- Kategori
- Gündelik Yaşam
Öyle bir geçiyor ki zaman!

Kaynak:Maia
Bir taraftan yazı yazmaya çalışıyorum, diğer taraftan Maia’nın kazağımın kolunu kapıp da sağa ve sola hışımla sallayarak oynamasına dayanmaya…
Boxer kız haklı; oynama şekli bu!
Bebek de yaptıramadık ki; olgunlaşsın!...
Hayır yani, insanın içi kıpır kıpır oluyor çiftleştirsek, bebekleri olana kadar hamile kadın ihtimamı göstersek; sonra doğsa yavruları, ooo….
O anlara tanık olmak ne güzel!
Minicik bebeler tombilicik olurlar şıp diye; sağa sola koşuşturmaya başlarlar… Al, içine sok!
******
Maia beş yaşında oldu, ilk geldiğinde 28 günlüktü; boynumda uyudu…
Vallaha, koynumda değil de, boynumda…
Öyle minicikti…
O duyguyu nasıl anlatsam; annesinden ayrılmış, tiril tiril titriyor!
Oğlum mutlu olsun diye almışız; sorumluluğa bakar mısınız?
Sahibi düzgün bir yere verme telaşında, o da haklı bir yerde…
Biraz kullandı bizi ya, neyse…
******
Minicik bebecik Maia’yı eve getirmeden veterinere götürdük; içine koyduğumuz kutu bir an için elimden kayınca oğlum haykırdı zira: Bebek katilisin!
“Ayol, benim bildiğim bebek katili başka biri!” dememin bir anlamı yoktu o anda; sustum zaten!
Veterinerde beklerken bir hanım dedi ki: Bizim ki de oğlumun isteği ile alındı, lakin tüm sorumluluğu artık bizde!
“Cıks…” dedim, “Oğlum her türlü sorumluluğunu peşinen kabullendi!”
“Benim ki de öyle demişti…” dedi…
İçimden herkesin oğlu bir değil diye geçirmiştim!...
******
Yine de herkesin oğlu bir değildir de, vallaha aynı kaderi paylaşan çok kişi olarak ellerimizde köpeklerimiz gezinip duruyoruz!
Gezinmediğimizde evimizin içine ediyorlar yoksa!
******
Birçok kişi akıl veriyor: verin!
Nereye vereceksin?
Annesinden henüz 28 günlükken kopartmışsın oğlun istiyor, sahibi isteyeni kaçırmak istemiyor diye; boynunda uyutmuşsun, saten çarşaflarda yatırmışsın, sonrasında kaderine mi terk edeceksin?
Ne mümkün!
Can çıkar, Maia bu evden çıkmaz!
******
Oğlumun maddi şımarıklıklarını bir şekilde tolere ederim, etmem… O ayrı bir mesele… Bir canlının yaşamını oğlumun gel-geç isteklerine de harcamam ne mümkün!
Saten çarşaflarda yatırmaya alıştırdıysak, toprak zeminde yatıracak gönüllülere de vermek de yüreksizlik ister!
******
Şimdi mışıl mışıl uyuyor; bir patisini gözüne kapatmış… Allah bilir, ışık onu da şu anda rahatsız ediyor, söyleyemiyor, ne fayda!
Havlasa, etraf rahatsız oluyor diye susturmaya çalışıyoruz; etrafa uğrayan ipli-ipsiz, hırlı-hırsızları düşünmeden…
Bilmem nerelerdeki depremleri düşünmeden…
Sırf, etraf rahatsız olmasın!
******
Kız neler söylüyor, dinleyemiyoruz bile…
Çok havladığının ertesinde bir yerlerde depremler oluyor, biz ise etraf laf söylemesin diye susturma derdinde…
******
İşin en ilginç tarafı ise ne, biliyor musunuz, yıllar yılı köpeklerden acayip bir şekilde korktum!
Öyle böyle değil, köpek gördüğümde üşenmeden beş sokak yolumu değiştirdim!
Mesela, hiç unutmam, pek şık bir hanım minnacık köpeği ile dar bir yoldan geçerken pek fazla ürktüğümden dolayı pek fena azarlamıştı!
“Minicik köpekten korkulur mu? “ diye…
Minicik köpeğin tasması pek bir salınık olup da, “fobi” diye bir gerçek de söz konusu olunca, hayatım boyunca unutamadım o kokoş hanımın hor görmesini!
******
Hayat işte, yıllar geçti, fobiler de bazı kendini bulma çalışmaları içinde yok olup gitti!
Bu kadar köpek fobim varken bir köpek kızım ile yatıp kalkıyorum; yaşam ne ilginç ki; hem bir tarafını çok iyi biliyorum, hem şu an diğer tarafını!
******
Kendi adıma çok mutluyum, korkanlara saygım büyük!
“Havlarsa korkmayın” diye uyarıyorum, çünkü işi kendimden biliyorum!
******
Sonuç olarak toparlamak gerekirse: Çocuğunuz her ne kadar tüm sorumluluğunu üstleneceğim dese de, evinize buyur edilen canlı; kedi, köpek, vesaire, sizin yeni bir çocuğunuz oluyor! Tüm sorumlulukları ile birlikte!
“Sen istedin aldık, ilgilenmiyorsan sokağa bırakalım!” laflarını söylesek bile, yapılamıyor!
Ne çocuğumuz sorumluluğunu sürekli olarak yerine getirebiliyor, ne de biz çocuğumuzu mutlu etmek adına aldığımız bir canlıyı ölüme terk edebiliyoruz!
Yapabilenler de vardır, o başka…
Yapamayan, yapmayı aklının ucundan bile geçiremeyen ben gibiler sanırım ne demek istediğimi gayet iyi anladılar!
******
“Can”larımızı canlı tutmak adına aldığımız canlıların canlarını heba etmek vahşetin en büyüğüdür; vicdan sahibi olanlar zaten bunu yapmaz da: yine de “kedi alalım, köpek alalım!” diye tutturan çocukların ailelerine bir gıdımlık da olsa işin gerçeğini anlatmak istedim!
******
Yine de bir şey diyeyim; yıllarca korktuğum köpekler ile sarmaş dolaş olmak, minnoş kedileri göğsüme tutmak öyle bir duygu ki…
Beni eskilerden tanıyanlar okurlarsa hayretlerdedir şimdi!
Kedi, köpek olan eve giremezdim de!...