​ Ortadoğu'nun en büyük devleti 2 / Dünya / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Temmuz '12

 
Kategori
Dünya
 

Ortadoğu'nun en büyük devleti 2

Ortadoğu'nun en büyük devleti 2
 

Binlerce yıldır ay ve yıldızın altında huzur içinde yaşayanlar, bundan sonra neden yaşamasınlar? Var mı buna bir engel?


Bu yazı dizimin ilk yazısında, Türklerle Kürtlerin ayrılıp, bölünüp, küçük, küçük, hap gibi kolayca yutulabilecek, parçalanabilecek devletler değil, birleşip Ortadoğu'nun en büyük devletini kurmaları gerektiğini anlatmaya çalışmıştım; kendi sahip olduğum bilgilerim ve görüşlerim ışığında...

Bugünse, neden böyle bir devlete ihtiyaç olduğunu en gerçekçi nedenleriyle ortaya koymaya çalışıcam izninizle...

Dünyanın en büyük devletlerinin, en güçlü ülkelerin bugün için baş etmekte en çok zorlandıkları mesele, hızlı nüfus yaşlanmasıdır.

Hemen yanıbaşımızdaki Rusya, Dünya'nın süper gücü, ABD, Avrupa Birliğinin en büyük abisi Almanya, nüfus yaşlanmasına çareler aramakta; hatta Almanya, eksiye düşen nüfus artışının geleceğinde oluşturacağı tehdit ve tehlikelere karşı binbir çare aramakta... Tabi eğer aradıkları o çareleri bulabilirse...

Türklerle Kürtlerse, hem Avrupa'nın, hem de Araplardan sonra Ortadoğu'nun en genç yaş ortalamasına sahip nüfusunu oluşturmakta...

Birleşebilen bir Türk - Kürt genç nüfusu, çok büyük bir demografik avantaj, çok büyük bir üstünlük sağlar; Ortadoğu ve Dünya'da; kurulabilecek bu, Ortadoğu'nun en büyük devletiyle...

En başta İsrail'in bölgedeki çıkarları ve Amerika'ya yaptığı baskılar yüzünden, ortadoğunun değiştirilmesi kesin gözüken siyasi haritası, Suriye'nin parçalanması ya da andığım ülkeler açısından ele geçirilmesi, çok daha değişik bir havaya, gerilimi çok daha yüksek bir siyasi kutuplaşmaya yol açacak bölgede; hepimizin de bildiği gibi...

Suriye'yi ama öyle, ama böyle istediği kıvama getirecek bir Amerika ve İsrail için, artık bölgede sadece iki temel hedef kalacak. Önce İran; final yemeği olarak da, elbette ki, Türkiye...

Ortadoğu'da ABD - iran ya da İran - İsrail kapışması, beklenenden, hesaplanandan çok daha erken, çok daha çabuk gerçekleşecek; bu gidişle...

Böyle bir durumda, parçalanmasa bile, çok güçsüz hale düşecek bir İran, Türkiye açısından çok farklı ihtimalleri de beraberinde getirecek bence.

O yüzden, Amerika'da Pentagon çevrelerinde " Yüzyılın kapışması ya da Yüzyılın meydan okuması " ifadeleriyle gönderme yapılan senaryolar gerçeklese de, gerçekleşmese de Türkler ve Kürtler, yapacakları büyük işbirliği ile bu tehdidi sonsuza kadar ortadan kaldırabilirler.

Diyelim ki, yukarıda anlattığım Amerika ve İsrail eksenli tehditler gerçekleşmedi. Söylediklerim sadece birer varsayım olarak kaldı. Peki şuna ne diyeceksiniz? Merak ediyorum doğrusu...

Nüfusu hızla 7 milyara koşan Dünya'da, en geç 2030 yılına kadar çıkmasına kesin gözüyle bakılan Su Savaşları'nın ağırlık merkezi kesinlikle Ortadoğu olacak.

Böyle bir savaş gelip, çattığında kapımıza, birbirinden ayrılmış, birbirinin düşman kardeşi olmuş iki ayrı devlet olmak mı, Türk ve Kürt devletleri; yoksa güçlerini birleştirebilmiş, Ortadoğu'nun en büyük devleti olmak mı çok daha akılcı ve gerçekçi?

Yüzyıllardır kan kana, can cana olanların, etle tırnağın, binlerce yıl daha huzurlu ve güven içinde birlikte yaşayabilmesinin, de en gerçekçi yolu, bu, Ortadoğu'nun en büyük devletini kurmak değil mi?

Başta petrol ve bor olmak üzere, Dünya'nın hala en önemli yeraltı kaynaklarının, hatırı sayılır bir bölümü, Türk - Kürt ortak coğrafyasında değil mi?

Özellikle son 200 yıldır sırf bu yüzden, Türkler ve Kürtler kanlı bıçaklı hale getirilmek istenmiyor mu? Söyler misiniz Allah aşkına?

Kurulabilecek Ortadoğu'nun bu en büyük devleti, bu tehdidi de sonsuza kadar ortadan kaldırmaz mı?

Her ne kadar, ilk bakışta, günümüz savaşlarını, artık teknolojik üstünlüğü olanlar kazanacak gibi gözükse de; Amerika'nın Irak'ta, Afganistan'da düştüğü hallerin izahı ne öyleyse?

Teknolojik üstünlük, tabi ki çok önemli olsa da; tüm savaşların da, Ortadoğu'da kopması muhtemel bir  savaşın, kavganın, kıyametin de, kazananını, kara savaşları ve konvensiyonel silahlar belirleyecek.

Tabi eğer, Ortadoğu'nun kaybetmeye tahammülü olmayan efendilerinden biri, nükleer silahlarını kullanmak çılgınlığına, cinayetine kalkışmazsa...

Şimdilik bu ihtimali göz ardı edersek... Bölgede kurabileceğimiz Ortadoğu'nun en büyük devleti, ordusunun konvensiyonel gücü, sayısal özellikleri ve eğitimli ve dinamik bir yapısı açısından da çok büyük fırsatlar, eşsiz değerde alternatifler sunmaz mı bizlere peki?...

Elbette ki aklımız da, kalbimiz de, hiçbir savaşın olmamasını dilemekte... Ama öte yandan, yaşadığımız dünyanın, karmaşası, kavgası, savaşı, birbirini yemesi her gün biraz daha artmakta ne yazık ki... Dünya, her gün biraz daha içinden çıkılamaz devasa bir arap saçına dönüşmekte...

Bütün bu saydığım tehdit ve tehlikeler karşısında, en akılcı, en soğukkanlı yaklaşım, yapılabilecek en doğru seçim, Türklerin ve Kürtlerin sahip oldukları tüm güçleri birleştirerek, yepyeni bir gücü oluşturmaları, Ortadoğu'nun en büyük devletini kurmaları değil mi?

Not: Yazıda kullanılan görsel www.adaletbiz.com adresinden alınmıştır.

 
Toplam blog
: 1349
: 1777
Kayıt tarihi
: 30.01.11
 
 

İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler veTanıtım, A.Ö.F. Adalet Yüksek Meslek ..