- Kategori
- Doğal Hayat / Çevre
Ormanı yakanlar holdingler mi?

Orman yangınları ile basına yansıyan bir haber.
Ne derece doğru? Bunun meclis gündemine gelerek, en kısa zamanda bir komisyon kurularak araştırılması gerekiyor.
İddia çok vahim! İnsanlarımızın geleceği söz konusu.
Eğer gerçekten iddianın birazcık olsun gerçekliği varsa, o zaman bu şirkete ait tüm turistik tesislere el konulup, hepsinin yıkılarak, yerine orman alanlarının kurulması gerekir diye düşünüyorum.
Bir şirket, ne olursa olsun, bir ülkenin geleceği açısından çok önemli olan yerleri yakarak, kendisine turistik tesis alanı yaratması düşünülecek bir olay değil! İnşallah öyle değildir!
Gelin bu iddiaya bir bakalım.(bu iddia vatan gazetesinde yer aldı)
MNG Holding’in ormanlık alanın tahsisi için yaptığı başvurular reddedildikten sonra ‘tesadüfen’ bu bölgelerde yangınlar çıkıyor ve yine ‘tesadüfen’ bir yıl sonra aynı alanlar MNG Holdinge veriliyormuş.
Buna örnek olarak da:
1999 yılında Antalya'da Topkapı Palace'ın arkasındaki ormanlık alanın tahsisi için başvuru reddedilmiş. Bir yıl sonra yangın çıkmış ve o alan MNG Holdinge tahsis edilmiş!..
2006 yılında Bodrum'da MNG Holdinge ait iki şirkete ormanlıkta otel izni verilmiş. Bir yıl sonra aynı bölgede yangın çıkmış ve MNG Holding aynı bölgedeki bir koyu toprakla doldurmuş
Turizmin gözbebeklerinden Bodrum'da geçtiğimiz yıl yetkililerin "Kesinlikle orman kalacak" diye açıkladıkları yanan ormanlık alanın, ikisi MNG Holding bünyesinde, toplam 3 şirkete otel için tahsis edildiği ortaya çıkmış.
Tahsisten bir yıl sonra ormanda yangın çıkması, doğal olarak kafalarda soru işaretlerine neden oluyor.
MNG Holding bir süre önce aynı yerdeki koyu toprakla doldurmuş ve olay ortaya çıkınca Cezası neyse öderiz demişti.
Yine MNG Holding’in 1998'de Antalya'da Topkapı Palace'ı yaptığı alanın arkasındaki ormanlık alanın tahsisi için başvurduğu, ilk anda reddedildiği ortaya çıkmış.
Bir yıl sonra ise bölgede çıkan yangında ormanlık alanın bir kısmının yandığı ve bölgenin MNG Holding’e tahsis edildiği belirlenmiş.
Geçtiğimiz yaz Güvercinlik köyü yakınlarında orman yangını çıkmıştı. Bu yangında 238 hektarlık ormanlık alanın yandığı yangının 3 ayrı noktadan başlaması nedeniyle sabotaj iddiaları ortaya atılmıştı.
Ancak yapılan soruşturmada herhangi bir bulguya rastlanmamıştı!
Ormanın turistik tesis yapmak için kasten yakıldığı iddialarını gündeme getiren Bodrum da kurulu bir sivil toplum kuruluşu, Tahsisler Dursun eylemi yapmıştı. Ve yaklaşık 5 bin Bodrum’lunun imzasının yer aldığı dilekçeyi Kültür ve Turizm Bakanı Günay'ın Bodrum ziyareti sırasında kendisine sunmuşlardı.
Bu bölgedeki otel izinleriyle ilgili Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkilileri basına yansıdığı kadarıyla şu bilgileri vermişlerdi.
— Güvercinlikte orman mülkiyetinde bulunan 1, 2, 3 ve 4 numaralı tahsisler ilk olarak 11.11.1997 tarihinde tahsis yapıldı.
— Güvercinlik Turizm alanı kesin tahsis işlemi ise 01.06.2006 tarihinde yapıldı.
— Yapılaşma izninde bina yüksekliklerinin 5 kat olacağı kayda bağlandı.
— Daha sonra kıyı kenar çizgisinden itibaren 50 m. park olarak düzenleneceği ve bu alanların halka açık olması zorunlu olduğu için planda yenilenme yapıldığı.
—Tahsis 1997'de verildi yenilemeyi onayladık. Demişlerdi.
Şimdi bakıyorsunuz. Yanan ormanlık alanların hemen bir yıl sonrasında Holdinglere turistik tesis(!) için tahsis edildiğini görüyorsunuz.
O zaman da acaba bu holdingler, ormanı birilerini tutup yaktırıyor mu diye kendi kendinize sormaktan veya biraz sesli düşünmekte kendinizi alamıyorsunuz.
Bu işin tek çıkar yolu, Türkiye Büyük Millet Meclisinde bir komisyon kurulacak. Her partiden eşit sayıda Milletvekili komisyona alınacak.
Bu zamana kadar çıkartılan yangınları ve yanan ormanlık alanlar ile ilgili çok geniş kapsamlı bir araştırma yapacak.
Bu bir nevi toplumsal bir hamle olmalı ve herkes bilgisini, görgüsünü bu konuda seferber etmelidir.
En önemlisi de, bu zamana kadar yanan ormanlık alanların, yeniden orman dikimi için bir faaliyet olup olmadığı ile her hangi bir holdinge turistik tesis! İçin tahsis edilip edilmediğinin belirlenmesi ile edilmiş yerler varsa, buralar hakkında gerekli soruşturmanın yapılarak, bu tesis sahiplerinin en kısa sürede adalet önüne çıkartılması çalışmalarına hemen başlanmalıdır.