- Kategori
- Deneme
Öyküsü geceye dair...

sigaranın dumanına yatırılmış usulca sallanan bir insanlık hali...
Ama
Ama diye başlarken söze sen,
Öyküsü geceye dair…
Salt hasrete gökyüzü bozkır, sınırları silecek hayalet masallara inancımdan
Hiçliğe emanet ederken duvağı kaldırılmamış duyguları,
Senin gördüğün gönlümün taşrasından kaçak heceler…
Oysa
Bütün dillerde ortak bir alfabeyi barındırır kınında paslanan yürek.
Susuyorsam,
Ki
Susuyorum
Paylaştığımdandır acını
Sen susarken bildiğin bütün dillerde…
Ve
Fakat
Konuştukça geceye,
Eski bir dost yürür gençliğimin parke taşlı sokaklarında.
Ki
Ufukta salınan, aykırı yangınlara yol cümleler…
Bedeller avaz avaz hâlâ 1.tekil şahısla kurulurken cümleler…
Damıtılmış dostluk bu,
Öncesi sonrası
Sigaranın dumanına yatırılmış
Usulca sallanan bir insanlık hali…
Yani
Halimiz duman,
Bir bir sobelerken ayrıntıları
Geceyi yakalayan gün ışığında…
Borç ödenir
Ödenir mi dersin
Düşlere yürüyen ötelediğim gülüşlere…
Doğurgan ağrılarıdır bu arafın,
Ya uyanmaya cennete
Ya da…
Yok “ ya da “ sı bu arafın!
Hileli!
Tek taraflı!
Tek taraflı bir af’ tır çıkardığım ar’ ın içinden…
Ki
Öyle bir af ki,
Şah damarıma batırıp akıtırken kirli anıları
Can bulur kanmak isteğim,
Beş taş kadar yakın, saklambaç kadar uzak duygulara…
* * * * *
<ı>Ben çocuklar gibi severimı>
<ı>Aşkların en meşhuru ey sevdiğimı>
<ı>Çocuklardan çıkarı>
<ı>Veı>
<ı>Şiirlerin en güzeli sevgilimı>
<ı>Çocukların yazdığıdır…ı>
<ı>ı>
<ı>Nizar Kabbaniı>
* * * * *
Sevtap Özkahraman
(Ankara- 4/1/2010)