- Kategori
- Kültür - Sanat
Öyle olduğunu sanarak....

Sulu boya- Y.Aktaş- 30x45 cm.Tarabya önlerinde eski bir Şirket-i Hayriye vapuru- 1900 başları
ÖYLE OLDUĞUNU SANARAK…..
Güneş girdi içime,
Buram buram tütsülendim..
Gözlerini koy yanıbaşıma ,
-Şiirsiz yaşanmaz Yücel Aktaş..
Şirinden esinlendim.
Bir ılık rüzgârdır o, estiği yer bilinmez;
O; güzel bakışlı, bir ince sevdalı hüzün;
Dolanmış gönül tellerine, açılmaz çözülmez;
Kışta yaz, O sıcak; baharda koku, kardır güzün…
Suskun ,
Bağlanmış ellerim
Ve ağlamaklı bir öykü dilimizde..
Sessizce yükselir, yaprak yaprak sesin.
Neden hep öyle derler ki:
- “ Gerisi Allah Kerim….”
Oyalı yazma, ipek tül, iğde çiçeği, o bir tel ;
Kâh Hüseynî olur sâzımda, kâh Mâhur, kâh Uşşak;
Güzele vurgun , sarılır; gelir kucaklar öper;
O; güvercin tüylü, hâreli, ıslak ve yumuşak..
Unuttuk gittik fa-i-lâ-tün’ü;
Boşver; alıp götüren onlar olsun..
Reissiz(*) bir masanın tadını
Bulan varsa, aşk olsun..
(*) B.R.Eyüboğlu
Bir ümit süzülür, salkım salkım dökülür;
Kurumuş dallarda da açılır, gülbahar olur ;
Şiirsiz yaşanan ömrün ; doğumu sevapsa da ;
Bitişi kararıp söner ; ölümü ziyan olur..
2 Ekim 1975
Kocaeli