​ Parlayan Yıldızım Barcelona / Futbol / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Mayıs '09

 
Kategori
Futbol
 

Parlayan Yıldızım Barcelona

Parlayan Yıldızım Barcelona
 

mutluluğun resmi- helal olsun size


Eğer Barcelona’nın oynadığı futbolsa, ‘Türkiye’de futbol oynanıyor’ demeye utanıyorum. Çünkü bunun yıllardır bırakın aynısını, benzerini bile görmedik. Aldanmaya alışmıştık ki Barcelona imdadımıza yetişti. Barcelona futbolcuları, sahada bir makinenin dişlilerini andırıyor, hangisi topu kaybetse, topu kazanan, kazanmaya çalışan biri mutlaka var. Öyle ki defanstan top çıkarırken bile topun 2 dakika sonra nerede olabileceğini kestirebiliyorsun. Topu taça atmak, kornere atmak, oyunu yavaşlatmak, onlara göre değil. Tek dertleri güzel oyun ve topu oyunda tutmak, öyle 1-0 olsun bizim olsun gibi bir zihniyet esefle kınanıyor sahada.

Bu sene her ne kadar Barca’nın yılı olsa da, maç öncesi otoritelerin çoğu Barca’ya şans vermiyordu. Öyle ya, karşısında yenilmez armadaki Manchester United ve Alex Ferguson vardı. 26 maç Şampiyonlar Ligi’nde yenilmemek de ne demek? Barca ne kadar muhteşem olursa olsun, bir şekilde onların oyununu bozarlardı. Ferdinand, Evra, Rooney ve tabii ki Ronaldo. Kim geçebilmişti ki Barca geçsindi. Alves yoktu, Abidal yoktu, Marquez yoktu, bu kadar eksikle ManU’nun karşısında Barca dayanamaz diyordu herkes. Beklenen olmadı. Ya da 10. dakikadan sonra olmadı denebilir. Manchester United golü yiyene kadar oyunu domine ederken, golden sonra koptu gitti. 10. dakikadan itibaren sazı eline alan Barca orta sahası öyle şeyler yaptı ki, ManU’nun ağzı açık kaldı, başı döndü, topu göremedi. Xavi, Iniesta ve Messi üçlüsü ManU defansının başını döndürdü, futbol tabiriyle ekmek almaya gide gele bütün marketi sahaya taşıdı diyebiliriz J Ben hayatımda hiçbir ManU maçında takımı bu kadar aciz görmemiştim. Bir ara kaptan Pujol bile sağdan orta yapıyordu , durum o kadar vahimdi J


Dünyadaki futbol tarzının oynatmamaya, güce ve mücadeleye dayalı olmaya başladığından beri, bir takımın en fazla 1 yıldızı olmaya başlamıştı. Tekniğin geri planda olduğu bu süreç, İngiliz takımlarına yaradı ve güçlü futbol stilleriyle ve mücadeleci ruhlarıyla bu durumun kaymağını yediler. Barcelona, bu akımın tersine tekniğin ön planda olduğu, topu oyunda tutmaya dayalı, orta sahanın takım halinde hücumu ya da takım halinde savunmayı domine ettiği bir futbol stili yarattı. Bunu genç ve yakışıklı teknik direktör Guardiola mı yarattı, yoksa bu adamların biraraya gelmesi onun şansı mıydı bilemeyiz. Ama bu çocuklar, kazandıkları her kupayı sonuna kadar hak etti, izleyenlere ‘bu da varmış’ dedirtti, ‘hücuma dayalı oynayanlar çok gol yer’ tezini çürüttü.


Bir zamanlar Brezilya yendi diye havalara uçan milletimiz, bugünlerde Barca yendi diye havalara uçuyor, çünkü biz millet olarak ‘futbol oynayan’ takımları seviyoruz, ‘oynatmayanları’ değil. Barca’da bir futbol gönüllüsünü etkileyen çok şey var. En başta ruh var. Forma reklamı için Unicef’e para vermesi bile başlı başına bir sebep ve onları ‘tek’ kılıyor. Barcelona benim rüyalarımın takımı. Oynayan her futbolcu bir yıldız gibi parıldıyor benim gözümde. Umarım senelerce bu güzelliğin keyfine varabiliriz, ve umarım Beşiktaş seneye Şampiyonlar Ligi’nde Barcelona ile eşleşmez.

 
Toplam blog
: 55
: 969
Kayıt tarihi
: 15.01.09
 
 

29 yaşındayım. İTÜ Tekstil Mühendisliği mezunuyum. Evliyim. Çocukluğumdan beri futbol gönüllüsüyüm. ..