- Kategori
- Gündelik Yaşam
Özleyiş...

BARTIN' daki senelerimin içinden bir 8 nci sınıf portresi ve BARTIN' daki kiralık evimiz...
Bartın bir seda’dır, o’nu seslendirenler bilir,
Bartın bir rüyadır, o’nu görenler bilir,
Bartın bir sevdadır, o’nu çekenler bilir,
Bartın bir hayattır, o’nu yaşayanlar bilir,
Bartın bir mabettir, orada ibadet edilir!...
Ey benim Asma Mahalleli, Gölbucak’lı
Kemerköprü’lü, Kırtepe’lilerim,
Aladağ’da güneş batmadan,
Top tarlasında ineğin b.k’ na batmadan
Çıkın gelin, nerelerdeyseniz…
Arayın biyo, sorun ‘ bakay’:
‘’N’apıyo suyuz, siz kimlerden siyiz?’
‘’Nasıl sıyız? İyi misiyiz?’ deyin, biyo!
Gözünüz çıkmasın, he mi?!
Çayırlara yayılalım, inekleri kovalayalım,
Ne bulursak bulalım, kaleleri kuralım,
Kasap Niyazi’den yalvar yakar, istediğimiz,
İnek sidikliğinden top yapalım,
Bir o kaleden, bir bu kaleye,
Bartın’lı Ressam, Yücel Aktaş’ın dediği gibi:
‘’Vay be!’’ Nerden nereye? Vesaire vesaire..
Gelin sizlerle gidelim erik hırsızlığına
Ne dersiniz? Var mısınız ha?!
Yabancı yer değil canım, kendi bahçemiz!
Erikleri taşlayalım, birlikte kaçışalım,
‘Hu da da, erikleri, taşlıyala da!’
Diye bağrışalım.
Hırsızlık malı erik, böylesi, daha lirik.
Ey eski arkadaşlar: ‘Nerelerde siyiz?’
Çıkın ortalara ses verin biyo!
Ey sesimi duyanlar,
Estonya’dan, Pandispanya’dan,
Larnaka’dan, Yozgatlar’dan,
‘Kavşak’ Suyundan içenler, Aladağ’dan inmeyenler,
Kırtepe’den kız beğenenler, Gölbucak’’lardan inmeyenler,
Aladağ’da eşek safarisi yapanlar,
Aladağ’dan Boğaz’ ı seyredenler!
Nerelerdesiyiz? N’apıyosuyuz? İyi misiyiz?!
Hadi! Irmak kıyısına var mısıyız?
Soyunalım, dökülelim, eskisi gibi,
Cıscıbıldak kalalım, sulara dalalım,
Yan yana, Aladağ’ın eşekleri gibi
Sıra olalım dizi dizi,
‘Çatal matal kaç çatal?’ oynayalım…
Derkeeeen, aaa, bir de bakalım ki,
Aman Allahım, elbiseler gitmiş!
Eyvah ki, eyvah! hepten kaldık cıbıldak!
Ulan! Evlere nasıl gideceğiz?
Böylesi anadan üryan, ne halt ederiz?
Polis, her zamanki gibi, toparlamış,
Varsın götürsünler be!
Hey gidi eski günler hey!
Sonracığıma diyorum ki,
Kısa pantolonlarımızı giysek
Değnekten atlarımıza binsek,
Anamızın hoşaf tasını, zırh diye başımıza geçirsek,
Söğüt dalı kamçımızı, arada bir şaklatsak,
Dıgıdı dıgıdı diye, kızlara caka satsak!
İnceoğlu’nun hantal kayığını kaçırsak,
Kaynarca’ da karpuzları yarsak, soğuk sulara kansak.
Sonracığıma ertesi gün, tahtaya kalksak,
Matematikçi Hazım Ayata’nın:
‘Otur, sıfır verdim’ fetvasını, koyunlar gibi dinlesek
Gözlerimiz yerde, tebeşir elimizde,
Kafamız, yarım kalan ırmak sefasında,
Damağımız, eriğin mayhoşluğunda.
Gönlümüz, Kırtepeli’nin dudağında…
Hey anam hey! Ne güzel günlerdi onlar,
Ekmek elden, su göldendi,
Hiç bitmesin, bu güzellikler.
Ey, eski arkadaşlar, eski Bartın’lılar,
Her birimiz dağıttık, göçmen kuşlar misali,
İşte…Bu hayattan arta kalan,
Bir avuç içi: ‘yaşanmışlık’,
Bir fiske leyleğin: ‘laklaka’sı,
Bir demet: ‘ısırgan otu’,
Bir tutam:, ‘bahar dalı’,
Bir çuval: ‘hayat takatuka’sı
Gerisi, sen sağ, ben selamet…
Hey gidi eski günler hey!
Nerede o eski güzellikler,
Eskiden bizlerdik, şimdiki gibi,
‘Bartın dedin mi, bizleri gösterirlerdi
Öyle değil mi Pertev Halulular, Orhan Alemdar’lar,
Karakaşlar, Aliş’ler, Turgut Işıklar, Sezai Altınay’lar
Eskiden ar vardı, haya vardı,
Şimdi Müjde Ar var.
Şimdi bir spikerimiz var
Bu başka spiker.
Bartın’ın rengini veren,
Dokusunu gözler önüne seren,
Saçı başı oynamaz,
Orduyeri Köprüsünün ayakları gibi
Yere bastı mı, sapasağlam.
‘Kodu mu, oturtturur!’
Ünlü Ressam Yücel Aktaş’ın eşi, Nesrin Aktaş,
Ne de güzel söyler:
‘’Burası Goccuğaz Ef-EM
Spikeriniz Pembe gonişiya,
Muhtarın oğlu, ‘Yangunu’ için şarkı istiya!
Nalan söyliya:
‘Dutmayın beni!’…
-
‘Ehhh! Tutan da yok zaten!!