- Kategori
- Psikoloji
Oyuncu Değişikliğine İzin Vermez Sessizlik

Sessizlik okunmakta....
Bir kez daha insanını kendisine "samimi" olması noktasındayız.
Ben şöyle kendimi kenara çeksem, meydanı size bıraksam, kesinlikle daha gerçekçi olurdu. Kendimi kıyıda değil, tam alanın ortasında buluyorum. Nedeni benim. Sessizliğimi konuşturacağım. Yok yok, onu koşturacağım. Atlarım da hazır.
Zemin toprak, sonra taş, sonra çim, sonra suni, sonra hakiki, sonra...
Geldiğim yerden gelmeye devam ediyorum bana doğru. Gel gel, gelemeye biliyor insan. Takıldık insana. İnsan, şiir yazan insan, aşık olan, roman yazan insan; saçmalayan, olduğu yerde dört dönen insan, yalancı ve en doğru insan; psikolojisi...
Ruhunu ruhunda kovalayan insan.
İzin verildi, dünyaya girdi. Yine izin verildi, dünyada kaldı. Ve izinler kaldırıldı, dünyadan ayrıldı. Arada ne "halt" yedi ise, ona kaldı, üstünde. Merak etmedi, bir güzel yıkanıp çekildi sessizliğine. Şimdi bu sessizlik öyle bir "şey" ki, hani, tadı tuzu, eti rengi yerinde, hem de tam yerinde, devrede.
Oyuncu değişikliğine izin vermez sessizlik.
En güzel bende sessizliği okudum, sonra bir ara özetini çıkartacağım bana. Kabul görürse bende, devam edeceğim sessizce sessizlikte. Kendimde "nöbet" tuttuğumun farkındayım, aynı bende sakince kaydığım gibi, baştan ayağa.
1. Not: Ne var yani, kendi kirlettiğim hayatı kendim yalıyorum sessizce.
2. Not:
Hayatım mı beni yaladı
yoksa ben mi onu?
Israrla yalamaya
devam ediyorum...
Sorgulanmaktayım,
yardımıma ben koştum
ve aramızı buldum;
çıkış serbest,
her yandan.
Ş.Y.