​ Ordumuz siyasetimiz ve medyamız / Sosyoloji / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Nisan '07

 
Kategori
Sosyoloji
 

Ordumuz siyasetimiz ve medyamız

Bu ülkenin kaderinin belirlenmesinde en önemli paya sahip, hep ilgi odağı olan bir üçgendir. Bu üçgen ya da “sac ayağı” bir zarar gördüğünde toplum hep sıkıntıya düşmüştür. Bazı çevrelerce sürekli çatıştırılmaktan ve suni gündemlerle yıpratılmaktan hoşlanılan üç kurumdan söz edeceğim. Bu ülkenin gelişmesinden, huzurlu olmasından endişe duyanların sürekli takibinde olan bu kurumların, hiçbir zaman düşmanlarına sırt çevirmemesi gerekir. Zaman zaman zaafiyete uğrayan kurumsal ilişkiler, art niyet taşıyanlara nemalanma fırsatı vermektedir. Bazen yargının da içine çekilmeye çalışıldığı fırsat ortamları, sözünü ettiğim bu insanların iştahını muhakkak surette kabartmaktadır.

Şemdinli İddianamesinde, Danıştay Saldırısında olanları hep birlikte izledik. Neden bu ülkeye bunların yaşatıldığını en cahilimizden en aydınımıza kadar herkes biliyor, artık. Hukukumuz belli, kurumlarımızın tüzük ve yönetmelikleri bellidir. Hukuk adamlarımızın ve yargı mensuplarımızın “hukukun üstünlüğü” ilkesini yaşatmak gibi birinci dereceden görevleri vardır. Yaşanan huzursuzlukların hesabı adalet önde mutlaka sorulmalıdır. Bu ülkede hiç kimse hesabını veremeyeceği hal ve davranış içerisine giremez. Hukukun caydırıcılığını üzerinde hisseden insanlar atacağı her adımı defalarca etüt etmek zorunda kalacaklardır. “Hukukun üstünlüğü” ilkesinin işlemediği toplumlarda “çakal”lar hakimiyet kurma çabası içerisine girerler. Birilerinin alın teriyle elde ettiğinin üzerine, tepeden inme metotlarla konarlar.

Geleneksel darbe çığırtkanları, son dönemlerde karşılarında bu ülkenin demokrasiye ve hukukun üstünlüğüne yürekten inanmış Genel Kurmay Başkanlarını bulmuşlardır. Bu ülkede çoğu zaman demokrasi şovanistliği yapanların dahi, cevabı bu kadar bilgiyi, hukuku yüceltici olamamıştır. “Sizden çok daha sert açıklamalar bekleniyordu?” sorusuna Eski Gen. Kurmay Başkanının verdiği cevaptan bahsediyorum. “ İlla masaya yumruk mu vurmak lazım pat-küt diye” başlayan cümlenin devam ise bu cümlenin içerdiği şiddetin aksine akıl dolu, “Biz masaya bilgimizle vururuz, hukukumuzla vururuz; biz işimizi hukukla hallederiz. Türkiye birinci sınıf bir ülkedir; kurumları da birinci sınıf kurumdur.” Bu ülke, tarihinde her zaman bu kadar şanslı olmamıştır. Bu sözler boşa gitmeyecektir. Bazılarına tokat gibi inen bu cümlelerin boşa gitmeyeceğine yürekten inanıyorum. Yeni Genel Kurmay Başkanımızın da, tartışma götürür nitelikteki siyasi konulara yorumsuz kalarak fırsatçılara malzeme vermemesi de en az yukarıdaki ifadelerde olduğu kadar övgüye layıktır. “Cumhur Başkanlığı seçimlerinin ‘C’sini bile konuşmam” diyen bir komutanın hukuka ve ülkenin huzuruna ne kadar inandığını görmek mutluluk vericidir.

Bu kadar önemli bir kurumun başında demokrasiye bu kadar inanmış komutanların bulunması ülkem için gerçek anlamda önemlidir. Bu düşünceleri taşıyan yöneticilerimiz olduğu sürece düşmanlarımız hiçbir zaman hedeflerine ulaşamayacaklar; özellikle de aydın görüntüsüne bürünmüş diktatör zihniyetler. Neden hepimiz birinci sınıf olduğumuza inanmayalım ki…

İsmail ÖZ

 
Toplam blog
: 30
: 692
Kayıt tarihi
: 16.09.06
 
 

1974 yılında Bayburt'ta doğdum, sosyolog-yazar olarak çeşitli çalışmalar yapmaktayım...