- Kategori
- Siyaset
Pazar neşesi…

Efendim, bu gün Pazar ve öyle asık suratlı haberlerle canınızı sıkmak istemiyorum. Müebbet hapse bile mahkûm olanların günün belirli saatlerinde açık havada volta atma hakları varken, bizim de bir Pazar günü gülümseme hakkımız olsun, değil mi efendim.
Dünyanın çağdaş yaşama çok uzak bir köşesinde cereyan etmiş bir olayı nakledeceğim bu gün. Her ne kadar o ülkede çağdaşlık demokrasi gibi birçok kavram özde değil sözde yaşanıyorsa da bu kadarı da olmamıştır. Kesin hain medyanın uydurmasıdır.
Efendim, o ülkedeki RTÜK üst kurulu Mart ayı başında bir toplantı yapmış. Yayınların daha etkili denetlenebilmesi için bölge müdürlüklerinin güçlendirilmesine karar verilmiş.
Gayet güzel bir düşünce değimli efendim. Ancak bir bakıyorsunuz yeni yasa taslağında bölge müdürlükleri kaldırılmış da kurulun haberi yok. Evet, evet. “Yok daha neler” demeyin. Dünyada ne komik şeyler oluyor değimli. Haberde dediğine göre, “RTÜK Yasa Tasarısı Taslağı’nın altından skandal çıktı. Cumhuriyet’in edindiği bilgilere göre, 3 Mart 2010’da gerçekleştirilen üst kurul toplantısında yayıncılığın denetimi noktasında büyük önem taşıyan bölge müdürlüklerinin daha da geliştirilmesi kararı alındı. Kurulun AKP, CHP ve MHP kontenjanından seçilen üyelerinin tümü, bölge müdürlüklerinin güçlendirilmesi konusunda oybirliği ile karar aldı. Ancak, bazı RTÜK ve Başbakanlık bürokratları tarafından hazırlanan ve geçen haftaki Bakanlar Kurulu toplantısında imzaya açılan yeni yasa tasarısı taslağında yapılan düzenleme, tüm üyeleri şaşırttı. Çünkü, taslakta daha 1 ay önce oybirliği ile güçlendirilmesi kararı alınan bölge müdürlüklerinin kaldırılması öngörülüyordu. Taslakta yer alan ve tüm üyeler tarafından şaşkınlıkla karşılanan bir diğer düzenleme ise RTÜK Genel Sekreteri Şeref Ataklı’nın başkan yardımcılığına getirilmesi oldu. Bir süre önce Ankara’nın Akyurt ilçesi kaymakamlığına atanan ancak göreve gitmeyen Ataklı, taslak yasalaşırsa başkan yardımcısı olacak.”
Ya, siz sadece bir şekilde seçilip meclise geldim diye, canının her istediğini istediği biçimde yapabileceğini sanan, bu yüzdende ülkesine rahat, huzur göstermeyen seçilmişlerin bizde mi olduğunu sanıyorsunuz. O ülkede de varmış.
Bu olayı gazetecilerin bizim ülkede gibi anlattıklarına bakmayın siz. O kadar da değil.
Sürçü lisan ettikse af ola.
11/04/2010