- Kategori
- İnançlar
Önce biz düzelmeliyiz

Fakat mâlesef!...
Bir toplumun huzur ve mutluluğu için; O Toplumu oluşturan fertlerde, mutlaka ya Allah korkusu olmalı ya da Kanun ve Adalet korkusu olmalı.
İkisinden birinin sağlam olduğu yerlerde insanlar kendilerini en azından daha güvende hiss'ederler.
İkisinin de olmadığı topluluklarda, güçlü olan zayıf olanı her zaman hakir görür ve ezmeye çalışır.
Gerçek mânâda Allah'tan korkan topluluklarda, Âhiret'te hesabın çok çetin olacağı düşüncesi ile başkalarına haksızlık yapma ihtimali mutlaka azalacaktır...Asr-ı Saadet (Efendimiz-s.a.v-'in) dönemini buna örnek göstermemiz, yanlış olmasa gerek...
Kânunların herkese eşit biçimde, adaletli bir şekilde uygulandığı topluluklarda da yine ekseriyetle insanlar, nisbeten biraz daha huzurlu ve güvenli yaşamaları mümkün olabiliyor. Avupa'daki bâzı Devletler de, buna örnek gösterilebilir.
Ama yine de bu gibi topluluklarda, mânevî boşlukların artması sonucu, huzûr ve sükûn'un çok ciddî mânâda bozulduğuna şâhit olmamak mümkün değil. Çünkü insanların Ruhlarında ve mânevî âlemlerindeki çözülmelerden mütevellit meydana gelen sıkıntıları, kanunların adaletli bir şekilde uygulanması bile giderememekte. Onun için, illâ da gerçek mânaâda Âhiret'te Allah'a hesap verme korkusunun çok daha caydırıcı olacağı geçeğinin, hiçbir zaman yabana atılmaması gerektiğine inanıyorum.
Bu meyanda, müslüman bir topluluk olarak bizim, daha da ilerilerde olmamız gerekirdi.
Fakat mâlesef!...
Son yıllarda bizde ve diğer İslâm topluluklarında meydana gelen DEJENERASYON nedeni ile bunun yaşanamıyor olmasına üzülmemek mümkün değil...
Her alanda tel tel dökülen Müslüman toplulukların bir an evvel kendilerine gelip, Asr-ı Saadet devrindeki yaşantıyı ciddî mânâda masaya yatırarak, hayatlarını buna göre tanzim ve dizayn etmelerinin zamanı, çoktaan geldi ve hattâ geçiyor bile diyebiliriz.
Eğer bu olamıyacaksa şâyet, hiç olmazsa, herkese eşit ve adaletli bir şekilde uygulanacak kanunların; bâzı Demokratik toplumlarda olduğu gibi, bizde ve bütün İslâm topluluklarında âcilen devreye sokulmasının zarûriyyeti; bizde ve İslam coğrafyasında, son yıllarda yaşananlarla, ayan-beyan görülmekte.
Yoksa bütün insanlığın bundan, topyekün zarar görme ihtimali oldukça yüksek...
Sağlık ve Muhabbetle
08.07.2011, cuma
Bektaş Azizoğlu
İSTANBUL