- Kategori
- Güncel
Paslı, Lekeli, Kirli Sözleriyle Huzuru Bozmak İsteyenler Var

Hiç görmediğim, tanımadığım ancak çatık kaşlarıyla, hiddetli bakışlarıyla, bir kısım insanları yerdeki karıncadan daha küçük gören,
“Ben benim”, benden başkası tufan diyen, Makam, mevkii ve yetkiyi tanımayan, iç dünyalarında saklı söz ve söylemlerini tekerrür haline getiren,
Müslümanları buğday başağına, diğerlerini çam ağacına benzeten, söz ve söylemleri nedeniyle bildiğim sözde bilim adamları ülkemize zarar veriyorlar.
Bunlar görünmeyen iç dünyalarında saklı paslı, lekeli söz ve söylemleriyle toplumun huzurunu ve mutluluğunu bozuyorlar
Bunlar 6 yaşındaki kız çocukları evlenebilir. Asansörü halvet yeri görürler. .
Kız çocukları okumasın, kadınlar dövülüyorsa şükretsinler.
Ketçap, yatak, yorgan ve battaniye şehvet uyandırır diyorlar.
Sahi bunlar İlahiyat mı yoksa cinselliği mi okudular?
Bir İlahiyatçının bu kadar cinselliği dile getirmesi günahların en büyüğü.
Doktor Dümen bile bunlardan daha az cinselliği dile getiriyor.
Yine etrafa yayıldı paslı, lekeli sözleri, yine nuru gölgelediler, ışığı söndürdüler.
Arızalanmış bunların insani vasıfları, imkânsızdır bu arızanın tamiri.
Bu sözde İlahiyatçılar gerçeğin üzerini siyah bir örtü ile örterler, mesele mahiyetinin özünü değiştirirler, konuyu çarpıtırlar, söylediklerini Kur’an ayetlerine uydururlar.
Bunlar Fetvayı verecek makamı ve yetkiliyi tanımazlar.
Merak edilmez mi?
Bunlar yatak yerine taş üstüne mi uzanıyorlar, yorgan yerine yaprak dallarını, battaniye yerine ayı postunu mu örtüyorlar.
Bunlar evlerine girip çıkarken asansör yerine yüzlerce merdiven basamaklarını mı çıkıp iniyorlar.
Gerçek odur ki bu sözde İlahiyatçılar şehveti, yada cinselliği bilir. Bütün insanlar da bilir ki asansör, yatak, yorgan ve battaniye ne şehveti ne de cinselliği bilmez.
Bunların dertleri, gayeleri birkaç güçlünün gözlerine girmek, elbiselerine yama olmaktır.
Hele şükürler olsun ki güçlülerde bunların kimliklerini, bilgilerini, yalanlarını, yanlışlarını ve gayelerini çok iyi bildikleri için ne yağa, ne yağdanlığa ve nede yamalığa müsaade etmiyorlar.
Bunlar İlahiyatçılar gibi değil de sanki cinsellik uzmanı doktorlar gibi konuşuyorlar.
Bakın gerçek İlahiyatçılarımız böyle huzuru bozacak söz ve söylemlerde bulunmuyorlar.
Gerçek İlahiyatçılar hakikati kendi bildikleri ölçülere göre biçip dikmezler ve başkalarına giydirmek istemezler.
Şükürler olsun Yüce Allah her şeyi görüyor, biliyor.
Böyle paslı, lekeli söz ve söylemleri isteyerek, bilerek, kasten ve tekerrür haline getirenler suç haline dönüştürüyorlar.
Çekirge de bir sıçrar, iki sıçrar üçüncüsünde kanatlar takatsiz, mecalsiz kalır ve son kez pırpınırlar.
Suç işliyorsan soruşturmayı da hak ediyorsun demektir.
Kıymetli okurlarımıza saygılar sunuyorum.
Mehmet BURAKGAZİ / MERSİN