​ Paşa ile, paşa paşa!.. / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Temmuz '10

 
Kategori
Siyaset
 

Paşa ile, paşa paşa!..

Paşa ile, paşa paşa!..
 

www.karadenizvira.com


Olacaktı ama, olmadı.

Henüz aramadı saygı değer Paşa’mızın saygı değer medyatörü hanım efendi.

Beklide görüşmeyecek bizimle Hak ve Eşitlik Partisi (HEPAR) Genel Başkanı Osman Pamukoğlu!..

Bu memleketin suyundandır galiba!

Başbakan da burada kimse ile görüşmüyor!

O konuda denemem bile olmadı…

O dünya lideri, bizi takmaz, bakmaz bile!...

Ama önümüzde seçim var!..

Bu kalem bakalım nelere kadirdir?

Hep beraber göreceğiz.

Hak ve Eşitlik Partisi (HEPAR) Genel Başkanı Osman Pamukoğlu, hükümetin iç ve dış sebepler nedeniyle bir daha seçilemeyeceğini öne sürerek, ''En kestirmeden bakıldığında koalisyon olur'' dedi ya Rize’de, bende bu mübarek koalisyonun kimlerden hangi partilerden olduğunu kestirmeye çalışıyorum.

Paşa ile paşa paşa konuşamadığımdan ilk günden itibaren intibalarımı yazayım, ondan sonra nakarata geçerim zannedersem…

Bir kere sayın Paşam karşınızda kim olursa olsun ona değer vermeyi öğreneceksiniz siyasette!..

Rize Gazeteciler ve Muhabirler Derneğinde düzenlediğiniz toplantıda önce sorularımı almak istemediniz, sonra da sitemle başladınız “ben komutanım” dediniz.

Kim itiraz etti ki, komutanlığınıza, kahramanlıklarınıza.

Ama müsaade edin de, gördüğümüz veya, öğrenmek istediklerimizi dinlemesini öğrenin.

Peşin hükümlü olmayın ne olur millete karşı!..

“Sen yaz Rizeli kardeşim” diyorsunuz, bir dakika sohbet etmeden, sorularımı almadan ötekileştiriyorsunuz. Bu mantıkla beni, milletimizi anlayamazsınız!..

Siz askerseniz, Paşa sınız, ki öyledir, bende o askeri meydana getiren milletim, unutma!..

Basınla sohbet toplantısında sorduğum soruların en can alıcı olanı havada kaldı, cevap vermediniz.

Buradan soracağım ve okuyucularımda duyacak. Siz isterseniz yazılı cevaplayın, yayınlarım. Ben sizin gibi davranmam!.. Buranın paşası benim demem!..

Can alıcı dediğim soru 'Unutulanlar Dışında Yeni Bir Şey Yok' isimli kitabınızda geçen bana göre hayatı bir sahne ile ilgili idi.

Yıllardır aklımdan çıkmadı. Size öfkem geçmedi, kusura bakmayın.

Ben Türk Milletinin şerefli ve namuslu bir ferdiyim. O nedenle öfkeliyim.

Ordumun en tepesinden bir sahneyi canlandırırken sarf ettiğiniz o sözler hala kulaklarımda çınlıyor.

Koskoca Genel Kurmay Başkanlığımızda doğuya gönderecek Paşa bulamayan Genel Kurmay Başkanımız sizi çağırıyor “evinizden helalık alın, sizi önemli bir göreve getireceğim” diyor

Tam aklımdan yok … Galiba Genel Kurmay Başkanın odasında içeriye açılan kapılardan birinde de Paşalar ayakta duruyordu bu konuşmalar olurken. Yani doğuya gitmeyen Paşalar size göre!...

Kısaca sizi Paşa yaptılar ve Hakkari’ye gönderdiler.

Seve sev gittiniz ve büyük kahramanlıklar gösterdiniz. Bunların hepsi doğru!..

Kitabınızın ondan sonraki bölümlerinden aklıma tek satır yok. Defalarca okudum ama o sahneden öteye geçemedim ruhum sıkıldı, ezildim, kahroldum.

Kartal böylemi yahu!.

Böyle Anadolu Kartalı olur mu Paşam?

Keşke, emekli olup yerinizde dursaydınız ve o kahramanlıklarınız tavaf edilseydi.

Orada Türkün dehasını, azmini, cesaretini, hayranlıkla izleseydik.

'Unutulanlar Dışında Yeni Bir Şey Yok' demeseydiniz keşke!..

Bu millet kahramanlarını unutmaz, Paşam…

Bunu en iyi siz bilirisiniz…

“Unutur” zannedip yollara düşmeseydiniz ve o incindiğim sahneyi yazmasaydınız keşe!...

Bu sahne benim gönlümde sizi yere çaktı, biliyor musunuz Paşam.

Yine, Rize Gazetciler ve Muhabirler Derneğindeki basın toplantısında siz “ bu millet 30-40 aniden karar değiştirebiliyor ve iktidarı indirebiliyor” türünden bir önemli tespit yaptınız.

Bende “bunun şart nedir? Hangi hallerde bu millet öyle karar değiştiriyor” dedim tatmin edici cevabı alamadım sizden.

O şartı biliyor musunuz dedim? Acaba o şart milletin vicdani meseleleri midir? Dedim, klasik bilinen ve değişmeyen sol mantalitenin, laik gırdabın, garabetli cevabını verdiniz. “Kendi doğası içinde çözülecek” dediniz.

İşte zurnanın zırt dediği yer burası Paşam.

Benim bildiğim Anadolu Kartalı siz değilsiniz kusura bakmayın Paşam.

Benim bildiğim Anadolu Kartalı Milletinin vicdanı meselelerini sömürmeden ille de “şu şekilde çözeceğim” diye açık önerilerle çıkar milletinin karşısına.

“Rast geleliğin askerin hayatında yerinin olmadığı”nı bilirdim.

Yanılmışım, paşam…

Doğası içinde çözülürse iyi olmaz ki Paşam!..

Bilinenlerin dışında sizde de yeni bir şey yok Paşam.

Nakarata geçecektim ama vaz geçtim, değmez.

Milletin 30-40 karar değiştireceği bir durum sizde göremedim.

Ülke yanıyor Bakırcı nerede ise divan-i harbe gönderilecek siz “açıklaması bakırca oldu, kalaylamak lazim” dediniz, destek verdiniz bir anlamada…

Bu mu koalisyonunuz?

Böyle koalisyon olmaz olsun.

Söyledikleriniz Paşaca oldu. Koalisyon ortağı olabilmeniz için bu davranışlarınızdan arınmanız lazım..

Sevgi ve saygılarımla….

 
Toplam blog
: 449
: 609
Kayıt tarihi
: 24.06.08
 
 

Rizede yayınlanan ilk renkli gazete ViraHaberin kurucusuyum 5 sene baş yazarlığını yaptım. İLESAM..