- Kategori
- Haber
Otoyol ve köprü 'satarak' siyaset finansmanı

Yatırım gerçekleştirmelerini artırmak için Yap-İşlet veya Yap-İşlet-Devret modellerinin işlevi tartışılmaz. Türkiye, bu uygulamalarla yatırım hurdalığı olmaktan arınma ve özel sektörün dinamizmini gelir artışı, katma değer, istihdam ve bölgeler arası gelişmişlik farkını en aza indirecek yatırımları yapma olanağına da kavuşmuştur. Tabii, kuramsal olarak…
Denilebilir ki Karma Ekonomi optik alanımız dışına taşırılsa da yaşamsallığını orada burada hala korumaktadır ve daha liberal bir düzenleme olarak Yap-İşlet-Devret modeli ise hem dünyada hem Türkiye’de tedavülde olan bir olgudur. Etkin/verimli değerlendirilirse her ikisinin de kalkınma iktisadında birbirini zıtlayan değil tümelleyen araçlar olduğu kavranılabilir.
Habere göre köprü ve otoyolların gelirleri satılacakmış. Bunun da mantığı elbet Yap-İşlet-(Devret) modeline dayansa gerekir. Elbette ne bizim ne de herhangi bir ülkenin kara yollarının sonsuza kadar özel sektöre devri düşünülemez. Türkiye Hazinesi, mali bütçe yılı açısından önemli bir gelirden vazgeçmesine karşılık, toplu para almayı yeğlemektedir. Bununla yeni yatırımlar yapılması ise sistemin gereğidir. Yeni kara, demir yolları ve liman bağlantıları..
Beklenti böyle iken, habere göre, hükümet, bu satıştan 12 milyar dolar gelir elde etmeyi ummaktaymış. Ve bu elde edilecek gelirleri de bir fonda toplayacakmış. Bu bütçe disiplini dışına taşırma anlayışı ve eğilimi ise ülkeye büyük zararlar vermektedir. Yine bir olasılığa göre yaklaşan yerel seçimlerde bu fonlar (siyasal) ekonomik yatırım tercihleri için kullanılabilecekmiş. Eğer bu iddialar ve tahminler tutarsa, bu durum, ekonomiye de siyasete de büyük zararlar verecektir. Dilerim her şey ülkemiz ve halkımızın esenliği için değerlendirilir. O otoyollar ve köprüler kimsenin siyasetini finanse etmez ve gerçekten verimli yeni yatırımları türetir.