- Kategori
- Futbol
Ömer ÖZDAMAR gözüyle Samsunspor-Galatasaray maçının panoraması…

Galatasaray takımında Ebue milli maç için ülkesine gitti ve eksikti, Sarı kart cezalısı Kazım yoktu, ben dahil herkes merak ediyordu. Kim oynayacak ve nasıl bir sonuç alacak?
Neyse Ebue’nin yerine yaklaşık 2 aydır sahalardan uzak kalan, hafta içi sadece 1 kez antrenman yapan, Sabri sahaya çıktı.
Kazım’ın yerine dönüşümlü olarak bazen Engin geldi, bazen Emre Çolak.. Forvet standart Elmander ve Baros ikilisi, orta sahada Selçuk, Melo ikilisi, Ufaluji ve Semih defansın değişmez ikilisi, kanat bindirmesini ise Hakan Balta ve Sabri yapması üzerine oyun planı kurgulanmıştır..
Hakem Özgür Yankaya’nın düdüğüyle maç başladı. Samsunspor oyuncuları daha ilk dakikalarda yüksek konsantrasyonlu olduklarını gösterdiler. Ataklar karşılıklı gelişiyorken ilk gollük atağı 5. dakikada Galatasaray geliştiriyor, ceza alanı içinde Engin, Baros’un önüne topu bırakıyor, çok kötü vuran Baros, Galatasaray’ı bir golünden ediyor.
10. dakikadan sonra Samsunspor fizik üstünlüğünü kabul ettirdi. Sabri ile Zenge eşleşmesi sanki tüy sıkletle, ağır sıklet boksör karşılaşmasını andırıyordu… Zenge, sol kanattan yaptığı hücumların her seferi Sabri’nin geride kalmasıyla sonuçlanıyor ve ezip geçiyordu.
Bu havada maç sürerken ve dakika 22’yi gösterirken orta sahada Melo topu kaptırdı, Sabri’nin geride kaldığı pozisyonda Ekiko Samsunspor adına ilk golü attı.
Daha sonra Zenge sanki Galatasaray’ın sol tarafında altın madeni keşfetmiş gibi sürekli o kanattan hücum ediyordu. Samsunspor’un 2. golü eli kulağındaydı. 28. dakikada Melo hata yaptı, Zenge kaçırdı. Hemen 4 dakika sonra Sabri hata yaptı, Ekiko golü yaptı. Samsunspor 2 – 0 üstünlük kurdu ve büyük avantaj yakaladı.
Galatasaray Sabri formsuz, Engin Baytar formsuz, Elamander formsuz kadrosuyla sabaha kadar oynasa, galip gelemezdi. Nitekim ilk yarı bu skorla sona erdi.
2. yarıya Sabri çıkmış, Riera girmiş… Hayır, Sabri’ye de kızamıyorum. Çünkü 2 aydır takımdan uzak kalmış ve bu maçta ilk 11’de başlamış. Bu takım yerleşimi Fatih Hocanın hatasıdır. Çünkü bu tercihiyle hem Sabri’yi yaktı, hem de takımı..
Oyuncu değiştirmek için ilk yarının sona ermesini bekleme hastalığı tüm teknik direktörlerde varmış demek ki… Oysa dakika 22’den sonra Sabri’nin çıkarılması gerekirdi.
2. yarının ilk 15 dakikasından gol bulursa Galatasaray maçı lehine çevirebilirdi. Öyle de oldu, dakika 50’de soldan ortaya Semih kafayı koydu, önce kaleciye çarptı, sonra Samsunlu defans oyuncusu Adem’e çarptı ve gol oldu.
Bu golden 5 dakika sonra formsuz olan Engin çıkıyor ve Servet giriyor. Çünkü Galatasaray 3. golü yerse artık maç ümitsiz vaka haline gelirdi.
Maç öyle bir hal aldı ki ya Samsunspor 3. golü bulacak ya da Galatasaray 2. golü… Çünkü orta saha kayboldu, top bir o kalede, bir bu kalede…
Dakika 69’da Selçuk kaptığı topu, ceza alanı dışından çok sert vurdu ve Galatasaray beraberliği yakaladı.
Dakika 75’de Fatih Terim, hiçbir teknik direktörün yapmayacağı ya da yapmaya cesaret edemeyeceği bir hamle daha yapıyor. Melo çıkıyor, Sercan giriyor. Böylece forveti 3’lüyor…
Bu çılgın girişimin ödülü, 2 dakika sonra gol olarak Fatih Terim’e geliyor. Soldan Emre Çolak alda at dercesine çok güzel orta yapıyor, Baros kafayı vuruyor ve maç 2-0’dan 2-3’e geliyor…
Dakika 83’de Sercan usta işi tek vuruş yapıyor ve golü atıyor. Böylece Galatasaray maçı 4-2 kazanıyor.
Galatasaray anlaşıldı ki bu ligi öylede böylede sürkilase edecek; play-off karşılaşmalarına 1. olarak başlayacağına diğer rakipleri de inanmaya başladılar. Ebue’nin yokluğu çok hissedildi. Fatih Hoca, bu boşluğu nasıl dolduracak bilemiyorum..
Büyük oynayan, her zaman büyük kazanır ya da büyük kaybeder. Ama büyük kazanmak için de büyük oynamaktan başkada çare yoktur. Kaleci ve 3 defans oyuncusu hariç geri kalan 7 ofansif oyuncuyla maç oynamak, büyük oynamaktır. İşte kanıtı olan diziliş…
Kaleci: Muslera
Defans: Ufaluji, Semih, Servet
Ofansif: Baros, Elmander, Sercan, Riera, Emre Çolak, Selçuk İnan, Hakan Balta
Sonuç olarak Galatasaray çok gol atar çok…