- Kategori
- Anılar
Ortadan kaybolan adam oldu esrarengiz adam
Geçen sene bana haber vermeden ortadan kaybolan bir sevgilim vardı. Atıldığı bir taşra üniversitesine geri dönmek için dava açmış ve geri dönmeye hak kazanmıştı. Hakkındaki itham ise, fakültenin önemli bir kişisine kavga sonucunda hakaret etmekti. Beni de o üniversiteye götürecekti. Sonunda gönül ilişkisinin görevine zarar vereceğini öne sürüp vazgeçmişti. Kendisine “Sen Deniz Baykal mısın ki, bu durumdan mağdur olacaksın? Nasıl olsa eşinden boşandın” demiştim, ikna edici cevap verememişti. O sırada kasedi çıkan sadece Baykal vardı. Hadi onunla gitmek önemli değil diye düşünmüştüm ama sonra beni hiç aramadı, telefonlarıma cevap vermedi, nette sık sık girdiği bir sohbet sitesinde yakalamaya çalıştım, elimden kaçtı. İşin ilginç yanı, bir açıklama da yapmamıştı. O sırada bir gazetede “ortadan kaybolan adamlar” la ilgili bir yazı dikkatimi çekmişti. Aynı onu anlatıyordu. Ortadan iz bırakmadan kaybolmuştu. Geçen sene onu birkaç kere aramıştım. Ya cevap vermemiş, ya da bana –cığım diye hitap eden adam “Sayın hocam, sizi sonra ararım” deyip aramamıştı. Geri dönmek için uğraştığı üniversiteye değil, başka bir üniversiteye geçmişti.
Aradan bir yıl geçti. Geçen gün yine arayayım dedim, ama cevap vermeyeceğini düşünüyordum. Bir gün sonra beni aradı, “Sanırım Babalar Günü’mü kutlamak için aradın” dedi. O amaçla aramadığım halde “Evet, öyle” dedim. Son durumunu sordum. En son görev yaptığı taşra üniversitesinden başka bir taşra üniversitesine geçiş yapmıştı. Unvanı yükselmişti. Bu arada bir partiden milletvekili adayı olmuş, ama seçilememişti. Israrla “kazandın mı” diye sordum, ancak 3. soruşumda kötü sırada olduğu için seçilemediğini söyledi. Ben de asla aday olduğu partiye oy vermeyeceğim halde, “aday olduğunu bilseydim, sana oy verirdim” dedim. Sitemimi tabii ki ettim, “Beni terk ettin zannettim. Neden bir yıl boyunca beni aramadın, telefonlarıma cevap vermedin” dedim. Milletvekili adayı olduğu için telefonlarının dinlenmesinden korkmuş. Aday olduğu parti ise, dinlemelerden, kasetlerden en az muzdarip olan parti gibi gözüküyordu. Ama gene de maazallah, ya kasedi çıksaydı? Siyasi hayatı başlamadan sona ererdi.
Aslında milletvekili aday adayıyken elendi mi, yoksa aday mı oldu da seçim pusulasına adı yazıldı, tam anlayamadım. Yine esrarengiz konuşmayı başarmıştı. Artık benim gözümde ortadan kaybolan adam değil, esrarengiz adamdı. Tam bir yıl sonra ortaya çıktı. “Ankara’ya geldim, görüşebiliriz” dedi. Bakalım bundan sonra ne olacak? Gene ortadan kaybolacak mı? Değiştirdiği üçüncü üniversiteden sonra dördüncüye geçecek mi? Yoksa yaşadıkları gerçekti, hayal mi oldu? Böyle esrarengiz kişiler değil blog, roman bile yazdırır. Sağolasın…