- Kategori
- Felsefe
Oryantal müziğin ettikleri

Müziğiyle mimarisi de örtüşüyor orient'in
Hindu-Arap Karışımı Enstrümental
Nedenini bilmem ama biraz mekanik kalırdı Batının’kiler, Orient’inkiler yanında.
Bir şeyi eksik gibi gelirdi… belki sıcaklığı… bekli de kıvraklığı… yoksa oynaklığı mı ne?
Belki de bir yerlerinde aşkın şehvetini vurgulaması hoşumuza giderdi…
Kolayca itiraf edemesek de.
Müziği otantik, haliyle dinliyorum yeniden… Meğer ne kadar da farklıymış…
Aslını bulunca, nasılda sahteliği ortaya çıkıverdi “çakma” sının…
İyi ki söyleyen, tüm ruhunu taşıyordu “Orient”in.
O buğulu sesiyle, romantizmi bile nemlendirirdi,
“ah felek zalim felek” derken Yeşim Salkım.
Pek uymasa da uydurduğu sözleri,
Otantik melodi zenginliğinin yaşattığı ritme.
Arap- Hint karışımı oryantalin kıvraklığıyla akardı gönüllere,
Sesinin rengindeki gizemin verdiği iç gıcıklaması.
Kendimizi bulurduk dinlerken,
Savrulurduk, o yer senin, bu gök benim
İçerdik ezginin ayartıcı zevkini,
Delikanlılığın verdiği sarhoşlukla.
En ucuz şey romantizmdi,
Üstelik KDV si de yoktu hayallenmenin.
Şimdi dinleyince yeniden canlandı anılar, sanki hiçbir şey değişmemiş gibi.
En azından değişenleri fark edemediğimi fark eder gibiyim.
Hala karar veremiyorum…
Gerçekten de “kavanoz dipli miydi” dünya,
Yoksa biz mi bir şey görmüyorduk, kavanozun dibinden başka…
Tekrar dinlerken müziği, bir yanımın hala kavanozun dibinde serserilik ettiğini fark etmenin sevinciyle…
Paylaşmak istedim anıları… Olur ya belki yalnız değilimdir ümidiyle...
Not:Dileyene gönderilir…