Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 

10 Ağustos '09

 
Kategori
Futbol
 

Ötmeyi untan horoz!

Ötmeyi untan horoz!
 

KARANLIKTA ÖTMEYİ UNUTAN HOROZ!


Tarih tekerrürden ibarettir!

Ancak, bu kez tarih tekerrür etmedi!

Yıl 2006, Fenerbahçe Şampiyonluğa, Denizlispor düşmemeye oynuyor. Fenerbahçe’nin galip gelmesi, Denizlispor’un da yenilmemesi...

Maç başlıyor, sahaya atılan konfetiler ve arkasından konfetilerin üzerine atılan meşaleler. Konfetiler tutuşuyor. İtfaiye çıkan yangını kısa sürede kontrol altına alıp söndürüyor.

Tekrar maça dönelim. Belli bir süre sonra tekrar konfetiler, tekrar meşaleler. Neyse ki bu sefer yangın çıkmıyor. Maçın sonlarına doğru yaklaşılmış, yine konfeti, yine maç duruyor. Diğer illerdeki maçlar bitmiş, Malatyaspor Denizlispor'un yerine küme düşmüş, Denizlispor'u bir yerlerden birisi koruyor! Ancak kim olduğu belli değil! Fenerbahçe bir türlü kendisini galibiyete ulaştıracak golü atamıyor. Netice? Galatasaraylı oyuncular, stadyumun dev ekranına diktikleri gözlerini sevinçle parlatıp, sahanın ortasında oynayarak, tur atmaya başlıyorlar. Denizlispor’un düzenlediği komplo teorisi gerçek olmuş, Fenerbahçe’nin elinden şampiyonluğu alınmış, Fenerbahçeli oyuncular boynu bükükleri oynayarak ve de ağlayarak sahayı terk ediyorlar!

Yıl 2009, yer yine Denizli Atatürk Stadyumu... Yine aynı komplo teorisi hayata geçiriliyor! Ancak bu kez Fenerbahçeli teknik heyet ve futbolcular hazırlıklı! Motivasyonlarını kaybetmeyip, verilen 40 dakikalık zorunlu arada dinlenip, maç yeni başlıyormuş gibi yine Denizlispor’un üzerine giderek, bitime 3-5 dakika kala bir gol daha atıp, normal şartlarda 7-0 bitmesi gereken maçı 2-0 alıyorlardı.

Denizli Atatürk Stadyumunda yaşanan elektrik kesintisi, gerçekten bir arıza mı? Yoksa Denizlispor yöneticileri tarafından Fenerbahçe’ye kurulmuş bir tuzak mı?

Bence ikinci şık! Çünkü trafo arızası nedeniyle elektrikler kesilirse, hemen motorinle çalışan Jeneratör’ün devreye girmesi gerekir. Bu da en fazla on dakikayı alır. Oysa devreye girdiği ve yetersiz kaldığı söylenen jeneratörün, nasıl yetersiz kılındığı da ayrı bir soru işareti!

Maç sonrası, televizyon kanallarındaki yorumlara takılıyorum. Eleştiriler hep Fenerbahçe’ye, övgüler Beşiktaş’a(!) Ne alakaysa? Sanki Fenerbahçe ilk maçını bay geçmiş, orada kendi kendine antrenman yapıyor. Karşısında Denizli spor diye bir rakip yok! El insaf ya…

Bir maç düşünün ki üç yıl önce şampiyonluğu kaybetmişsiniz, sezon başı ilk maçınıza çıkıyorsunuz. Maça öylesine bir başlıyorsunuz ki; maçın 50. saniyesinde öne geçiyorsunuz. Arkasından ilk yarı kaleci ile karşı karşıya kaldığınız ve atamadığınız pozisyon sayısı dört. Normal şartlarda her futbolcunun atabileceği pozisyonları yakalamışsınız. Ancak atamamışsınız. Bu pozisyonlar gol olsa, ilk yarı 5-0 biter. İlk yarının 42. dakikasına kadar Denizlispor Fenerbahçe kalesine, uzaktan yakından şut bile çekmemiş. İki cılız şut ve ilk yarı bitiyor. İkinci yarı Denizlispor biraz iyi oynuyor gibi görünse de her hangi bir pozisyonu yok! Fenerbahçe ilk yarıdaki futboluna biraz ara vermiş. Saman alevi gibi arada bir parlıyor! Ancak yine iki pozisyon buluyor ve bunlardan birisini gole çevirip, o sıcak havada, onca komplo teorisine rağmen maçı 2-0 alıyor. Ancak eleştirilen yine Fenerbahçe oluyor! Demek ki Fenerbahçe’yi her halükarda eleştirmek, karşısındaki rakibi görmezlikten gelmek, yüksek reyting için gerekli!

Gelelim Denizli Atatürk Stadyumundaki elektrik kesintisine; Erman Toroğlu’nun söylediği gibi “Rezalet ve Laubalilik mi?” Eğer böyleyse ki; bunu ortaya çıkarmak Futbol Federasyonunun işi. Bekleyip göreceğiz.

Fenerbahçe'nin Denizlispor ile Denizli'de yaptığı maçlarda mutlaka bir katakulli(!) oluyor. Hatırlarsınız, geçen yılda bir penaltısı ve bir golü verilmemişti!(Hani şu Deivid'in 35 m. attığı şutun gol olması ve hakemin göremediği pozisyon) Bundan böyle, Fenerbahçe'nin Denizlispor ile Denizli'de oynayacağı maçların tarafsız(!) bir sahaya, İzmir'e alınması uygun olur!

 
Toplam blog
: 3842
: 3093
Kayıt tarihi
: 23.03.08
 
 

Antalya'da 1956 yılında doğdum. Emekliyim, Üniversite mezunuyum. Evliyim, bir oğlum var Mimar. Gü..

 
 
 
 
 

 
Sadece bu yazarın bloglarında ara