​ Oyuncak Müzesi / Kültür - Sanat / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Eylül '11

 
Kategori
Kültür - Sanat
 

Oyuncak Müzesi

Oyuncak Müzesi
 

Ailemizin birinci ufaklığı (diğeri Yiğit) yeğenim Bora yaz tatili dolayısıyla bizde bir kaç gündür. Oyuncak Müzesi'ne efendim dün birlikte gittik. Ben de merak ediyorum, ruh halime, isteksizliğime aldırmadan heyecanla koyuldum yola. Atladık bir taksiye gittik. Beyaz önünde zürafaların bulunduğu sevimli mi sevimli beyaz ahşap bir evin önünde bulduk kendimizi. Asıl ilginç olan olay bu ana rastlar ki ben bizim Bora'nın şansına yoruyorum bu durumu daha merdivenleri tırmanmamışdık iki kişi önümüzden bizden daha heyecanla müzeye girdiler. Biri Can Dündar biri Sunay Akın. Sunay Akın'ın her zamanki o neşeli ve gür sesi her yeri doldurdu. Can Dündar ise tüm mütevaziliği ile gülümsüyordu. Böylece müzenin keyfi iki katına çıktı. Takıldık Sunay Akın'ın peşine bir çok oyuncağın hikayesini ondan dinledik. 

İçeri girdiğimiz andan itibaren nereye bakacağımızı şaşırdık önce, vitrinler göz kamaştırıyor, aaa inanmıyorum sesleri arasında başlıyorsunuz oyuncak diyarını gezmeye. Beş katı hayal gibi gezdim açıkcası. Öyle anlar oldu ki oyuncakların içine girme, orada kalma arzusu hissettm. 

Sunay Akın müzeyi yirmi yıllık bir emeğin ürünü olduğunu söylüyor. He oyuncağın ayrı hikayesi var. Heyecanla anlatıyor nerden getirdiğini ne kadara mal olduğunu kaç günde kurduklarını. Can Dündar elinde kalemi defteri hem gülümsüyor hem de bol bol not alıyor.Heyecanı inanılmaz hele emeği takdire şayan. Ağzım bir karış açık tüm katlar bitti, acaba kıyıda köşede bir yer kaldımı diye düşündüm taşındım. 

Her oyuncak özenle sergileniyor, ayrı ayrı bölmelerde. Uzay oyuncakları ayrı, asker oyuncakları, bebek evleri vb. 

Dünyanın en büyük bebek evi bizim müzemize nasip olmuş. Sunay Akın'ın İsviçre'de bir (1950'ler olabilir bu kısım çok aklımda kalmamış) 1.75 boyunca dört katlı dokuz odalı bu evi bulmuş. Bir haftada yerleşmiş vitrinin parlayan ışıkları altına.Gerçek bir ev parasına satın alınan bu ev için hala aylık ödeme yapıyorlarmış. Kültür Bakanlığınca onaylı antika değer olan bu ev inanılmazdı. Sanki karşınızda gerçekten yaşayan insanların küçücük hayatlarına tanık oluyordunuz. Hepimizin ağzı bi karış daha açık kalıyor. 

Uzay oyuncaklarının sergilendiği bölümde ise bizim türklerden kalma bir uzay mekiği vardı 50'ler olabilir gene, oyuncağın sahibinin babanesi eskimesin diye diktiği kılıfla sergileniyordu:) Ah bu babaneler, ananeler yok mu. 

Efendim öyle yazılcak çok şey var ki çocuk gibi heyecanla o konu bu konu atlamış, konmuşum yazımda ama bence kendiniz gidip görünüz derim. Bir ara yeğen, çoluk çocuk alın gidin hiç biri yok müzmün bekarım diyorsanız komşunun çocuğunu tutun elinden olmadı tek gidin efendim ben koca koca adamlar gördüm geziyorlar eskileri yad ediyorlardı. 

He bizim gibi Can Dündar ve Sunay Akın'la gezemezsiniz ama olsun o da bizim şansımızdı:) 

Çıkışta defterde Bora-Duygu ismini görürseniz işte o biziz... 

Sevgilerimle 

http://www.istanbuloyuncakmuzesi.com/

 

 
Toplam blog
: 45
: 1108
Kayıt tarihi
: 07.01.08
 
 

1986 doğumlu.  ..