- Kategori
- Güncel
Osmanlıca Türkçesi tartışmaları

Osmanlıca Türkçesi dil öğreniminin nesine karşı çıkılıyor anlamış değilim. Bilmeyeni anladım da prof.kimlikliler dahi itiraz ediyorlar. Osmanlıca dili, FARSÇA-ARAPÇA-TÜRKÇE dillerini içeren "kapsar küme" nitelikli bir dildir. İngilizce dilindeki sözcüklerin tamamına yakını Arapça'dan devşilmiş kelimelerdir. Harf harf örneklendirebilirim ancak, bu görev benim gb. sıradan bir yazara değil dil bilimcilerine aittir. Ben olsam ÇİNCE,İBRANİCE ve ANTİK YUNAN DİLLERİ'ni de öğretirim. En azından bilgi sahibi olunur. Yaşayan en organik dil Çince'dir. Bir dilin lûgat kalitesi, orjinalliği ve en ilkel anlatım olan ŞEKİLLEME-SEMBOLİZE ile belirginlik kazanır. Yazılışı en İLKEL ŞEKİLLİ olan diller,en kapsamlı ve geçerli diller olarak kabul görürler. Örn; Güneşi anlatırken güneş şekli Çizilen-Şekillendirilen-Resmedilen bir dil anlatısı bozulmamış,orjinal ve doğru bir anlatımdır. Arapça'da MİM, önemli-değerli-saygın anlamlı bir harftir. MÎM harfinin şekillendirilişi (yazılımı); "elleri göğsünde bağlı, ayakları yere sarkık, oturur vaziyette bir insan figürü" olarak resmedilir. Özellikle ilkel-orjinal-organik-bozulmamış çok az deforme olmuş tüm harflerin, tek tek bir hikâyesi bulunmaktadır. Bu dil bilimleri içerisinde yer alan ayrı bir bilim dalıdır.Köken bilim-Hiyeroglif-morfoloji (yapı bilimi)- yansıma sesler (onomatopeler)-ses sistemi (fonoloji) vs. Bunları bilmenin, birey ve toplumlara yararları nelerdir?
1) Dil,somut madde oluşumunun ilk evresidir.
2) Dil bir varlıktır ve de canlı bir varlıktır.
3) Orjinalliği oranında pozitif etken ve ettirgendir.
4) Bir dil ne derecede KAPSAR KÜME nitelikli ise, kullanıcının Yapabilirliği-Sahipliği-Hakimiyeti-Kudreti o ölçüde üstündür.
Diller, aynı zamanda konuşulduklarında,yazıldıklarında ve okunduklarında Enerji Alanı oluşturmaktadırlar. Bu Enerji Alanları Evrene yayılmaktadırlar. Kapsar Küme nitelikli bir dile hakim olan birey ve toplumlar,ortak özellikleri taşımakta olan ve de farklı devirlerde yaşamış ve yaşayacak olan insanlarla iletişim içerisinde olup konuşup bilgi aktarımında bulunulabilirler. Yaratılan hiçbir varlık yok olmaz. Sonsuzdur. Bunların başında Dil gelir. Örn; İlk yazılı eserler sunan,astronomi ve fen bilimlerini keşif eden kişi "İdris peygâmber a.s." olarak bilinir. İdris peygâmber,Antik Yunan'da HERMES,Mısır Mitolojisinde İSİS-OSİRİS-HOROS,Perslerde HÜRMÜZ olarak adlandırılmaktadır. Yazar ve şâirlerin Üstadı Pîri olarak bilinir. Günümüzdeki CEBİR-RİYAZİYE-MATEMATİK-KİMYA-FİZİK-TIP-UZAY ve TİCARET BİLML. O'ndan kalan eserlerin incelenmesi neticesinde altyapısı kurulduğu belirtilmektedir ve bu incelemeler Avrupalı saygın bilim insanlarına aittir. Dolayısıyla Dil, maalesef yalnızca bir dedikodu aracı değildir, her türlü somut nesnenin yaratıcı unsurudur.
Öz Türkçe savunucularına düşen görev bilime bilmeye karşı olunmaktan öte, bu alandaki eserlere sahip çıkmak, sürekli güncellemek ve kuşkusuz edebi yapıtlar sunmaktır. Karacoğlan'ın, Kutat ku Bilig'in, Dedem Korkut'un yalın dillerini hiçbir lügata değişmem. Ancak, bu lafta kalırsa olmaz. Güncel Türkçe sözcük başlığı altında toplumda kabul görmeyen uydurmaca kelimelerle Türk diline sahip çıkılamayacağı herkes tarafından bilinmektedir. Türk dillerinin yaşatılmalarına yönelik özel ve tüzel olmakla birlikte hangi kurum ve kuruluşlar yazarlara ve şairlere sahip çıkmaktadırlar? Buyurun birlikte eserlerinizi dilimize, toplumumuza,toplumlara ve geleceğimize kazandırılalım! yaklaşımını gören-duyan-bilen varsa beri gelsin. Blog yazarlığı yapmanının zorunluluğu ne ola? Ve de iyi ki böyle bir olanak sunulmaktadır, ayrıca yetkililere, bu hizmette emeği geçenlere kalbi teşekkürlerimi sunuyorum.
"Gazelden Türkü okumak" her bir katkıya karşı olmak sonderece kolay bir tercihtir.
********
Hükümetin olumlu icrâtlarına muhalefetin tamamen politik olduğu görüşündeyim. Bununla birlikte öncelikli sorumluluk icra makamınındır. Haksız hukuksuz uygulamalarda doruk işlevler, ardından Osmanlıca ve Zorunlu Din Dersi. Ne perhiz ne turşu? itiraz, AKP'NİN TUTARSIZLIKLARINADIR. HEP BANA RABBENA ANLAYIŞIDIR. HER YOL MÜBAH 'WİN WİN' TUTUMUDUR. Dolayısıyla doğruya da yanlışa da karşıtlığı oluşturan AKP'NİN KENDİ HATALARINI "GÖRMEME ISRARIDIR. Çok daha öncelikli günah, "Yanlış yaparsan seni kılıcımla düzeltirim Ya Ömer" anlayışında olamayan seçmen kitlesindedir. Hem iktidar taraftarları hem de Muhalefet yanlıları "doğruya doğru yanlışa yanlış" diyebilmelidirler. Aksi durum "sen zort ben zort ata kim verecek ot" misâli ve 'iki yaşlı keçi' durumu kaçınılmaz olur. Yontulalım ama sürekli kendimize yontmayalım.