- Kategori
- Futbol
Öteki “kumpas”lar çöktü, “sözde şike”ninki mi çökmeyecek?

Bir vardı, bir yoktu.
Adı ÖYM olan mahkemeler vardı.
O mahkemelere “malzeme” taşıyan “özel yetkili” polisler vardı.
“Malzeme”leri “özel yetkili” savcılar, yargıçlar işledi. ÖYM’ler kısa sürede “üretim”e başladı. “Suçlu”lar, başta Silivri'ye dolduruldu.
“Üretim”den futbol dünyasında “hedef”e konan/lar da nasibini aldı. Başta Aziz Yıldırım ve arkadaşları, Fenerbahçe...
Futbol dünyasının “akil adamları”, Aziz Yıldırım’a çağrı üstüne çağrı yaptı:
“Başkanlıktan istifa et, kurtul; kulübünü de kurtar!”
Oysa o, kendisini değil, “kurum”un geleceğini düşünerek, hiçbir şeye aldırmadı. Daha göz altındayken, “erken rezervasyon” misali ayrılan “koğuş”ta bir yıl ikamet etti.
Öteki kesimlerde suskunluk sürerken Fenerbahçe taraftarı ayaktaydı.
("Dava"nın Savcısı Mehmet Berk’ten itiraf:
“Bu dava, hayatımızı allak bullak etti. Ben, Balyoz davasında da çalıştım. Şike davasını açtığımız zaman, bunun da Balyoz gibi üç dört ay konuşulup biteceğini sandık. Ama yanılmışız. Bunun böyle bir noktaya geleceğini hiç tahmin etmedik.”
Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’dan dokundurma ve sitem:
"Şike davası sürecinde Fenerbahçe taraftarı bir tarih yazdı. Öyle bir tarih yazdı ki, aslında Türkiye’deki çok kurum ve kuruluşun Fenerbahçe taraftarından ders çıkartması lazım.")
Gün geldi, işler, hiç akla gelmeyen bir durumda tersine döndü. ÖYM’ler sonunda yok oldu. “Kumpas”lar bir bir çöktü, çöküş resmileşti; kala kala “şike kumpası” kaldı.
“Fezleke”den “iddianame”ye, “hüküm”den “onama”ya uzanan süreçte “deprem” oldu. Kimileri kendilerini farklı yerlerde buldular.
Geldik bugüne.
28 Nisan, bakalım, nasıl bir gün olacak, tarihe nasıl geçecek?
*****
Kamu Spotu Niyetine
Aziz Yıldırım der ki:
“Bu, şike değil, siyasi bir davadır.”
"Ne şikesi, ne şike davası; memleket elden gidiyor"
"Türkiye Cumhuriyeti tek bir devlettir. Başka bir devlet kurulmak istenmesinin biz her zaman karşısındayız.”
“Oda TV, Balyoz, Ergenekon davalarında olduğu gibi bu dava da bir operasyondur.”
“Sizin bu davada vereceğiniz beraat kararı buradaki vatansever insanların itibarı değil, memleketin itibarı için gereklidir."
*****
Mahkeme nasıl bir karar verir?
“Ben Bilmem Eşim Bilir” misali, biz bilmeyiz, mahkeme bilir!
Ancak, bizim bileceğimiz değil bildiğimiz, öteki “kumpas”lar çöktüğüne göre, “şike kumpası”nın da çökmüş olduğudur. Geriye kala kala, bunun resmileştirilmesi kalıyor.
“Kumpas” olduğuna inananlardan kimileri, “şike”ye gelince, “ama”lara sığınıyorlar. Onların yanıt vermeleri gerekecek soru şu olmalı:
“Kumpas” kuranlar, “şike”ye gelince mi doğru yaptılar?
Son söz:
Öteki “kumpas”lar çöktü, ‘sözde şike”ninki mi çökmeyecek?
https://www.facebook.com/turgutcelik
https://twitter.com/#!/turgutcelik