- Kategori
- Anılar
Orman
Merhaba,
Ben uzun süredir üye olmama rağmen yazamadım. Bu benim ilk blog yazım olacak. Son günlerde HES'ler ve MADEN aramalar hatta LÜKS VİLLALAR yüzünden kesilen ağaçlar, ormanlar benim içimi sızlatıyor. Sanırım dünyanın hiç bir yerinde böylesine doğa ve ağaç katliamı yapılmıyordur. Bende çocukluğumda yaşadığım bir anıyı yazmak istedim.
ORMANLAR
Bizim köyümüz ormanın eteklerinde kurulmuş yemyeşil küçük bir köydür. Orman bizim herşeyimizdir. Hele onu korumak bizim içimizde doğuştan var olan bir sorumluluktur. Ormandan hatta kendi bahçemizde kurumuş olan ağaçları kesmek için bile orman işletmesinden izin alınırdı. Bizim köyümüzde 3 kişi orman muhafaza memurları vardı ve onlar her gün ormanlarda dolaşır, izinsiz ağaç kesen köylülere göz açtırmazlardı. Eğer izinsiz yakacak odun hazırlayan olursa cezası ağır olurdu. Hatta izinsiz odun kesen köylünün elinden baltası alınır ve en az 10 günlük hapisle cezalandırılırdı. Bende babamın 15 gün hapiste yatması ve baltasını kaybetmesinden sonra ormanların çok iyi korunması gerçeği ile daha 5 yaşında iken tanışmıştım. Okula başlamamla öğretmenimin ormanlar hakkındaki daha bilimsel anlatımları benim orman sevgimi kat kat artırdı. Bütün çocuklar ağaçlar konusunda daha duyarlı olmaya başladık.
Köyde çoban olmadığı için hayvanlarımızı kendimiz otlatıyorduk. Çoğunlukla da ormanlarda. Bende ormanda küçük açıklık olan bir yerde hayvanları otlatırken komşu köyden arkadaşım Rüstem de hayvanlarıyla oraya geldi. Elinde küçük bir balta vardı. Balta ile orada bulunan küçük bir çam ağacını kesmeye başladı. Ben kesme dedikçe o daha hızlı vurmaya başladı.O çam ağacını kestikçe sanki beni kesiyormuşça acı çekiyordum. Onunla tartışırken birden yanımıza ormancılardan biri geldi. Niçin tartıştığımızı sordu, ben söylemek istemedimse de o zaten tartışmayı duymuştu. Ağacı kestiği için tartıştığımızı bana zorla söylettirdi. Birden elini kaldırıp Rüstemin suratına öyle bir tokat indirdi ki ikimizde neye uğradığımızı şaşırdık. O tokatı arkadaşım değilde sanki ben yemiştim. İşte o gün bugün nerede bir ağaç kesildiğini görsem sanki benden bir parça kesilmiş hissederim. Nerede bir çam ağacı görsem Rüsteme atılan o tokat gelir aklıma. O çam ağacını aradan bir süre geçtikten sonra yeniden gördüğümde kurumuştu. Çünkü aldığı balta darbeleri onun yaşamını sona erdirmişti. O sonbaharda orman işletmesinin verdiği 1 haftalık kışlık odun ihtiyacı hazırlama esnasında kimin kısmetine düşerse onun sobasında yanmak üzere bekliyordu. Oysa büyüseydi şimdi ulu bir ağaç olur ve tonlarca Oksijen üretirdi. O çoktan birilerinin sobasında kül oldu.
Şimdilerde ise bırakın ormanların korunmasını birilerinin çıkarları için 1 değil milyonlarca ağaç kesilmekte.
Ne için? Saygı ve dostlukla. Nermin Albayrak