​ Oryantalist 'Zenne': Çakma bir Ferzan Özpetek filmi olmuş... / Sinema / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Mart '12

 
Kategori
Sinema
 

Oryantalist 'Zenne': Çakma bir Ferzan Özpetek filmi olmuş...

Oryantalist 'Zenne': Çakma bir Ferzan Özpetek filmi olmuş...
 

Altın Portakal'dan bol ödülle dönerek olay yaratan Zenne'yi izledim geçenlerde. Benim bildiğim zenne, kırsal kesimde, taşrada ya da geleneğin yaşatıldığı kesimlerde açık havada düzenlenen düğün dernekte göbeğini kalçasını kullanarak dans eden erkeklerdir. Filmde ise zenne algısı, eşcinsel kulüplerde seksi danslar yapan erkekler. Oryantalist bakış filmi öyle hakimiyeti altına almış ki Yönetmen olarak Caner Alper ve Mehmet Binay gibi Türk isimlerini görünce insan şaşırıyor. Filmdeki Alman fotoğrafçı Daniel (Giovanni Arvaneh) filmi yazmış, yönetmiş olsaydı, bunca oryantalist öğeyi anlayabilirdik.

Film, eşcinsel olduğu için babası tarafından öldürülen Ahmet Yıldız'ın gerçek hikayesi; ama filmin yapımcıları herhangi bir ana konuda bir türlü karar kılamamış ve ortaya sonuç haliyle odaksız, iyi işlenmemiş, anlatacak çok şeyi olması nedeniyle soluksuz kalmış vasat bir film. Oturduğum yerden Vasat gibi bir yafta yapıştırırken içim acımasına engel olamıyorum; çünkü bir filmi bir araya getirmenin ne kadar çok özveri, emek, para ve umut olduğunu biliyorum.

Zennelik yapan Can (Kerem Can) oyunculuğuyla görselliği iyi birleştirmiş, Doğulu muhafazakar ailenin İstanbul'da yaşayan oğulları üniversite öğrencisi Ahmet (Erkan Avcı) rolüyle inandırıcı. Buna karşın filmin ismi Zenne olmasına karşın, Can'ın değil, daha çok Ahmet'in hikayesi var. Belki Zenne’de Can ile Daniel’ın ilişkisi odağa konulsaydı filmin dalları budakları biraz olsun toparlanabilirdi.

Can, Teyzesi Şükran (Jale Arıkan) ve teyzesinin sevgilisiyle birlikte yaşadığı ev, keyifli, canlı.

Diğer bir yan hikaye olan Can’ın zarif annesi Sevgi (Tilbe Saran) ve askerlik sırasında çatışmalara girmesi sebebiyle ruh sağlını kaybetmiş abisinin hikayesinde başka bir film mi izliyorum diye şüpheye düşüyor insan.  

Ahmet'in annesi Kezban karakteri trajikomik, üstelik de korku filmi kaçkını. Bunda oyuncusundan ziyade yönetmenlerde bir hata aranabilir sanırım; çünkü Rüçhan Çalışkur’a verilen rol bu ise, rolünü iyi yaptığı su götürmez. Yine de Kezban karakteri daha uzun süre kabuslarımda peşimi bırakmayacak. Bu kadar yumuşak bir babanın, üstelik de kendisi de gizli eşcinsel olan birinin oğlunu aynı nedenle öldürmesini Can ve Ahmet’in arkadaşlığını anlamak kadar zor.

Diğer bir yan hikaye, Daniel’ın Afgansitan’da fotoğraf çekerken bir şekilde ölümlerine sebep olduğu çocuklar nedeniyle duyduğu suçluluk.

Odaksızlığını, zennenin dans ettiği etkileyici görselliği bir yana koyduğunuzda genel itibariyle çakma bir Ferzan Özpetek filminin içinde kaybolmuş gibi bu filmi hayretle izleyeceğinize şüphe yok. Yabancı bir fotoğrafçının ana rollerden birini üstlendiği oryantalist bir filmde gözler İstanbul gibi nefes kesici bir şehrin görselliğini arıyor. Hamam’daki gibi.   

Zenne, tek bir filme sığmayacak kadar çok anlatacak konusu olan iyi niyetlerle yapılmış ama maalesef iyi kotarılamamış dağınık bir film… ImdB puanının 7,3/10, beyazperde puanının ise 1,5/10 olması filmin seyirci kitlesinin de Batılı olduğunu gösteriyor sanırım.

 

 
Toplam blog
: 132
: 3374
Kayıt tarihi
: 09.08.06
 
 

Odtü mezunu; edebiyat ve sinema düşkünü biriyim. AFSAD’ta fotoğraf, Sinematek’te film yapımı üzer..