- Kategori
- Kültür - Sanat
Özdil'in imza gününde çarşı kilitlendi. Eeee, kendisinden cevap bekleyoz gari...

Beraber yürüttük biz yollarda, bir san'at abidesi olarak böyle sunuluyor.
Yılmaz Özdil Karşıyaka’da. Kitap imzalayacak. Herkes o kedi sokağını doldurmuş. “Kırmızı Kedi” sempatik isim. Bir kitabevinin ismi. Kimse gücenmesin ama, bu kedili kitap evin, şirin mi şirin. Sokağımızı yakışıklı yapıyor. Bana, Emir Kusturica’nın “ Kara Kedi, Ak Kedi'sini" çağrıştırıyor.
Ben böyle kuyruk görmedim imza için. Sokak, ana caddeye kadar dolmuş. Aralarından sıyrılmak imkansız. Sıkış tepiş. Adeta ana cadde ile, kedili sokak kilitlenmiş. Bir röportaj da yaparım, karşılaşmışken dedim içimden. Bir kitap da biz aldık.
Ve ben, bir yazarın, imza gününe gelmek için kalabalıkların arasından sıyrılırken oradakiler tarafından alkışlandığına da ilk defa şahit oldum.
Doğruca, imza için oturduğu masanın başına vardık. Kitap evi iki katlı. Merdivenler bile dolu. Sualler hazırlamıştım. Konuşmak imkansızdı. Ben resimlemeğe başladım olayı. Bir aralık başını kaldırıp, gülümseyerek bana döndü ve göz kırptı ." Anla gari halimizden" dercesine. O' nun meşhur gülümsemesiydi o. Ben mesajı aldım tabi. Suallerin sırası mıydı? Kitabımı ilgililere bıraktım, kasadan sonra almak üzere. Üstüne de adımı falan yazdım, bırakıp geldim.
İmza 13,00 de başladı. Bu yazı 14,30 da yayına çıktı. Ama, kuyruk aynı yerinde sayıyor, ve Özdil ise hala imzada. Diğer gazeteciler de vardı. Eminim ki, onlardan evvel yayındayızdır.
Deseler deseler ne diyecekler? “ Özdil geldi, koskoca K. Yaka çarşısı kilitlendi” Te, işte o ka! Ama biz, sualler de soracaktık. Olmadı. N'apalım!
İzmir basının oldum olası fakirliğidir röportaj seksiyonunun zayıflığı. Basmakalıp gazetecilik tabi. Bültenler gelir resmi yerlerden resimli olarak. Aynen yayınlarlar, imla hatasıyle birlikte. Başlığı bile aynen kullanırlar. Bir giriş cümlesi ile yazıyı, tema aynı kalmakla beraber "güzelleştirelim" kaygısı yoktur onlarda.
Neyse konumuz o değil.
Aşağıdaki sualleri soracaktım. Ne mümkün! Yer gök “Özdil” olmuş. Ben böyle bir teveccühe rastlamadım hayatım boyunca.
Sevgili Yılmaz Özdil’e suallerim şunlar. İster görür ister görmez. Cevaplarsa, okuyucularla birlikte seviniriz, buraya ekleriz. Cevaplamazsa, sağlık olsun deriz, gücenmeyiz. İşte bu ka! Şimdi ağlayak da gözden, sızlayak da yürekten mi olak?
&&&
& Korsan yayınlar arasında kitabınızın ismiyle reklamlar yayınlanıyor. Yazarını da Fuat Avni ve Mehmet Altan diyerek zikredenler var. Ne dersiniz?
& Milliyet Blog’da da pek çok hayranlarınız var. Hepsi de iyi yazar olma yolunda ciddi adımlar atıyor. Nasıl bir yöntem önerirsiniz?
&Yazar olmasaydınız, gazeteciliğin hangi branşından başlardınız?
Eeee, kendisinden, cevaplamasını “bekleyoz gari”

N O T : Biz bu gidişle, daha çooook Özdil'den cevap bekleriz. İmza attığı elinin parmakları ve bileğinin acısının geçmesini bekleyeceğiz şlimdi de. Okuyuculardan özür dilerim yanıtlar bu yüzden gecikebilir cevabı.

DÜNKÜ PAZAR GÜNÜ, RÖPORTAJ İÇİN KONUYU RESİMLEDİKTEN SONRA, KİTABIMI, İMZALANMASI İÇİN KASAYA BIRAKMIŞTIM. BU GÜN GÜNLERDEN PAZARTESİ. KİTABIMI KİTABEVİNİN KASASINDAN İMZALANMIŞ OLARAK ALDIM... PAZAR SAAT 13,00 DE BAŞLAYAN İMZA FASLI, AYNI GÜN SAAT 19'00 KADAR SÜRMÜŞ ÖĞRENDİĞİME GÖRE. ŞİMDİ DÜŞÜNÜYORUM, ÖZDİL' DE KALEM TUTACAK PARMAK KALMIŞ MIDIR DİYE. GAYET YORGUN KİTABEVİNDEN AYRILIRKEN, DAHA DA BEKLEYENLER VARMIŞ.
BİZİM YAZIYI ESKİ BAKANLARDAN İSMET SEZGİN' İN, ANKARA' DAKİ KIZ KARDEŞİ AYSER SEZGİN TANILKAN, BU YARIM KALMIŞ RÖPORTAJ YAZIMI OKUMUŞ, ŞÖYLE DİYOR: " ÇOK GÜZEL OLMUŞ. n
NE KADAR AKICI. ANKARA TUNALI HİLMİ DE BÖYLEYDİ. AMA ORASI GAVUR İZMİR". ÖZDİL' E GÖSTERİLEN İLGİNİN MODERN İZMİR' DEKİ YANSIMASINI KASTEDİYOR.









