- Kategori
- Siyaset
Özgür irade ve meclis iradesi

Sayın Başbakanımızın, dün yaptığı basın açıklaması ile şöyle diyor;
-Türkiye Büyük Millet Meclisinde 550 milletvekili var. Bu milletvekillerinin 477 tanesinin iradesi bir şey ifade etmiyor, ama Chp zihniyeti taşıyan 100-150 milletvekilinin iradesi bir şeyler yapmamızı engelliyor. İfade ediyor.
Yani Sayın Başbakanımız şunu demek istiyor, eğer doğru anladıysam;
-Biz meclis de çoğunluktayız. Salt bir çoğunluktayız. Ama bu Anayasa Mahkemesini ve onun aldığı kararları etkilememize yetmiyor. Chp zihniyeti taşıyan bir kısım milletvekili bizi engelliyor.
Sayın Başbakan, sanırım şunu unutuyor. Bu ülkede 80 milyonun üstünde insan yaşıyor. Her renk var. Yelpazeyi geniş tutacağız derken tam da bunu kastediyorduk. 80 milyonun 40 milyon insanın seçmen kağıdı var. Bu 40 milyon insanın da 35 milyonu oy kullanmış, Akp nin 16 milyon oyu var. Şimdi bu milletin çoğunluk iradesi midir? Eğer bu soruya Sayın Başbakanımız sağda solda gezerek “ürkek kedi” bakışları tadında ama ile cevap veriyorsa sanırım, meclisteki durumu anlamakdan oldukça uzak. Anlamıyorsa da sanırım ciddi bir sıkıntımız var toplum olarak.
Sonra Sayın Başbakanımız seçildiğinden beri değişik makamlar tarafından ikaz edilmesine rağmen hala gayet rahat biçimde birilerini hedef gösteriyor. Sadece değişik makamlar tarafından değil, toplumun bizzat kendisi tarafından da ikaz ediliyor.
Chp zihniyeti ne demek. Demokrasi diye ağızlarından düşürmedikleri kelimenin geçerli olabilmesi için değişik zihniyetler olacak, olmak zorunda, ve uzlaşmak zorundayız. Bu gerçekleri görmemezlikden gelmek geleceğimize yapılmış ciddi bir saldırıdır.
Chp yi savunacağımı hiç zannetmiyordum. Ama iyi ki Chp var diyorum. Durduğu yer şu an çok güzel.
Bir de şunu merak ediyorum, dünya şu an küresel ısınma, küresel kriz ile uğraşıyor. Dünya kapitalist sistemin kendi içindeki krizi ile çalkalanırken, Türkiye ne yapıyor merak ediyorum. Şu an da keseden yiyoruz. Eğer ciddi önlemler almazsak bu kriz bizi belki şimdi değil ama, ileride fena etkileyecek. Bizi şu andan kurtaran Kemal Derıvişoğlu ’ nun o günkü ekonomi politakalarıdır. Ama cepten yiyoruz. Küresel kriz bizi etkilemedi ama daha büyük krizler bekliyor.
Küresel ısınma da ise dünyadaki diğer devletler çok ciddi bir şeyler yapmaya çalışıyor. En ufağından en büyüğüne kadar herkesi bilinçlendirmeye çalışıyorlar, çünkü yarın yaşanacak, bu kavgaların yapılacağı bir yeryüzü kalmayacak. Peşpeşe yeni kanunlar çıkartıyorlar. Bu konuda eğitim yaşını çok erkene çekiyorlar. Doğayı rahat bırakıyorlar. Biz de eğitim yaşını erkene çekiyoruz ama hangi konuda, türban konusunda. Yaradanın ve doğanın insana verdiği en büyük özelliği olan “özgür irade, zeka” yı reddederek, meclisteki çoğunluk iradesinden bahsediyoruz. 477 beyin=bir özgür irade. Durumun ne kadar vahim olduğu rakamlarla da sabit değil mi?
Özgür irade ile çocuklarımıza kendini ifade etme şansı vermiyorsak, özgür iradeleri ile bize sordukları sorulardan korkuyorsak, biz neredeyiz.
Şu an da bütün bir dünyanın konuştuğu küresel ısınma ve küresel kriz den biz bahsedebilir miyiz?
Biz neredeyiz.
Sevgilerimle Yasemin yenil