- Kategori
- Güncel
Oslo'da tatil.. Kumrular'da yangın

Lanet olası terör 3 masumun canını aldı...
20 Eylül 2011 saat öğleden önce 11 i geçerken hain bir el fünyeyi çekti ve ortalık bir anda ana baba gününe döndü. Bir can pazarı ve bir gün sonra kesin sonuç 3 ü ölümlü, 34 yaralı açıklaması geldi yetkililerden, ölenlere Allahtan rahmet, kalanlarına sabır ve yaralı kardeşlerime de acil şifalar dilerim...
Patlama için seçilen yer özellikle çok manidar, şöyle ki; günün her saati kalabalığın eksik olmadığı, toplu taşıt araçlarının yoğunlukla geçtiği, öğle yemek arası bilhassa yakın çevredeki, Başbakanlık, Toprak Mahsulleri Ofisi Genel Müdürlüğü, Milli Eğitim bakanlığı, Genel Kurmay Başkanlığı, Milli Savunma bakanlığı, Çankaya Kaymakamlığı, Namık Kemal İlk Öğretim okulu, Çankaya Emniyet müdürlüğü biraz daha ilerde DPT, TÜİK ve TSE gibi kurumlarda çalışan binlerce personelin, sivil- asker, öğle arası uğrak yerlerindendir KUMRULAR Caddesi...
Böylesi yoğun bir alanda adım başı sivil polislerin kol gezdiği böylesi devasa kurumların olduğu yerde profesyonelce bir eylem koymak bana göre terör örgütlerinden ziyade daha profesyonel ve özellikle de Ortadoğu üzerinde Türkiye ile çatışan batı Avrupalı ülkenin gizli servisinin işidir diye düşünüyorum, birinci alternatif olarak, bu kanıya nerden vardım? Öncelikle eylemde kullanılan aracın markası sanki bir imza bırakmak üzere seçilmiş gibi. Ortadoğu menşeli bir servisin böylesi bir eylemde pahalı bir araç asla seçmez, daha ucuz yolu seçer.
İkinci nokta ise eylemin planlaması ile Başbakanın çıktığı Ortadoğu gezisinin tarihlerinin çakışması, sanki bu eylemi planlayan ülke, Kuzey Afrika'da ben de varım der gibi geldi bana.
Diğer bir alternatif ise biraz daha içe dönük bir iddia; 20 Eylül 2011 tarihli "Bombanın Hedefi Erdoğan'ın gizli Örgütü ise AKP Çarşısı karışır" başlığı ile Açık istihbarat sitesinde çıkan bu yazıda geçen yandaş medya yazarlarının “Twitter” üzerinden yazdıkları bombalı eylem ile alakalı sözleri dikkat çekicidir.
" Emniyet'e yakın isimlerden Adem Yavuz Arslan twitterında patlama sonrasında MİT'i eleştirirken, Deniz Feneri soruşturması vesilesi ile Emniyet'le aralarına kara kedi girdiği anlaşılan Kanal 7 "anchormanı", Erhan Çelik Adem Yavuz Arslan'ın MİT'ten A.G'yi hedefe koyan "twitter" mesajını şu karşı mesajla eleştiriyor :
"Emekliliği gelen bir kadın istihbaratçıdan önce onu Emniyet istihbartına sormalı.. Önüne gelenin telefonunu dinlemekle olmuyor işler.."
Bu twitter mesajı üzerine , Türkiye'nin polis kaynayan "liberal" gazetesi Taraf yazarı Emrullah Uslu topa giriyor ve Emniyet'in o dinlemelerle bir çok bombayı engellediğini söyleyince Erhan Çelik'in karşılığı daha da manidar:
"Dikkat ederseniz ben o kıyası tek bir kadın istihbaratçıyı hedef alan twit üzerine yaptım. Ayrıca sizden aynı duyarlılığı emniyet istihbaratının "ruhlara duyurmadan" yaptığı tüm işlerde görmek isteriz!"
Bu ilginç mesajlaşmalardan anlaşılacağı üzere yandaş kalemler arasındaki MİT’i savunan ve Emniyeti savunan veya emniyet kökenli kalemler arasındaki twettleşme de Emrullah Uslu diyor ki :
"Ankara'da patlamanın olduğu yerin adi DEVLET MAHALLESI,
Patlamanın olduğu yere çok yakın 30 M. EGM binaları var....
Çankaya Karakolu yine aynı yerde...
Bombanın kaymakamlık önünde patladığı da düşünülürse ayrıca değerlendirilmeli bu ayrıntılar...
Patlamanın olduğu yere ilişkin çok daha ilginç bir bilgim var ama yazmam ve konuşmam. inş o iş doğru değildir.."
Emrullah Uslu olayları önceden bilen ve olacakları gazetedeki köşesinde yazan bir yazarımızdır. Kendisine her olay öncesi bir istihbarat bilgisi ulaşır, eski mesleği dolayısı ile olsa gerek, ama bilip de yazamadığı konuşmadığı işin adı nedir? Bunu acaba teyit etmediği için mi yazamıyor, yoksa bir yerlerden korkuyor da mı yazamıyor? Neyse nasıl olsa o da gün ışığına çıkar, çünkü güneş balçıkla sıvanmaz, bugünler de geçer….
Bu Twettleşmeden anlaşılan o ki; uzun zamandır MİT ve Emniyet arası gergin, ama bu KUMRULAR caddesinde bomba patlatacak kadar olacağına ihtimal vermiyorum. Ama günümüzde öyle şeyler oluyor ki, mesela, savcının biri kalkıp da Hrant Dink cinayeti ile Ergenekon arasında öyle bir bağ kuruyor ki, evlere şenlik!!!!
Anılan savcı bey mütaalasında ; “ Elde kanıt olmamasına, kanıtların silinmesine rağmen, benim kesin kanaatim bu cinayeti Ergenekon’ un Trabzon kanadı yaptı.” Yahu el insaf bu nasıl hukuk anlayışıdır. Burası muz Cumhuriyeti falan mı? Ve bu savcı, Cumhuriyetin değil de majestelerinin savcısı mı? Bu gibi anlaşılmaz durumların olduğu günümüzde artık eski deyimi ile At izi İt izine karışmış durumdadır. Allah sonumuzu hayır etsin..
KUMRULAR caddesi eylemi belki de acı bir örnek ama; buradan Hükümete, Ankara Valisine ve Belediye Başkanlarına sormak ve seslenmek istiyorum. KUMRULAR Caddesi üzerinde MOBESE var mı? Ekonomik olarak çok iyi yolda olduğumuzu devamlı gündeme getiren yöneticilerin, acaba KUMRULAR caddesi gibi, halkın ve trafiğin yoğun olduğu yerlerdeki, caddeleri parselleyip otoparkçılara kiraya vermeleri ne derece doğru? Bilhassa Okul bahçelerindeki park rezaleti hem öğrencilerin oyun sahasını engelliyor hem de KUMRULAR Caddesi örneğinde olduğu gibi tehditlere açık alanlardır.
Para her şey değildir. İnsan canı ve onuru her şeyin üstündedir.