Önemli ve kısa bir açıklama / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Ağustos '07

 
Kategori
Güncel
 

Önemli ve kısa bir açıklama

Önemli ve kısa bir açıklama
 

Bu kez yine “Kısa ve öz” olan bir yazımı yazıyorum.

Önce ve hemen lafımın başında, beni “adam” yerine koyup da bu güne kadar okuma zahmetinde bulunan tüm okurlarımdan alenen özür diliyor ve bu şartlar altında kendimi “Beyinsiz” olarak ilan ediyorum…

Ben ki, duyduğunu anlamayacak kadar duyma özürlü…

Okuduğunu anlamayacak kadar okuma özürlü…

Söylediğini bilmeyecek kadar ifade özürlü…

Gördüğünü yanlış değerlendirecek ve görecek kadar görme özürlü…

Kokuları birbirine karıştıracak kadar koku alma özürlü…

Bir başka adam daha bulamazsınız.

Varsayın ki oturmuşunuz televizyonun başına, bir tek fiilen “kokusu” gelmeyen bir program izliyorsunuz. O programda bir kişi soruyor, bir başka kişi cevap veriyor.

Dinlerken, görürken, duyarken tespit ettiklerinizin, sizin duyduğunuz, gördüğünüz ve tespit ettiğiniz gibi olmadığını daha sonra söylüyorlar. Hatta bir “dil sürçmesi” yaşanıyor. Sözünde “Sızmış” demesi gerekirken, hoş olmayan bir kelime kullanıyor. Tamamen “Dil sürçmesi” olduğu belli olan…

Bunu doğru anlıyoruz ama…

Yani bu bir “dil sürçmesi” olup, herkesin başına gelebilecek “talihsizlik” dir. Bu talihsizlik önemli kişilerin başına gelince “gündem” olur ama sizin benim başıma gelince güler geçeriz.

Cep telefonlarının yeni çıktığı günlerde, yazılımın içinde Türkçe harflerin üzeri noktasızları yoktu. Örneğin (ı) harfi, karşı tarafa (i) olarak giderdi.

Bir gün bir arkadaşıma sms (ileti) çektim “Dişini sıksın” diye. Şimdi bu ifadede (ı) ların yerini (i) nin almış olduğunu düşünün… Hatta olayı daha gerçeği ile anlatayım, bu iletiyi bir “Hanım” kişiye gönderdiğinizi düşünün ve ne hale düştüğünüz de ayrıca düşünün…

Evet, dinlerken, görürken, duyarken tespit ettiklerinizin, sizin duyduğunuz, gördüğünüz ve tespit ettiğiniz gibi olmadığını daha sonra söylüyorlar.

Bu durumda siz kendinizi ne ve nasıl hissedersiniz?

İşte ben şu anda o duygular içindeyim ve kendimden, duygularımdan ve anlayışımdan endişe ediyorum… Hem de bu dakikada… Olayı duyar duymaz…

Eğer bir “Vatandaş” olarak bu kadar “Özrü” bir arada kendimde barındırıyorsam, mutlaka birileri bizi (Özellikle beni) “Çek” etmeli ye ya ben kendimi ettirmeliyim…

Böyle bir “Vatandaş”ın vatandaşlık hakkını kullanması kadar yanlış bir şey olamaz.

Yani ben…

22 AĞUSTOS 2007

 
Toplam blog
: 1104
: 918
Kayıt tarihi
: 28.01.07
 
 

Emekliyim ama “Tekaüt” değilim. 1961 yılından beri değişik “Anadolu” gazetelerinde yazdım. 1984-8..