- Kategori
- Spor
Pen (6) nasıl yazılıyordu, unutmuşuz

Gençlerbirliği’nin, OFTAŞ lakaplı, afacan, ikiz kardeşini konuk ediyoruz bu sefer Kadıköy harikalar kumpanyamızda. İlk gelişleri olduğu için heyecanlarını gizleyemiyorlar tabi.
Onlardan daha heyecanlı olan iki kişi daha var sahada. Biri Şili’nin mahcup delikanlısı Maldonado. Bir diğeri ise, eski takımına karşı ilk kez forma giyecek olan gönül sızımız Gökhan…
Skorun gidişatına göre oyuna girmesi beklenirken, bağırsakları grev yapan Selçuk’un yerinde buluveriyor kendisini bir anda Maldonado. Adını çağırıyor tribünler. Delikanlı şaşkın, ama bir o kadar da gururlu. Avucuna gizlediği yüreğine öpücük kondurup fırlatıyor tribünlere arkadaşlarının uyarıları sonunda. Hiç yadırgamayarak mevkisini, 90 dakika boyunca yüzde 88 isabetli pas oranı tutturacağından habersiz başlıyor maça.
“Gözden uzak olan, gönülden de ırak olur” diye boşuna dememiş Atalarımız. Adının bile nasıl yazıldığını unuttuğumuz Pen (6), 22 maç sonunda “Ben geldim” dercesine haykırıyor. “İnşallah nasıl kullanılacağımı unutmamışsınızdır, adımı unuttuğunuz gibi” tarzında şaka yapıyor Alex’e. Bu esprinin altında kalmayan Alex, şakacı penaltıyla gol perdemizi açıyor.
Sağlı sollu ataklarımıza fazla direnemeyen rakibin tuvaline bu kez Keke Kejo dokunuyor gol rengine daldırdığı fırçasıyla.
Sevilla teknik direktörü Jimenez’e rastlıyoruz tribünde. Bir hafta sonra takımını ağırlayacağımız mabedimizin havasını koklamak için gelmiş belli ki.
Sol ayağıyla ve frikik virtüözlüğüyle dünyaya adını kazıyan Roberto’muz, vücudunun ihtilaline engel olamıyor formamızı giydiğinden beri. Ligin üçüncü haftasında, çıplak kafasıyla attığı gole nasıl şok olduysa, bu maçta da sağ ayağından çıkan bazuka karşısında gizleyemiyor şaşkınlığını. Ve dile getirmekten de çekinmiyor bunu tüm samimiyetiyle. Ülkenin meraklı basınına; “Böyle goller atmak anormal benim açımdan” açıklamasını yapıyor 3-1 kazanılan maç sonunda.
“İlhan’ın golüne yer yok mu satırlarında?” dediğinizi duyar gibiyim. O gol, bir kaç denemenin ardından, kullanılan korner sonrasında, 3-0’ın rehavetiyle, kale çatalımıza takılıp, maça noktayı koyuyor.
“OFTAŞ’ı nasıl bilirsiniz?” diye soranlara, ikinci ligden geldiklerini, mütevazi kadrolarıyla prese dayalı futbol sergilediklerini, Fortis kupası grup maçında Ankara ayazında Galatasaray’ı 3-0 yendiklerini, ligin ilk devresindeki maçta bizden aldıkları elma şekeri tadındaki 1 puanı unutmadığımızı, ve oynanan bu son maça kadar kalelerinde şimdiye kadar hiç 3 gol görmediklerini söyleyebiliriz.
İşte böyle bir takımı yendi Fenerbahçe’miz. Fazla terlemeden, rakibini küçümsemeyip saygı duyarak oynadı. Üstelik attığının dört katını kaçırdı.