​ Pazar dedikodusu / Gündelik Yaşam / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Ocak '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

Pazar dedikodusu

Pazar dedikodusu
 

Bu sıkıcı pazar gününde evde pinekliyorum yine. Haftasonu tatilini çok seviyorum elbette ama pazar günleri nedense çok sıkıcı geçer. Yarının stresimi sarmıştır beni ya da evde iki gün üstüste kalmak mı sıkıyor canımı bilemiyorum. Dışarıdaki soğuk ve basık hava bozmakta belki de moralimi.

Sabah neredeyse öğlene kadar uyudum. Uyumayı çok seviyorum tabi ama fazla uyumak aptallaştırıyor biraz. Sonra annemle günlük bir temizlik yaptık, geçtim televizyonun karşısına sabah fazla uyumaktan kalan mahmurlukla. Hangi kanalı açsam magazin, hoşlanmadığım haftasonu programları. Sinema kanallarında da durum pek iç açıcı değil; daha önce izlediğim bir kaç filmi döndürmekteler. Neyse zaplaya zaplaya bulduğum bir western filmi izledikten sonra artık pazar gecesi sinemalarına kadar televizyonda izlenecek bir şey olmadığına kanaat getirip koyuldum annemle babaannemin diyaloglarını dinlemeye. Bu defa ki konuları karşı apartmanda ki yaşlı titiz teyze.

Annem anlatıyor; Her iki günde bir camlarını silerken gördükleri bu yaşlı teyze pek bir hamaratmış. Kadında temizlik hastalığı varmış, gençken evine misafirliğe gelenlerin bastıkları yerleri misafirler gidince deterjanlı sularla silermiş. "Bak hele bak bir çamaşır asacak iki saattir o ipleri siliyor" diye babaanneme gösteriyor sonra kadının balkonunu. Babaannem de altta kalmaz tabi; " bak nasıl astı, ön tarafa pijamasını, bluzünü ve taytını astı" sonra ekliyor hemen peşinden " bizim köyde bir kadın vardı, pijamasını tersten bacak kısımları açık kalacak şekilde astığı için kocası dövdü, kolunu kırdı. İyi etti ama kadın hayasızdı, o avrat kocası olmasa bütün köye baş gelirdi." Ben hayretle bu muhabbeti buraya kadar nasıl getirdiklerini izlerken bizimkiler devam ediyor. Annem; " bir kere camdan gardrobunun içini gördüm, parmaklarımı ısırdım. Bütün kıyafetleri renklerine göre ayırmış ve bir mağazadaki gibi düzgünce istiflemişti. Çok düzenli ve tertipli görünüyordu. O yaşta ki kadın hayret doğrusu!" Babaannemin her konuya bir yorumu olduğu gibi buna da var tabi; " Bir kadın temiz ve düzenli olmalıdır. Kocasını utandırmamalıdır. Allahta böyle emretmiştir zaten, kadın kocasının sözünden çıkmayacak onu el üstünde tutacaktır" diye aslında lafın ucunu kendince anneme dokunduran bir yorum yaptı hemen. Annem anladı tabi babaannemin imalarını, haksız yere yapılan bu imalara alışkın olduğundan ve konuyu uzatsada fayda etmeyeceğinin farkındalığından ses etmedi.

Neyse bizim evde çevirilen ve başrollerini annemle babaannemin oynadığı bu küçük tiyatroyu izleme fırsatı bulmuştum yüzümde tebessümle.Bu küçük pazar dedikodusu iyi gelmişti bana ve bu pazar bu bakımdan pekte sıkıcı geçmemişti benim için. Şimdi akşam ki pazar gecesi sinemalarını keyifle bekleyip içinden birini seçip izleyeceğim. Herkese iyi pazarlar...

 
Toplam blog
: 5
: 681
Kayıt tarihi
: 11.12.06
 
 

İçinde yaşadığım karışık şehir İstanbul! Her sabah ve her akşam çektiğim dayanılmaz trafiği, iç i..