​ Gün doğarken / Anılar / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Haziran '11

 
Kategori
Anılar
 

Gün doğarken

Tandan bile evvel, bir gecenin son demlerinde uyanıverdim koltuğun üzerinde 

ve televizyon halen açık. Yanımda yarım kalmış bir bira. Gönlümdeki ağrı biraz olsun 

dinmiş. Dünün yağmurlu ıslak yorgunluğu var. Sigara paketi tarafımca tüketilmiş. 

İçimde bir sabah 5 sıkıntısı. Uykum geceden alınmış. Vücudumda rahatsız yatmış 

olmanın tutukluğu. Dayanılmaz sigara isteği beni kilometrelerce yola düşürdü. Mevki 

Üçkuyular / İzmir. İyi bir tuzlama çorbasının ardından İnciraltı sahilleri. Şarkılar ve 

türküler ardısıra. Peşimde kediler köpekler, martılar... Güneşin patlamasına çeyrek 

kala yüreğimde bir özgürlük havası. Beste besteleri beslemekte. Aklımın 

köşeucunda, yüreğimin taç yapraklarında dünkü acıların örmüş olduğu P........ 

Kendimi güvende hissettiğim tek sığınak. Görüşebilmek için onunla daha çok saat 

var. Acılarım şarkı çığlıklarına dönüşüyor. Bir poyraz bir poyrazı izliyor. Başörtü gibi 

vücudumda pardüsem dalgalanıyor. Kafamdaki peşisıra düşünceler ardısıra açılıyor. 

İlk gün ışığıyla beraber doğa berraklaşıp netlik kazanmaya başlıyor. 2 velet serseri 

köpek benimle kudurmak için peşimdeler. Onları kediler izliyor. Onlara nispet 

yaparcasına martılar alçaktan uçup çığlıklarıyla dalga geçiyorlar. Limit anının 

dayanılmaz lezzeti burnumda. Midemden yükselen mutluluk vücudumu harekete 

geçirmiş köpeklerle koşturuyorum. Kanımla damarlarıma pompalanan bitmeyen 

enerji çay susuzluğuna sebep oluyor. Bu nasıl bir tamı tamına bütünlük doğayla. 

Tekneye düşmüş balıkçı insanlar bile bozamıyorlar. Nefesim kesik kesik 

türdeşlerimin olduğu çay ocağına cinsiyet problemi yaşamadan oturuyorum. Tıpkı 

askerdeki gibi çoğu benim Anadolu insanım. Yürekleri tertemiz, yağız yağız 

bakmaktalar. Aralarında farklı bu tipin ne aradığını anlamaya çalışıyorlar. Aslında 

anlaşılacak birşey yok, ben de onlar gibi bir Türküm. Sadece makyajım değişik o 

kadar! Bunu farkettiklerinde yarım kalmış sohbetlerine devam ediyorlar. 30 bin TL 

değerindeki karbonatlı çaya 50 bin TL ödedikten sonra evime doğru yola çıkıyorum. 

Endonezya’ dan beridir ilk kez özgürlüğümle beraber. Günaydın Türkiyem... 

24/11/97 İzmir 

 
Toplam blog
: 631
: 293
Kayıt tarihi
: 10.04.11
 
 

Eric'i külden yarattım. Tamamıyla benim eserim. Söyleyeceği çok sözü, söylemek istediği az sözü. ..