Özür dileme kampanyasının doğurabileceği sonuçlar / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Aralık '08

 
Kategori
Güncel
 

Özür dileme kampanyasının doğurabileceği sonuçlar

Sağ-sol, Türk-Kürt, alevi-sünni, açık-kapalı derken yeni kutuplaşma daha piyasaya sürüldü; özür diliyorum-özür bekliyorum... Dışarıdan gelen her türlü tehdite karşı tek yürek olmasını bilen Türk milletine yeni bir oyun; "Özür diliyorum" kampanyası. Kendilerinden Türk aydınları diye bahseden bir grup, 1915'teki büyük felaket (!) nedeniyle Ermenilerden kendi vicdanları adına özür diledi. Ne büyük bir tesadüftür ki Ermenistan'da yaşayan Ermeniler de yaşadıklarını iddia ettikleri bu olaya "soykırım" değil "Büyük Felaket" derler. Aydınlarımız özür dileme kampanyasında "büyük felaket" terimini bilinçli olarak kullanmış olabilirler mi acaba?

Ermenistan ile dost olmayı bu kadar çok isteyen sevgili aydınlarımız Ermenistan'a hep el uzatan ülkenin Türkiye olduğunu görmüyorlar mı? Bunu 2 yıl boyunca Eurovizyonda Ermenistan'a 12 puan vererek (Karşılığında ermeni medyası Türklerin vicdanlarını rahatlattıklarını yazdı), Ermeni vatandaşlara %50 indirimli tatil imkanı sunarak, İstanbul'a çalışmak için kaçak olarak bile gelse Ermeni vatandaşlara sorun çıkarmayarak yeteri kadar gösterdiğimizi düşünüyorum.

Bu sabah bu konunun tartışıldığı bir programı dikkatlice izledim ve bu imza kampanyasının sonuçlarının neler olabileceği konusunda çarpıcı şeyler öğrendim. Türkler tabii ki Ermenilere bir soykırım uygulamamıştır. Yapılan şey tehcirdir ve tehcir gerektiği için yapılmıştır. Tehcirin gerekliliğini Ermenistan’ın ilk başbakanı olan Ouanes KAÇAZUNİ, 1923 yılında Bükreş’te yapılan, Ermeni meselesi ile ilgili Taşnak Partisi toplantısında 128 sayfalık bir rapor ile dile getirmiştir. Bu raporda özetle şunlar yazmaktadır. “… barışı sabote etmek için savaştık bile. Türkiye’den denizden denize Ermenistan talep etmekteydik. Tehcir doğruydu ve gerekliydi. Gerçekleri göremedik. Olayların sebebi biziz. Türklere karşı ayaklandık, savaştık. Sevr Antlaşması gözümüzü kör etmişti. İsyanımızın temelinde itilaf devletlerinin vaat ettiği Büyük Ermenistan hayali vardı. …”

Yurt içinde ve yurt dışında birçok kaynak Ermeni soykırımı iddialarını yalanlarken bizim sözde aydınlarımızın bu kampanyası çok gereksiz olmasına rağmen, önemli sonuçlar doğurabilir. Türkiye 20. yüzyılın ilk soykırımcı ülkesi olarak kabul edilebilir, Ermenistan’a soykırım tazminatı ödemek zorunda bırakılabilir, hatta 16 doğu ilimiz Batı Ermenistan olarak Ermeniler tarafından istenebilir ki bu yazdıklarım Ermenilerin “ Dört T” planı ile de örtüşmektedir.

Dört T; Tanıtım, Tanınma, Tazminat ve Toprak... Yani, sözde Ermeni sorunu tüm dünyada terör yoluyla "tanıtılacak" (Bunun için ASALA denen terör örgütü birçok diplomatımızı öldürmüştür.), sözde iddialar dünya kamuoyunca kabul edilip Türkiyece "tanınacak" (Ermeni lobisi soykırım iddiasını tüm dünyaya kabul ettirmeye çalışmaktadır, işte bu imza kampanyası Türkiye alehine burada kullanılabilir), sözde soykırımdan dolayı Türkiye'den "tazminat" alınacak ve "Büyük Ermenistan" rüyasını gerçekleştirmek için gerekli olan "toprak" Türkiye'den koparılacaktır!...

Ermeni lobisi bu uğurda çok ciddi çalışmalar yapmaktadır. Bizim bu sözde aydınlarımız da bu çalışmalara destek olacaklarına vakitlerini öncelikle kaynakları çok iyi araştırmaya ayırmalıdırlar. Bu araştırmalar sonucunda kimden özür dilemeleri gerektiğini çok iyi anlayacaklardır. Tabii anlayışlarının izin verdiği ölçüde…

 
Toplam blog
: 54
: 3369
Kayıt tarihi
: 15.09.07
 
 

Fizyoterapist & Osteopat & klinik pilates mat 1 eğitmeni & PNİ öğrencisi Bir sağlıkçı olarak Türk..