukların, suçun ne anlama geldiğini bilip bilmediği bile şüpheli.. Çünkü sorumluluk alamayacak, idrak edemeyecek durumda olabilirler.
 
Hem sokak çocukları hem de sokakta çalışmaya mecbur olan çocuk ve gençler için ne tür girişimlerde bulunabilir ve şu ana kadar yapılanlar yeterli mi, bunu kendimize sorabiliriz. Ayrıca bu konular, kendilerini ilgilendiren yapılanmalar çalışmalarını gözden geçirebilirler sanırım. Çocuklar hala sokaklarda çetin bir mücadele içerinde varoluş savaşı veriyor hatta varolmak istemediğinden türlü madde bağımlılıkları ile daha da çok mahvoluşa sürükleniyorlar.
 
Onlar için oluşturulan çeşitli kurumlarda, topluma kazandırılmaları için çalışmalar yapılıyor ancak onlar da bazı şeylerin düzelmesi için durumlarını gözden geçirmenin gerekliliğinin farkında gibiler. Bünyelerinde barınan çocuk ve gençlere daha ılımlı yaklaşılması gerektiği, kendileri ve çevrelerini ifade edebilecek duruma getirilmesi gerektiği, biraz olsun eğlenebilmeleri ve daha sağlıklı hale gelebilmeleri  için onlara karşı olumlu davranışların artması gerektiği öngörülüyor.
 
Evden kaçanlar daha fazla özgürlük ve baskıdan kurtulmak için sokakları mesken tutuyor. Onlar için korunma sağlayan yapılarda baskı ve olumsuz davranışların olabilmesi onların yeniden sokağa dönmelerine neden olabiliyor. Sokağın insanları, azımsanmayacak ölçüde büyük suçlar da işliyor, korkutucu olabiliyorlar ama bunu gerçekten istiyorlar mı?  

Her şeyden önce madde bağımlısı olmuşlarsa, rehabilite çalışmalarının yapılması ve bir şekilde bunlardan kurtulmaya çalışılması, barınma, beslenme, eğitim, bilinçlendirme ve topluma kazandırma yolları ile kurtarılmalarının sağlanması gerekiyor. İyi niyetli insanların gerçekleştirdiği olumlu çabalar ile bir ivme gerçekleştiriliyor ancak halen çocuklar sokaklarda ve hak etmedikleri bir sabaha uyanıyor, acı çekiyor, hakaret görüyor, her türlü istismar ediliyor, suça itiliyor ve korunmasız kalıyorlar. Günümüze değin ortaya konulan olumlu çabaların artırılması ve hızlanması gerekli olabiliyor. Çünkü çocuklar geleceği yaratanlar, bu bir gerçek.  Azımsanmayacak !!

selin428@yahoo.com.tr

 
Toplam blog
: 155
: 175
Kayıt tarihi
: 02.03.12
 
 

İstanbul Kültür Üniversitesi, Sanat ve Tasarım Fakültesi, İletişim Sanatları, Halkla İlişkiler bö..