- Kategori
- Siyaset
Ters köşe…

Silivrideki adı konulmamış davalarda herkes konuşuyor. Yetkili yetkisiz, bilir bilmez ağzına kim ne gelirse söylüyor. Kendilerine liberal diyerek liberalliği de pisleten bir kısım dönek takımı, Atatürk ve cumhuriyet düşmanları, AB yardakçıları, Amerikan yanaşmaları, din bezirgânları, ayrılıkçılar, Ermeni özürcüleri, “F” tipi müritler, bölücüler, satıcılar ve bunların hepsine birden sessizce destek veren siyasi erk.
Bu saydıklarımız, (eğer atladığımız hain gurubu varsa kendilerinden özür dileriz) hepsi bir olmuş ordumuzu yok etmeye çalışıyorlar. Bir amaçlarına ulaşsalar, hepsi rahatlayacak Bir yığın asılsız suçlamalarla göz bebeğimiz paşalarımız içerde.
Bütün ömrünü terörle mücadeleye vermiş, o yukarıda saydığımız güruhun da ırzını, namusunu korumak için tabiri yerinde ise kendini feda etmiş kıymetli insanlar içerde, teröristler baş tacı olarak dışarıda.
Herkes konuşuyor dedik. Hatta bir kısım konuşsa iyi, kusuyor bile. Askeri taraftan ise bir tek genelkurmay başkanımız gerektiğinde cevap veriyor. Acaba durum, içeri atılmış bu kıymetli vatan evlatları gözü ile nasıl görülüyor?
Özel Kuvvetler Komutanı olarak yıllarca Kuzey Irak ve Güneydoğuda teröristlerle mücadele eden efsane General Engin Alan, Emin Çölaşan’a gönderdiği mektupta bakın karşı tarafı nasıl anlatıyor. “Savcılar, sorguda bir tek suçlama getirmedi. Ancak gözlerindeki nefreti hepimiz görüyorduk. Bizi, düşman ordusunun esir generalleri gibi sorguladılar. Hepsi onurumuzu kırmak için yapılıyordu. Benim 20 yıl savaştığım adamlar Habur’dan girdi, serbest bırakıldı. Şimdi biz terörist olduk… Okyanus ötesinde ABD/CIA- Fetullah- AKP üçlüsü tarafından tezgahlanan sahte ve düzmece bir kurgu ile insanların onuru, şerefi ayaklar altına alınıyor. TSK her gün hakaretlere uğruyor. Çok gizli planlarını bile koruyamaz, tatbikat ve seminer yapamaz, üç kamyonunu yürütemez, mühimmatını bile taşıyamaz hale getiriliyor……Hepimizden korkuyorlar, çok korkaklar. En çok da SAT ve SAS komandolarından korkuyorlar, onun için denizcilerin üzerine çok gidiyorlar.”
Mektuptan bazı alıntılara yer verdim. Görüldüğü gibi TSK ile Türk halkının arasını açmak için inanılmaz bir çaba içindeler. Genel Kurmay Başkanının asimetrik saldırı nitelemesini bu açıdan değerlendirmek lazımdır. Malum davada şimdiye kadar bırakın bir mahkûmiyet kararını, ciddi bir suçlama bile yoktur. O zaman bizi “Bu dava, vatanseverleri sonsuza kadar içeride tutma planıdır” diyenler haksız sayılmazlar.
11/04/10